Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/4006 E., 2025/7200 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4006 E., 2025/7200 K. (06.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4006
Karar No
2025/7200
Karar Tarihi
06.11.2025
Konu
Tazminat

12. Hukuk Dairesi 2025/4006 E. , 2025/7200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, imzaya ve borca itirazlarını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; borçlunun imzaya itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklılar aleyhine asıl alacağın %20'si oranında tazminata ve %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, alacaklılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklılar tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 776/1-e maddesi gereğince, bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, tüzel kişi olan lehtarın unvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 E., 2011/244 K. sayılı kararında da vurgulanmaktadır. Somut olayda, takip dayanağı 3.056.000,00 TL bedelli, 20.03.2024 düzenlenme, 30.05.2024 vade tarihli senedin lehtar hanesinde “ Eneray- Türem İş Ortaklığı ” yazılı olup iş ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı, Dairemizin 03.11.2025 tarihli eksiklik talep yazısı gereğince mahkemece gönderilen senedin incelenmesi sonucunda, senedin arkasında da ciro yolu ile bu eksikliğin tamamlanmadığı görülmektedir. Bu durumda; takip konusu senedin lehtar hanesinde yazılı tüzel kişiliği olmayan, bu nedenle hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesine olanak bulunmayan iş ortaklığı lehine düzenlenmiş senedin kambiyo senedi vasfı yoktur. Bu durumda, borçlunun İİK'nin 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından bu belgenin kambiyo vasfı yoktur. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK'nin 170/a-2. maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı senetteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması isabetsiz ise de, temyiz aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, iptal kararının yasal dayanağının İİK'nin 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı, tazminat ve para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olup, İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 15/04/2025 tarih ve 2025/425 E. - 2025/438 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 13/02/2025 tarih ve 2024/355 E. - 2025/84 K. sayılı kararının hüküm bölümünün “1” nolu bendinde yer alan “ asıl alacağın %20'si olan 300.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın %10'u olan 150.000,00 TL para cezasının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, ” cümlesinin silinerek tümüyle karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 03896afa41473499 8e45f9a248cdaac2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı