12. Hukuk Dairesi 2025/1307 E. , 2025/2865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: 1-Borçlu ... yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Borçlular ... ve.... İhracat İthalat Ltd. Şti yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Borçluların icra mahkemesine başvurusunda, alacağın ipotekle teminat altına alınması nedeniyle İİK'nın 45. maddesi gereğince, haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken alacaklı tarafından önce genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarnamesine dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ileri sürerek ilamsız icra takibinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı/borçlular tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 45. maddesi, asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK'nın 45. maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır. Bu konudaki başvurular, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bulunduğundan, İİK’nın 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebilir. Öte yandan bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013). Bu durumda, kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise, Dairemizin içtihatları gereğince, bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nın 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır. Somut olayda, alacaklı banka tarafından asıl borçlu.... İhracat İthalat Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığı, borçlu ...'nün bu sözleşmelerin müteselsil kefili olduğu, ayrıca ilgili kredi için asıl borçlu şirket lehine taşınmazları üzerine ipotek tesis ettirdiği, alacaklı banka tarafından asıl kredi borçlusu şirket ve diğer borçlu ... hakkında öncelikle 20.10.2023 tarihinde toplam 7.349.662,00 TL için şikayete konu ilamsız icra takibi başlatıldığı, akabinde 23.10.2023 tarihinde tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı alacağa ilişkin olarak toplam 7.344.962,00 TL için asıl borçlu şirket, müteselsil borçlu ve aynı zamanda ipotek borçlusu olan ... ile dava dışı diğer borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İpotekli takibin dayanağı olan resmi akit tablolarının incelenmesinde, ...'nün ipoteklerin, “ipotek verenin kefaletlerinden kaynaklanan tüm borçlarının” da teminatı olarak tesis edildiği görülmüştür. Bu durumda, asıl borçlu.... İhracat İthalat Ltd. Şti. hakkında, alacağın rehinle temin edildiği açık olmakla birlikte, diğer borçlu ...'nün kefalet borçlarının, bu ipoteklerin teminatı kapsamında olduğu anlaşıldığından, İİK’nın 45. maddesinin amir hükmü gereği asıl borçlu ... Sentetik İhracat İthalat Ltd. Şti. ve diğer borçlu ... hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunludur. İcra takibinin başlatılmasının takip talebinin icra dairesine sunulması ile olacağı, borçlular aleyhine 20/10/2023 tarihinde genel haciz yoluyla takip talebi oluşturularak UYAP'a kaydedildiği, yine borçlular aleyhine 23/10/2023 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip talebi oluşturularak UYAP'a kaydedildiği, bu durumda borçlular hakkında ilk olarak genel haciz yoluyla takip başlatıldığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, borçlu şirket yönünden takibin İİK’nın 45. maddesine aykırı olması, diğer borçlu ... yönünden ise, tesis ettiği ipoteklerin kefalet borçlarını da kapsadığı nazara alınarak, İİK’nın 45. maddesine aykırı olarak takip başlatıldığı gerekçesiyle şikayete konu genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin iptaline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Davacılar/borçluların temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarih ve 2024/381 E.-2024/3018 K. sayılı kararının(KALDIRILMASINA), Bursa 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.12.2023 tarih ve 2023/762 E.-2023/972 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 577726b33ef49248 31eb85978d98b010
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1307 E., 2025/2865 K. (07.04.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1307
- Karar No
- 2025/2865
- Karar Tarihi
- 07.04.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1278 E., 2025/2866 K. 07.04.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1054 E., 2025/2822 K. 07.04.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1589 E., 2025/2864 K. 07.04.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/7863 E., 2025/671 K. 02.04.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/4933 E., 2025/684 K. 02.04.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/8427 E., 2025/699 K. 02.04.2025