12. Hukuk Dairesi 2025/3591 E. , 2025/5600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İYUK'nın 28. maddesi şartlarının bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 25.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (M) Karşı Oy Yazısı; İcra ve İflas dairesi, İcra ve İflas Kanununu birinci derecede uygulamakla görevlidir. Bu görevleri yaparken kanunu yanlış uygular, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini hadiseye uygun olarak kullanmaz, bir hakkı yerine getirmez veya bir hakkın yerine getirilmesini sebepsiz sürüncemede bırakırsa usul ve yasaya aykırı hareket etmiş olur. İcra ve iflas dairesinin bu gibi usulsüz işlemlerine karşı, bundan zarar gören ilgililer icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurabilir. Şikayet; icra ve iflas dairelerinin icra ve iflas hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş kendine özgü bir kanun yoludur(Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı). İİK’nın 16. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kural; şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük süreye tâbi olmasıdır. Bu kuralın (süreye tâbi şikayetin) iki önemli istisnası vardır: 1-İİK'nın 16/2. maddesi gereğince “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman (süresiz) şikayet olunabilir.” Bu hükmün amacı ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır. 2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna başvurulabilir. Anılan ilke doktrinde bu şekilde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir. Şikâyet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan kendine özgü bir kanun yolu (hukukî bir çare) olup, bir dava değildir. Bu nedenle şikâyette davacı ve davalı terimlerinin yeri yoktur. Şikâyette iki taraf vardır: 1)Şikâyet eden, 2)Şikâyet olunan (karşı taraf) İcra müdürünün bir işleminden zarar gördüğünü bildiren her ilgili, o işlem hakkında şikâyet yoluna başvurabilir. Başka bir deyimle, icra müdürünün bir işlemini, yukarıda belirtilen sebeplerden birine dayanarak iptal ettirmek veya düzelttirmekte hukuki menfaati (yararı) bulunan herkes, şikayette bulunabilir. Bir kimsenin, bir işlemin iptal edilmesinde veya düzeltilmesinde, korunmaya değer bir menfaati (yararı) vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir. Somut olayda kamulaştırmasız el koymadan kaynaklı tazminat alacağına dayalı ilam dayanak gösterilerek davacı tarafından davalı aleyhine ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Takip konusu ilama dayalı alacak hakkında öncelikle Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 4-(Ek:16/11/2022-7421/5 md.)’sinin yerine getirilip getirilmediğinin icra müdürlüğünün değerlendirme ve yetkisinde olmayıp, icra emri tebliği üzerine borçlu tarafından icra mahkemesine ileri sürülebilecek süresiz şikayete konu olabilecek bir husustur. Bu sebeple, icra müdürü, ilamın takipten önce borçlu idareye başvuru yapılmaksızın icraya konulamayacağı yönündeki mes'eleyi re'sen dikkate alamaz. İlama dayalı alacağın öncelikle davalı idareye başvuru koşulu bulunmadığından, alacaklının ilama dayalı icra takibine ilişkin icra emri düzenlenmesi istemini reddedemez. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıdaki gerekçelerle şikayetin kabulüne karar verilmesi tümden isabetlidir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına sonuç itibariyle oy birliğiyle katılıyorum. Lakin Sayın çoğunluğun "İYUK'nın 28. maddesi şartlarının bulunmadığının anlaşılmasına,.." şeklindeki açıklamaya katılamıyorum.25.09.2025
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3591 E., 2025/5600 K. (25.09.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3591
- Karar No
- 2025/5600
- Karar Tarihi
- 25.09.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3507 E., 2025/5614 K. 25.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4397 E., 2025/5612 K. 25.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6807 E., 2025/5610 K. 25.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4191 E., 2025/5662 K. 25.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4219 E., 2025/5643 K. 25.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3690 E., 2025/5639 K. 25.09.2025