11. Hukuk Dairesi 2025/866 E. , 2025/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1749 Esas, 2024/1976 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/270 E., 2023/49 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İsviçre'de yerleşik olan ve 102 yıllık İtalyan kökenli bir şirket olan müvekkilinin hazır giyim ve konfeksiyon işiyle uğraştığını, diğer markalarının yanı sıra “....” ve “..." markalı ürünlerini pazarlayıp sattığını, müvekkilinin 1999 yılından bu yana Türkiye'de de üretim merkezine sahip olduğunu, markalarının Türkiye de dahil birçok ülkede tescil edildiğini, müvekkilinin ... markalarının Türkiye dahil tüm dünyada yaygın olarak kullandığını, yoğun tanıtım faaliyetleri ile tüketicilere ulaştığını, davalının kullandığı “... markasının müvekkilinin tanınmış markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının 2010/.... başvuru no ile 25. sınıfta ve 2012/.... başvuru no ile 18. sınıfta müvekkilinin yaptığı itiraz üzerine, müvekkilinin ... markalarının benzerliği gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini, davalının mütecaviz markasal kullanım üzerine hiçbir hakkının bulunmadığını, dava konusu markaların 18, 25, 35. sınıfta yer alan mal/hizmette kullanıldığını, müvekkilinin markalarının 03, 09, 18, 25, 34, 35. sınıfları kapsadığını, davalının markayı kullandığı mal/hizmetlerin müvekkilinin marka tescili kapsamında yer alan mal/hizmetlerin birebir aynı/benzer olduğunu, markalar arasında klasik anlamda benzerlik olmasa da, ikisi arasında bağlantı olduğu ihtimali varsa bunun da karıştırılmaya sebebiyet vereceğini ileri sürerek davalının markasal kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; “...” markasının müvekkilince uzun zamandır kullanıldığını, tarafların markaları arasında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasal kullanımının hukuka uygun olduğunu, uzun yıllardan beri kullanılan markaya ciddi ekonomik yatırımlar yapıldığını, markanın esas unsurunu kaybetmemek koşuluyla markaların zamanla modernize edilebileceğini, müvekkil markasının tarihin tanınmış simalarından Meksikalı ünlü bir siyasi karakter olan ...'nın isminden esinlendiğini, markalar arasında bir benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... isminin; sırf ... ismi ile iltibas yaratmak ve davacının tanınırlığından yararlanmak için türetilmiş bir kavram olmadığı, zira anılan ismin Meksika tarihinde siyasi bir figür olarak yer aldığı, gerek okunuş gerekse de anlam olarak her iki markanın birbiri ile karıştırılma ihtimaline yetecek düzeyde yakınlığın bulunmadığı, davacı markasının ana dilinde .... şeklinde, davalı markasının ise yazıldığı gibi (büyük ölçüde) telaffuz olunduğu, "müşteri" portföyü ve markaların fiyat politikasının bu iki markanın karıştırılmasını yok denecek kadar azalttığı, davalının markasına yönelik oluşturulan logo/şekil unsurunun da özgün bir şekil olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fba4c49efb9768a0 ac204b95e310d933