Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/659 E., 2025/5506 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/659 E., 2025/5506 K. (18.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/659
Karar No
2025/5506
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/659 E. , 2025/5506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/771 Esas, 2024/1601 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/134 Esas, 2023/11 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yeme içme sektöründe "... ... Salonu" adı altında işletmesi olduğunu, tüketici nezdinde oldukça beğeni toplayan bir markaya sahip olduğunu, davalı tarafın bu namdan yarar sağlamaya çalışarak benzer mahiyette ve aynı alanda "... ... ..." adlı bir işletme açtığını, davacı firma ile davalı tarafa ait olan firmanın görsel ve işitsel açıdan iltibasa neden olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığını, davacının mağdur olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz fiilinin tespitini, durdurulmasını, davacıya ait olan markanın davalı tarafından haksız olarak kullandığı iş yeri tabelasının sökülüp üzerindeki markanın silinmesini, davacının uğradığı zarar sebebiyle 1.000,00 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; birden fazla kelime unsuru içeren markalarda, kelime unsurlarından sadece birisinin aynı olmasının markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markası ile davalının kullandığı markadaki ibarelerin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalı adına tescilli markanın "... ..." şeklinde olup davacının markasının ise "..." şeklinde olduğunu, her iki taraf yeme içme sektöründe hizmet veriyorsa da hizmetin konusunun farklı olduğunu, davalı tarafın ''başka şubemiz yoktur'' diyerek tüketiciyi uyardığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında markaların görsel ve işitsel bakımdan benzer olmadığının tespit edildiği, aynı zamanda her iki markanın da 43. sınıfta tescil kapsamında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde kullanıldığının anlaşıldığı, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin anılan hizmetler bakımından ayırt ediciliği yüksek bir ibare olmadığı, taraf markalarının çakışan hizmetleri dikkate alındığında sözü edilen markaların ve fiili kullanımlarında ortak olan “...” ibaresinin markaları benzer kabul etmek için yeterli olmadığı, bu ibarenin tescilli olunan ve kullanılan hizmetler bakımından ayırt edici gücünün yüksek olmaması ve davacı markasında yer alan “köşem” ibaresinin markaları farklılaştırdığı göz önüne alınarak davalının “...” ibareli markanın fiili kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde yer alan 17.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda yapılan tespitler uyarınca davalının "... ... ..." ibareli markasının fiili kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturacak nitelikte olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri bakımından da davalının gerçekleştirdiği iddia edilen kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan hakları ihlal eder mahiyette bulunmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak açılan marka hakkına tecavüzün men'i , işyeri tabelasının sökülüp üzerindeki markanın silinmesi, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8336085ec06d6e6a 8e6803ec29ff2715

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı