11. Hukuk Dairesi 2025/618 E. , 2025/2319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM: Ret, açılmamış sayılma, karar verilmesine yer olmadığı, zamanaşımınedeniyle ret Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı düzeltilerek onayan Dairenin kararı aleyhinde asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ile asıl ve birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/378 E. sayılı davada davalı ... ... vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nin 25.05.2004 tarihli kararı ile davacı şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon tarafından devralındığını, 2000 yılında yönetim kurulu üyesi ve denetçi olarak görev yapan davalıların şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerinin 10.06.2005 tarihli denetçi raporu ile belirlendiğini, grup şirketlerine kesilen faturaların "hizmet bedeli" açıklamasından başka bir açıklama içermediğini, bu durumun Kurumlar Vergisi Kanunu'na aykırı olduğunu, yine davacı şirket adına kullanılan kredinin herhangi bir teminat aranmaksızın grup şirketi olan Cine-5 Filmcilik ve ... A.Ş.'ye aktarıldığını, grup şirketinin sermaye artırımına iştirak edilmesine rağmen taahhüt edilen sermayenin geç ve eksik ödendiğini, davalıların açıklanan biçimlerde yasa ve anasözleşme ile kendilerine yüklenen görevleri gereği gibi yerine getirmediklerini, şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek şimdilik 5.100,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.08.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 7.988.082,00 TL'ye yükseltmiştir. 2.Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/378 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; taahhüt edilen sermayenin süresinde ödenmemesi nedeniyle şirketin uğradığı zarara karşılık 409.573,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. 3.Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/491 E. (önceki esası 2008/580 E.) sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 16.10.2006 tarihli denetim kurulu raporunda, şirketin 2001-2004 yıllarında yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların, şirketin mâli zarara uğramasına sebebiyet veren faaliyetlerinin ve doğan ortaklık zararının tespit edildiğini, şirketin 25.01.2007 tarihinde yapılan 2001, 2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında, davalıların ibra edilmemeleri ve haklarında belirlenen şirket zararının tazmini yönünde mâli sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, şirketin 2000 yılı faaliyetlerinin denetlendiği 10.06.2005 tarihli denetçi raporunda, şirketin görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin şirketin zarara uğramasına neden olduklarının tesbit edildiğini; söz konusu raporda Şirketin geçmiş yıllarda ... A.Ş.'den aldığı kredileri, grup şirketi Cine 5 Filmcilik ve ... A.Ş.'ye güvencesiz aktarıldığının, alacakların donuklaştığının ve kredinin geri dönmediğinin, şirketin zarara uğradığının tespit edildiğini, 2000 yılındaki bu eylem nedeni ile o dönemin yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/301 E. dosyası ile mâli sorumluluk dâvası açıldığını ve derdest olduğunu, 2002, 2003 yılları ile 25.05.2004 tarihi arasında şirketin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olan davalıların seleflerinin bu işlemleri hakkında gerekli işlemleri başlatmamaları ve durumu murakıplara bildirmemeleri, şirkete karşı uygulanan haksız fiillere kayıtsız kalmaları nedeni ile oluşan şirket zararından 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 337, 317, 320, 353, 354, 355 ve 359. maddeleri uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek şimdilik 7.453,00 USD'lik şirket zararının tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle toplam 10.566.921,00 USD'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... vekilleri, asıl ve birleşen davaların zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin bir kusurları olmadığı gibi davacı şirketin zararının da bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemişler, bir kısım davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamında bulunan kat ihtarı içeriğinden, ... A.Ş. tarafından kredinin geri çağrıldığı, hesabın kat edildiği tarihin 06.04.2001 olduğunun anlaşıldığı, bu tarihin 5 yıllık zamanaşımı süresinin başladığı tarih olduğu, asıl davada, dava tarihi olan 25.08.2005 ve ıslah tarihi olan 29.05.2005 tarihleri itibarıyla zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/580 E. sayılı davasında ise dava tarihi 07.10.2008 olup, dava tarihi itibarıyla 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davalı ... ...'ın 12.06.2000-26.08.2002 tarihleri arasında, davalı ...'ın 12.06.2000-26.05.2004 tarihleri arasında denetçi olarak görev yaptıklarının tespit edildiği, davalı ...'ın ise 25.10.1999-14.11.2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, asıl davada davalı ...'ın yönetici olduğu MSM A.Ş. tarafından ... A.Ş.'den alınan ilk kredinin 24.08.2000 tarihli ve 1 yıl 10 gün vadeli, buna göre kredinin geri ödeneceği tarihin 03.09.2001, ikinci kredinin 25.08.2000 tarihli ve 1 yıl 10 gün vadeli, buna göre kredinin geri ödeneceği tarihin 04.09.2001 olduğunun tespit ediliği, ... A.Ş. tarafından kredi hesabının, bu iki kredinin vadesi henüz dolmadan, başka kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle 06.04.2001 tarihinde kat edildiği, davalı ...'ın henüz kredi vadesi dolmadan ve kredi hesabı kat edilmeden önce 14.11.2000 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı, anılan davalının görev yaptığı dönem içerisinde henüz doğmuş bir zarar bulunmadığından, davacının yönetici sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, asıl davada davalılar ... ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede, davalıların denetçi olarak seçildikleri 12.06.2000 tarihi itibarıyla mer'i olan ve 07.08.1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6762 sayılı Kanun'un 274. maddesi ile 3143 sayılı Kanun'un 2 ve 33. maddelerine dayanılarak çıkartılan, Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmelik'in 15/e maddesine göre denetçiliğe genel kurul toplantısında bizzat hazır bulunmayanların seçilmeleri bunların bu göreve aday olduklarını seçimden önce imzası noterden onaylanmış yazılı beyanda bulunmalarına bağlı olduğu, dosyaya celp edilen 12.06.2000 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelediğinde; şirket ortağı olmayan bu davalıların anılan genel kurulda hazır olmadıkları, denetçilere bir ücret tayin edilmediği, davacı tarafından bu iki davalının denetçi olmak için, seçimden önce noterden onaylanmış yazılı beyanda bulunduklarına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, seçimden sonra davalıların görevlendirmeden haberdar edildiklerine dair delil de sunulmadığı, davalıların görev süreleri boyunca şirkette aktif bir görevleri bulunmadığı, bu görev kapsamında herhangi bir işlem yapmadıkları, görev karşılığında ücret almadıklarının anlaşıldığı, davalıların denetçi sıfatını kazandıklarından bahsedilemeyeceğinden isnad edilen eylemler nedeniyle davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalılar ..., ..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... ve ... hakkında davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen önceki karar ve 03.04.2014 tarihli ek karar temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden, bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ...'a karşı açılan davanın esastan reddine, davalılar ... ..., ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/378 E. sayılı davasında; davanın reddine yönelik verilen ilk karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. sayılı dosyasında, davanın tüm davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 30.04.2024 tarihli, 2023/1093 E. ve 2024/3443 K. sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ile asıl ve birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/378 E. sayılı dosyasında davalı ... ... vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmadıkları, asıl ve birleşen dava bakımından zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl ve birleşen davada davacı ... vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. 2.Davalı ... ...'ın karar düzeltme itirazına gelince; Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemizin 30.04.2024 tarihli, 2023/1093 E. ve 2024/3443 K. sayılı kararı ile "...Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalı ... ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,..." karar verilmiştir. Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazı üzerine düzeltilerek onanmış olmakla ... yararına duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak asıl ve birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, asıl davada davalılar ... ..., ... ve ... aleyhine, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. sayılı dava dosyasında ise tüm davalılar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurmuş olduğundan hükmedilen duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalılar ... ..., ... ve ... ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. sayılı dava dosyasında tüm davalılardan müteselsilen alınarak asıl ve birleşen davada davacı ...'ye verilmesine karar verilmesi gerekirken sadece davalı ... ...'dan alınmasına karar verilmesi isabetsizdir. Bu sebeple Dairemizin 30.04.2024 tarihli, 2023/1093 E. ve 2024/3443 K. sayılı kararının bu bölümünün düzeltilmesi gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... ...'ın karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 30.04.2024 tarihli, 2023/1093 E. ve 2024/3443 K. sayılı kararında yer alan "...Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalı ... ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,..." ibaresinin çıkartılarak yerine "Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin (bir kez) asıl davada davalılar ... ..., ... ve ... ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. sayılı dava dosyasında davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan müteselsilen alınarak asıl ve birleşen davada davacı ...'ye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMESİNE, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK’un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, isteği halinde karar düzeltme harcının davalı ... ...'a iadesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff02f0c6721548b2 8384fba2d3489d0f