12. Hukuk Dairesi 2025/6065 E. , 2025/6026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1) İhalenin feshi isteminin konusunu oluşturan mahcuzlar taşınır olduğu halde, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 3. sayfasında "taşınmaz" ibaresine yer verilmesi sonuca etkili olmayan maddi hata kabul edilmiştir. 2) Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlunun, sair fesih iddiaları ile birlikte ihalesi yapılan taşınırların kıymet takdirinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine ve borçlu aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, karara karşı borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek mahcuzun değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K.) Somut olayda; icra müdürlüğü tarafından 13.07.2021 tarihinde haczedilen taşınırlara ilişkin 07.06.2022 tarihli keşif sonucu alınan 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, ihalesi yapılan yedi adet taşınırın değerinin 1.481.000,00 TL olarak hesaplandığı, borçlu vekiline kıymet takdir raporunun 04.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu tarafından 05.07.2022 tarihinde kıymet takdirine itiraz edildiği, mahkemece alınan raporda belirlenen değerin icra takip dosyasında tespit edilen değer ile aynı olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, taşınmazın icra müdürlüğünce belirlenen 1.481.000,00 TL bedel üzerinden satışa çıktığı ve 04.09.2023 tarihli ihalede 790.550,00 TL'ye ihale edildiği, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz üzerine alınan raporda taşınırların değerinin düşük tespit edildiğine ilişkin ileri sürülen şikayet nedenleri değerlendirilerek mahkemece alınan raporda ise taşınırların değerinin icra müdürlüğünün ilk bilirkişi rapor tarihi olan 08.10.2021 (ilk haciz tarihi olan 09.02.2021 tarihinden sonra düzenlenen rapor) tarihi itibariyle 1.556.872,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Mahkemece kıymet takdirine itiraz üzerine, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınırların değerini belirleyerek memur işleminin denetlenmesi gerekirken daha önceki bilirkişi rapor tarihi itibariyle değerleme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değil ise de, bu tarih itibariyle belirlenen değerin dahi ihalede esas alınan değerden daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulaması karşısında, bilirkişi raporundaki makine ve ekimanların güncel fiyatlandırması yapılırken mevcut bulunan piyasa şartları ile satış tarihindeki piyasa şartları değişkenlik göstereceğinden fiyatların %9,5 oranında değişmesinin normal bir durum olduğuna dair değerlendirmenin sonuca etkisi yoktur. Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02.05.2025 tarih ve 2025/321 Esas-2025/616 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.01.2025 tarih ve 2024/507 Esas-2025/16 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d51c707ab0831da0 e9d87796a76ed92b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 12. Hukuk Dairesi 2025/6065 E. , 2025/6026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1) İhalenin feshi isteminin konusunu oluşturan mahcuzlar taşınır olduğu halde, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 3. sayfasında "taşınmaz" ibaresine yer verilmesi sonuca etkili olmayan maddi hata kabul edilmiştir. 2) Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlunun, sair fesih iddiaları ile birlikte ihalesi yapılan taşınırların kıymet takdirinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine ve borçlu aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, karara karşı borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek mahcuzun değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K.) Somut olayda; icra müdürlüğü tarafından 13.07.2021 tarihinde haczedilen taşınırlara ilişkin 07.06.2022 tarihli keşif sonucu alınan 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, ihalesi yapılan yedi adet taşınırın değerinin 1.481.000,00 TL olarak hesaplandığı, borçlu vekiline kıymet takdir raporunun 04.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu tarafından 05.07.2022 tarihinde kıymet takdirine itiraz edildiği, mahkemece alınan raporda belirlenen değerin icra takip dosyasında tespit edilen değer ile aynı olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, taşınmazın icra müdürlüğünce belirlenen 1.481.000,00 TL bedel üzerinden satışa çıktığı ve 04.09.2023 tarihli ihalede 790.550,00 TL'ye ihale edildiği, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz üzerine alınan raporda taşınırların değerinin düşük tespit edildiğine ilişkin ileri sürülen şikayet nedenleri değerlendirilerek mahkemece alınan raporda ise taşınırların değerinin icra müdürlüğünün ilk bilirkişi rapor tarihi olan 08.10.2021 (ilk haciz tarihi olan 09.02.2021 tarihinden sonra düzenlenen rapor) tarihi itibariyle 1.556.872,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Mahkemece kıymet takdirine itiraz üzerine, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınırların değerini belirleyerek memur işleminin denetlenmesi gerekirken daha önceki bilirkişi rapor tarihi itibariyle değerleme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değil ise de, bu tarih itibariyle belirlenen değerin dahi ihalede esas alınan değerden daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulaması karşısında, bilirkişi raporundaki makine ve ekimanların güncel fiyatlandırması yapılırken mevcut bulunan piyasa şartları ile satış tarihindeki piyasa şartları değişkenlik göstereceğinden fiyatların %9,5 oranında değişmesinin normal bir durum olduğuna dair değerlendirmenin sonuca etkisi yoktur. Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02.05.2025 tarih ve 2025/321 Esas-2025/616 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.01.2025 tarih ve 2024/507 Esas-2025/16 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d51c707ab0831da0 e9d87796a76ed92b ... ...
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6065 E., 2025/6026 K. (08.10.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6065
- Karar No
- 2025/6026
- Karar Tarihi
- 08.10.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3927 E., 2025/6074 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4136 E., 2025/6021 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3875 E., 2025/6024 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3864 E., 2025/6031 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7858 E., 2025/5946 K. 07.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6326 E., 2025/5954 K. 07.10.2025