11. Hukuk Dairesi 2025/813 E. , 2025/5584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1457 Esas, 2024/1811 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/244 E., 2021/857 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirket ortaklarından ...'nun hissesini ...'a devrettiğini, bu devirle birlikte şirketi temsil yetkisinin ...'ndan alınıp, müştereken ... ile ...'a devredildiğini, şirket ortaklarından ...'ın ortaklıktan ayrılmak istemesi ve şirketin mali yapısının bozulması nedeniyle şirket müdürü ...'nun yeni ortak arayışı kapsamında ... ve ... (davalı şirket yetkilisi) ile görüşmeler yaptığını, ...'nın, ...'na ortaklıktan ayrılmak isteyen ...'a ortaklık payı karşılığında senet vermesini ve bu senetleri kendisinin ödeyeceğini söylediğini, ...'nın müvekkili şirketin kira borçları dahil yaklaşık 300.000,00 TL tutarında olan piyasa borçlarını ve 176.000,00 TL tutarındaki banka borçlarını kapatacağını taahhüt ettiğini, bu kapsamda ...'nın müvekkili şirkete ait ufak borçları kapatarak güven oluşturduğunu, iş yerine haciz gelmemesi için şirketi kendilerine borçlandırmasını, buna istinaden şirkete haciz konulmak suretiyle malvarlığının güvenceye alınmış olacağını ifade ettiğini, bunun üzerine ...'nun tek imzası ile 24.01.2019 tarihinde 500.000,00 TL bedelli bono düzenlediğini, davalı tarafın 500.000,00 TL bedel ile 28.01.2019 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, icra işlemleri hakkında şikayet yoluna gidilerek ...'ın Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/292 E. sayılı dosyası ile haciz ihbarnamelerinin iptal edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019/101169 soruşturma numaralı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, taraflar arasında bu zamana kadar herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davalı tarafın şirketi devralmak istediğini, bu yönde hukuki işlemlerin gerçekleşmiş olduğunu, şirketler arasında temel bir borç ilişkisi bulunmadığından ötürü hileli davranışlarla müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunu, takibe dayanak bononun sakat doğmuş olduğunu, geçerli olmadığını, takibe dayanak teşkil eden bono 01.07.2018 düzenleme, 01.08.2019 ödeme tarihli düzenlenmiş olsa da bononun 24.01.2019 tarihinde düzenlendiğini, bu konuda tanıklarının bulunduğunu, 24.01.2019 tarihinde ...'nun şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını, davalı tarafın, müvekkili şirket ile temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığını, kambiyo senedi alacağı istenmesinin sebepsiz zenginleşme oluşturacağını ileri sürerek müvekkili şirketin Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 E. sayılı takibe dayanak bono nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, takibe dayanak teşkil eden bononun bedelsiz veyahut sebepsiz olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, böyle olsa dahi illeten mücerret olduğundan geçerli olduğunu, davacı vekilinin taraflar arasında hem hiçbir işlem olmadığını hem de taraflar arasında devir sözleşmesi yapıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin, davacı şirket yetkilisi ...'na aralarındaki ilişki gereği çeşitli zamanlarda çeşitli meblağlarda ödemelerde bulunduğunu, ...'nun da bu borç ilişkisi sebebiyle kendisine ödemeyi 500.000,00 TL bedelli bono ile taahhüt ettiğini, müvekkilinin, davacı şirketin 170.000,00 TL tutarındaki icra dosyası borcunu kapattığını, müvekkilinin bu ifaları devir sözleşmesine istinaden şirketin kendisine devredileceğine inandığından dolayı gerçekleştirdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi müvekkilinin davacı şirkete ait küçük meblağlarda borçlarını da ödediğini, bu kapsamda Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2019/1222 E. sayılı dosya bedelinin 112.500,00 TL olduğunu, davaya konu icra takip işleminden davacı şirketin haberdar olduğunu, haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin, borçtan haberlerinin olduğunu, şu an ödeme güçlerinin olmadığını beyan ile süre talebinde bulunduğunu, takibe konulan bononun şekil ve zorunlu şartlar açısından tam olduğunu, senedin bedelsiz olduğu ve hukuki işleme dayanmadığı iddialarını ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı şirket yetkilisinin müvekkili hakkındaki suç duyurularının takipsizlik kararı ile sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun keşide tarihinde davacı şirketi tek başına ...'nun temsil ettiği, davacı tarafın bononun bedelsiz olduğunu ve bononun keşide tarihinin, sonradan eski tarihli olarak düzenlendiği hususunu kesin delil ile kanıtlayamadığı ve tarafların birbirlerini şikayetleri sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararları verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Şirketi tarafından davacı ... Şirketi hakkında 28.01.2019 tarihinde, 01.07.2018 tarihli, 500.000,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek işlemiş faiz dahil toplam 556.363,01 TL alacağın tahsili için 28.01.2019 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı, takibe konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli, 01.08.2018 vadeli, keşidecisi ... Restorant Kafe Şirketi olduğu, lehdarın ... Savunma San Ltd. Şti. olduğu, senedin nakden düzenlendiği, Ticaret Sicil Belgesinden ... Şirketi kurucu ortaklarının ..., ... olduğu, kuruluş tarihinin 19.12.2017 olup, kuruluş tarihinden itibaren 20 yıl süreyle ...'nun şirketin temsile münferiden yetkili olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de ortakların ...,...,..., ... olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de 10 yıl süreyle ... ve ...'nun müştereken yetkili kılındığı, diğer yetkinin iptal edildiği, 27.08.2018 tarihli kararın 16.09.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, davaya konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli olduğu, özellikle senedin keşide tarihinde şirketin yetkilisinin keşideci ... olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 774d5bcb50743f94 e83e7c3682d60af9 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/813 E. , 2025/5584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1457 Esas, 2024/1811 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/244 E., 2021/857 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirket ortaklarından ...'nun hissesini ...'a devrettiğini, bu devirle birlikte şirketi temsil yetkisinin ...'ndan alınıp, müştereken ... ile ...'a devredildiğini, şirket ortaklarından ...'ın ortaklıktan ayrılmak istemesi ve şirketin mali yapısının bozulması nedeniyle şirket müdürü ...'nun yeni ortak arayışı kapsamında ... ve ... (davalı şirket yetkilisi) ile görüşmeler yaptığını, ...'nın, ...'na ortaklıktan ayrılmak isteyen ...'a ortaklık payı karşılığında senet vermesini ve bu senetleri kendisinin ödeyeceğini söylediğini, ...'nın müvekkili şirketin kira borçları dahil yaklaşık 300.000,00 TL tutarında olan piyasa borçlarını ve 176.000,00 TL tutarındaki banka borçlarını kapatacağını taahhüt ettiğini, bu kapsamda ...'nın müvekkili şirkete ait ufak borçları kapatarak güven oluşturduğunu, iş yerine haciz gelmemesi için şirketi kendilerine borçlandırmasını, buna istinaden şirkete haciz konulmak suretiyle malvarlığının güvenceye alınmış olacağını ifade ettiğini, bunun üzerine ...'nun tek imzası ile 24.01.2019 tarihinde 500.000,00 TL bedelli bono düzenlediğini, davalı tarafın 500.000,00 TL bedel ile 28.01.2019 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, icra işlemleri hakkında şikayet yoluna gidilerek ...'ın Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/292 E. sayılı dosyası ile haciz ihbarnamelerinin iptal edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019/101169 soruşturma numaralı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, taraflar arasında bu zamana kadar herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davalı tarafın şirketi devralmak istediğini, bu yönde hukuki işlemlerin gerçekleşmiş olduğunu, şirketler arasında temel bir borç ilişkisi bulunmadığından ötürü hileli davranışlarla müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunu, takibe dayanak bononun sakat doğmuş olduğunu, geçerli olmadığını, takibe dayanak teşkil eden bono 01.07.2018 düzenleme, 01.08.2019 ödeme tarihli düzenlenmiş olsa da bononun 24.01.2019 tarihinde düzenlendiğini, bu konuda tanıklarının bulunduğunu, 24.01.2019 tarihinde ...'nun şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını, davalı tarafın, müvekkili şirket ile temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığını, kambiyo senedi alacağı istenmesinin sebepsiz zenginleşme oluşturacağını ileri sürerek müvekkili şirketin Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1445 E. sayılı takibe dayanak bono nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, takibe dayanak teşkil eden bononun bedelsiz veyahut sebepsiz olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, böyle olsa dahi illeten mücerret olduğundan geçerli olduğunu, davacı vekilinin taraflar arasında hem hiçbir işlem olmadığını hem de taraflar arasında devir sözleşmesi yapıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin, davacı şirket yetkilisi ...'na aralarındaki ilişki gereği çeşitli zamanlarda çeşitli meblağlarda ödemelerde bulunduğunu, ...'nun da bu borç ilişkisi sebebiyle kendisine ödemeyi 500.000,00 TL bedelli bono ile taahhüt ettiğini, müvekkilinin, davacı şirketin 170.000,00 TL tutarındaki icra dosyası borcunu kapattığını, müvekkilinin bu ifaları devir sözleşmesine istinaden şirketin kendisine devredileceğine inandığından dolayı gerçekleştirdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi müvekkilinin davacı şirkete ait küçük meblağlarda borçlarını da ödediğini, bu kapsamda Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2019/1222 E. sayılı dosya bedelinin 112.500,00 TL olduğunu, davaya konu icra takip işleminden davacı şirketin haberdar olduğunu, haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin, borçtan haberlerinin olduğunu, şu an ödeme güçlerinin olmadığını beyan ile süre talebinde bulunduğunu, takibe konulan bononun şekil ve zorunlu şartlar açısından tam olduğunu, senedin bedelsiz olduğu ve hukuki işleme dayanmadığı iddialarını ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı şirket yetkilisinin müvekkili hakkındaki suç duyurularının takipsizlik kararı ile sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun keşide tarihinde davacı şirketi tek başına ...'nun temsil ettiği, davacı tarafın bononun bedelsiz olduğunu ve bononun keşide tarihinin, sonradan eski tarihli olarak düzenlendiği hususunu kesin delil ile kanıtlayamadığı ve tarafların birbirlerini şikayetleri sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararları verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Şirketi tarafından davacı ... Şirketi hakkında 28.01.2019 tarihinde, 01.07.2018 tarihli, 500.000,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek işlemiş faiz dahil toplam 556.363,01 TL alacağın tahsili için 28.01.2019 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı, takibe konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli, 01.08.2018 vadeli, keşidecisi ... Restorant Kafe Şirketi olduğu, lehdarın ... Savunma San Ltd. Şti. olduğu, senedin nakden düzenlendiği, Ticaret Sicil Belgesinden ... Şirketi kurucu ortaklarının ..., ... olduğu, kuruluş tarihinin 19.12.2017 olup, kuruluş tarihinden itibaren 20 yıl süreyle ...'nun şirketin temsile münferiden yetkili olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de ortakların ...,...,..., ... olduğu, 27.08.2018 tarihli karara göre de 10 yıl süreyle ... ve ...'nun müştereken yetkili kılındığı, diğer yetkinin iptal edildiği, 27.08.2018 tarihli kararın 16.09.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, davaya konu senedin 01.07.2018 keşide tarihli olduğu, özellikle senedin keşide tarihinde şirketin yetkilisinin keşideci ... olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 774d5bcb50743f94 e83e7c3682d60af9 ... ...