11. Hukuk Dairesi 2025/713 E. , 2025/5641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1007 Esas, 2025/11 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/350 E., 2023/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır Türkiye’de zeytin üretip sattığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 29, 30 ve 35. sınıflarda tescilli 2020/14853 sayılı “... ...” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, davacının ürün ambalajı ve tescilli markasıyla iltibas teşkil edecek derecece benzer ambalaj ve markayla zeytin satışı yaptığını, bu hususta Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyusunda bulunulduğunu, davalının, davacıya ait ürün ambalajlarının benzerini kullanmasının aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının, davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davacının zorunlu arabuluculuğa başvurmadan dava açtığını, davacının zeytincilik sektöründe "..." ibaresini ticari faaliyetlerinde hiç kullanmadığını, davalının Irak menşeili ... ... (..., ..., Ltd.) ile çalışmaya başladıktan sınra bu ibareyi kullandığını, davalının ... ... ile ticari faaliyeti sona erdikten sonra söz konusu ibareyi tescil ettirdiğini, müvekkilinin ürünlerinde 2020/135610 tescil numaralı “... ...” markasını kullandığını, davalı yanın tescilli markasının birebir aynısını, ... ibaresini ve logoları kullanmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerlik içermediğini, davacı yanın kötüniyetle Iraklı şirkete ait tanıtıcı markayı tekeline alacak şekilde Türkiye’de tescil ettirmesinin hükümsüzlüğe tabi olduğunu, ... ...'nin müvekkili ile görüşmelere başlaması üzerine davalının ticareti bittiği halde ... ibareli tescil başvurusunda bulunduğunu, hedefin marka oluşturma ve tanıtıcı işlev değil, ... ...’nin Türkiye’de başka üretici ile çalışmasına engel olmak olduğunu, davacı eylemlerinden müvekkilinin açıkça zarar gördüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 2020/14853 numaralı "... ..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalı yanın tescilli markasının ve logolarının kullanılmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerlik içermediğini, davacının dayandığı markasının kötüniyetli olarak tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı Irak menşeli .... Ltd.'nin Şirketinin "..." markasını Irak'ta 09.10.2018 tarihinde tescil ettirdiği, davacı şirkete ait "..." markasının 08.09.2020 tarihinde tescil edildiği, davacının, marka tescilinden önce dava dışı Iraklı şirkete fason zeytin üretimi yaptığı, ancak 2019 yılında Iraklı şirketin davacı ile çalışmayı bıraktığı, davacının bu iş ilişkisi sona erdikten sonra "..." markasını kendi adına tescil ettirdiği, yurt dışında tescilli markanın Türkiye'de tesciline engel bir durumun olmadığı, ancak markanın kötüniyetle tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, davacının dava dışı Iraklı şirket ile anlaşmasının sona ermesi üzerine, Iraklı şirketin kullandığı markayı tescil ettirerek bu şirketin başkaları ile çalışmasına engel olduğu ve tekel oluşturmaya çalıştığı, Iraklı şirketle çalışan diğer şirketlere de kendi markasına tecavüz edildiği gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat davası açarak gelir elde edebileceği, bu hususun kötüniyete delalet ettiği, bu durumun herkesin istediği şirket ile çalışmasına bir nevi kısıtlama getirdiği ve tescilin kötüniyetli yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davacının 2020/14853 numaralı "... ..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden silinmesine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, marka hakkında tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat; karşı dava, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.