Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2622 E., 2025/4359 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2622 E., 2025/4359 K. (27.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2622
Karar No
2025/4359
Karar Tarihi
27.05.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/2622 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı borçlular, icra hukuk mahkemesine yaptığı başvuruda, genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, ödeme emrinde alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğine dair bir açıklama bulunmadığını, talep edilen faizin neye dayalı olduğunu ve hangi oranda faiz işletileceğinin anlaşılamadığını ileri sürerek ödeme emrinin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, itiraz sonucu takip durduğundan davacının borca itirazda bulunmasında hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Karar süresi içinde davacı borçlular tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, borçluların icra mahkemesine başvurusunda ileri sürdüğü hususlar şikayet niteliğindedir. İcra mahkemesince şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 16.01.2025 tarih ve 2024/739 E.-2025/43 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.03.2024 tarih ve 2024/44 E.-2024/137 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. ONS/AK Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı; Davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlular aleyhine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2024/520 Esas sayılı dosyasıyla örnek 7 nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından sunulan şikayet dilekçesinde; ödeme emrinde alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğine dair bir açıklama bulunmadığı, talep edilen faizin neye dayalı olduğu ve hangi oranda faiz işletileceğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptalinin istendiği, mahkemece şikayetin HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca "...hukuki yarar yokluğundan..." usulden reddine karar verildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır. Şikayetçiler vekili 25.02.2025 tarihli temyiz dilekçesiyle "(Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2024/739 E. - 2025/43 K. Sayılı Kararının kaldırılması, temyiz başvurumuzun kabulü neticeten davanın kabulü taleplerimizden ibarettir. Yukarıda esas numarası verilen dosya kapsamında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2024/739 E. - 2025/43 K. Sayılı kararında; "Davacılar/Borçluların istinaf başvurusunun İİK'nun366 ve HMK'nun353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE" kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemenin usul ve yasaya aykırı bu kararını kabul etmemiz mümkün değildir. İşbu sebepten ötürü temyiz kanun yoluna başvurma zaruretimiz hasıl olmuştur. Şöyle ki; Eskişehir 4. İcra Dairesi 2024/520 Esas sayılı icra dosyası ile müvekkiller aleyhinde icra takip işlemlerine girişilmiştir. Söz konusu ödeme emri hukuka ve usule aykırılıklar içermektedir. *TCMB Efektif Kurunun Tarihinin Belirsizliği Huzurdaki davaya konu icra dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinden de anlaşılacağı üzere alacak, döviz cinsindendir. Söz konusu alacak, 28.02.2008 tarihli, 26801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 99 gereğince döviz cinsinden olan alacağın ülke parasıyla ödenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 99; "1-Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. 2-Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. 3-Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir" şeklindedir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 58/3; "3-Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" şeklindedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 58/3 gereğince alacak veya teminatın yabancı para olması durumunda alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belirtilmesi gerektiği açıklanmaktadır. Huzurdaki davaya konu Eskişehir 4. İcra Dairesi 2024/520 Esas sayılı icra dosyası kapsamında gerçekleştirilen icra takibinde asıl alacak olarak 80.000,00 Euro'nun karşılığı olarak 2.628.736,00 TL olarak gösterilmiştir. Ancak, ödeme emrinde alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğine dair herhangi bir emare yer almamaktadır. Söz konusu durum hukuka ve usule aykırıdır. İşbu sebepten ötürü hukuka ve usule aykırı bu ödeme emrinin iptali gerekmekte iken yerel mahkeme tarafından haklı davanın reddine hükmedilmiş ve tarafımızca gerçekleştirilen istinaf kanun yoluna başvurumuzda da işbu dilekçede belirtmiş olduğumuz talepler dikkate alınmadan karara hükmedilmiştir. *Faize Talebine İlişkin Belirsizlik Huzurdaki davaya konu icra dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinde alacak kısmında yıllara dayalı olarak İşlemiş Faiz talebinde bulunulmuştur. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'unun 4/a maddesinde döviz borçlarına uygulanması gereken faiz oranları açıklanmaktadır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun madde 4/a; "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." şeklindedir. Yukarıda yer verilen kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere yabancı para borçlarında sözleşmede kararlaştırılmadığı takdirde devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Ancak, Eskişehir 4. İcra Dairesi 2024/520 Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkillere tebliğ olan ödeme emri incelendiği takdirde, asıl borca işletilmiş olan faizin dayanağının neye dayalı olduğu anlaşılmamaktadır. Faiz; -Türk Lirası ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen faiz oranı, -Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen faiz oranı ya da -Sözleşme çerçevesinde belirlenilmiş olan akdi veya gecikme faiz oranına göre mi açıldığı meçhuldür. (Herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) Söz konusu durum neticesinde alacağa ilişkin faiz oranının tarafımızca bilinmesi imkansızdır. Ayrıca, alacağın tahsili durumunda işbu sebep dahilinde müvekkillerin telafisi güç hatta imkansız zararlara uğraması durumunun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. *Faiz Oranına İlişkin Belirsizlik Huzurdaki davaya konu icra dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinde alacak kısmında Asıl Alacağa "Yıllık Bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (EURO)" olarak belirtilmiştir. Ancak, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'unun 4/a maddesinde de belirtildiği üzere uygulanılması gereken faiz oranı "Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" olması gerekmektedir. Söz konusu ödeme emrinde işletilen faiz oranının hangi bankalara ilişkin olduğuna dair herhangi bir emare yer almamaktadır. Ayrıca ödeme emrinin yukarısında "Yıllık Bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (EURO)" olarak belirtilmesine rağmen ödeme emrinin devamında ise "YASAL FAİZ" olarak gösterilmiştir. Söz konusu alacak hangi faiz oranının talep edildiği anlaşılamadığından; ödeme emrinin düzeltilerek iptal edilmesi, bu husustaki açıklamalarımız ışığında ödeme emrinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Açıkladığımız tüm bu hususlar gözetilmeden verilen kararlar nedeniyle temyiz kanun yoluna başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Temyizen incelenen kararla ilgili Dairemizce yukarıda açıklanan gerekçe de vurgulandığı üzere "...esasa yönelik şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden..." bahisle usûl bozma kararı verildiğinden, bozma gerekçesine katılıyorum. Lakin temyiz dilekçesinin içeriği dikkate alındığında; kararın sonuç kısmına "bozma nedenine göre şikayetçilerin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına" şeklinde ibare ilave edilmek suretiyle karar oluşturulması gerektiğinden, bu ibarenin yazılmamasından ötürü Dairemizin sayın çoğunluğunun kararına katılamıyorum.27.05.2025

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı