Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1589 E., 2025/2864 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1589 E., 2025/2864 K. (07.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1589
Karar No
2025/2864
Karar Tarihi
07.04.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/1589 E. , 2025/2864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi üçüncü kişinin ihalenin feshi istemiyle İcra Mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, teminat yatırılmadığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği; kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.05.2024 tarihli, 2024/3002 E.-2024/4942 K. sayılı ilamı ile şikayetçiye nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve akabinde teminatı yatırtıp sonuca gidilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, İlk Derece mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek eksik harç ve teminat şikayetçi tarafından tamamlandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde şikayetçi üçüncü kişinin ihalenin feshi talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, işin esasına girilmediği gerekçesi ile aleyhine para cezasına hükmolunmasına yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İİK'na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nın 134/3 maddesi '' Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. '' şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 134/3 maddesi son cümlesi uyarınca şikayetçi tarafından yatırılan nispi harcın yarısı iade edilmeksizin kalan kısmını şikayetçiden alınmasına hükmedilmesi gerekirken yasal düzenleme göz ardı edilerek maktu harç alınmasına ve yatırılan nispi harcın şikayetçiye iadesine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile İİK’na eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanun’la değişik İİK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 1. bendi uyarınca; İcra Mahkemesi, satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. Yasanın bu hükmü, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz. Somut olayda; ihalenin feshi talebinin (şikayet hakkı) aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134/5. maddesi gereğince şikayetçi aleyhine ihale bedellerinin toplamının %10'una kadar para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup kararın, para cezasına hasren ve re'sen bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2024/793 E. 2024/1297 K. sayılı kararının para cezasına hasren BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e84a0e710400f291 f0329d5cab71d1c6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 12. Hukuk Dairesi 2025/1589 E. , 2025/2864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi üçüncü kişinin ihalenin feshi istemiyle İcra Mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, teminat yatırılmadığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği; kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.05.2024 tarihli, 2024/3002 E.-2024/4942 K. sayılı ilamı ile şikayetçiye nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve akabinde teminatı yatırtıp sonuca gidilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, İlk Derece mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek eksik harç ve teminat şikayetçi tarafından tamamlandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde şikayetçi üçüncü kişinin ihalenin feshi talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, işin esasına girilmediği gerekçesi ile aleyhine para cezasına hükmolunmasına yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İİK'na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nın 134/3 maddesi '' Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. '' şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 134/3 maddesi son cümlesi uyarınca şikayetçi tarafından yatırılan nispi harcın yarısı iade edilmeksizin kalan kısmını şikayetçiden alınmasına hükmedilmesi gerekirken yasal düzenleme göz ardı edilerek maktu harç alınmasına ve yatırılan nispi harcın şikayetçiye iadesine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile İİK’na eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanun’la değişik İİK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 1. bendi uyarınca; İcra Mahkemesi, satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. Yasanın bu hükmü, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz. Somut olayda; ihalenin feshi talebinin (şikayet hakkı) aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134/5. maddesi gereğince şikayetçi aleyhine ihale bedellerinin toplamının %10'una kadar para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup kararın, para cezasına hasren ve re'sen bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2024/793 E. 2024/1297 K. sayılı kararının para cezasına hasren BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e84a0e710400f291 f0329d5cab71d1c6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı