11. Hukuk Dairesi 2025/872 E. , 2025/6365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/564 Esas, 2024/1898 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/596 E., 2022/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli “.... madde karışımları ve bunların üretimi ve kullanımı" başlıklı patentin sahibi olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin serbest dolaşım giriş beyannamesinin 5. kalem muhteviyatı olarak beyan edilen ürün analizinde müvekkil şirketin tescilli patentinin 1 numaralı ve devamı istemlerine tecavüz oluşturduğunun tespit edildiğini, ayrıca müvekkil şirkete ait laboratuvarlarda gerçekleştirilen TLC testinin de aynı sonuçları verdiğini ileri sürerek davalının fiillerinin davacıya ait tescilli patentten kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tescilli patente tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden dava tarihine kadar süre içinde gerçekleşen fiiller sonucu zarar gören davacının fiili zararları ile yoksun kaldığı kazanç nedeniyle uğradığı maddi zararlarına karşılık şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, ürünün satışında müvekkil şirkete ait patentin ekonomik açıdan önemli bir katkısı olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesi suretiyle yoksun kalınan kazancın arttırılmasını, ayrıca davacının manevi zararlarına karşılık 10.000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan ve kimya mühendisleri ile patent marka vekilinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere TLC ve HPLC testlerinde davacıya ait Remazol Ultra Red RGB ve davalının Reactobond Ultra Red RGB ürünleri karşılaştırılmış ise de, dava konusu patentin ilk isteminde, genel formül I ve II olarak belirtilen molekül yapılarına sahip boyar madde bileşenlerinden oluşan reaktif boyar madde karışımlarının tanımlandığı, davalı ürününde de bu formüllerde yer alan molekül yapılarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava konusu patentin formül II yapısı ile örtüştüğü, literatür araştırması sonucunda, Remazol Ultra Carmine RGB bileşenine ait molekül yapısına ulaşılamadığı için bu bileşenin dava konusu patentin formül I yapısı ile örtüşüp örtüşmediğinin belirlenemediği, dosya kapsamındaki analiz sonuçlarının ve literatür araştırmasının dava konusu patentin ihlal edildiği sonucuna varmak için yeterli olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, sunmuş olduğu deliller kapsamında patente tecavüz iddiasının ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, patent belgesinden kaynaklanan haklara tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.