Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/532 E., 2025/5387 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/532 E., 2025/5387 K. (16.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/532
Karar No
2025/5387
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tazminat, Alacak, Çek

11. Hukuk Dairesi 2025/532 E. , 2025/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/143 Esas, 2024/853 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/570 E., 2023/820 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan geçersiz gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden taşınmazın devir edileceğine güvenen müvekkilinin dava dışı yüklenici şirket ile "İnşaat Yapım Sözleşmesi'' akdettiğini, davacının, bu iş için, dava dışı yüklenici şirkete toplamda 62.000,00 euro ödeme yaptığını, müvekkilin geçersiz sözleşme ile taşınmazın tapusunu alamayacağını anladığından davadışı yüklenici şirket ile yaptığı sözleşmeyi ihtarname ile feshedip avans niteliğinde verdiği ödemeyi geri istediğini, ancak dava dışı yüklenici şirket tarafından ödemenin iade edilmediğini, 62.000,00 euro ödemenin iadesi için dava dışı yüklenici şirket aleyhine açılan davanın reddedildiğini, görülen bu dava ile 62.000,00 euro ödeme yapıldığının sabit hale geldiğini, akabinde davacı tarafından yapılan 62.000,00 euro peşin ödemenin iade edilmesi amacıyla davalıya yönelik takip başlatıldığını, davalının hukuka uygun ve geçerli bir sebep göstermeksizin takibe haksız itiraz ettiğini, takibin durduğunu, halbuki davalının takip konusu tutar kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında harici gayrimenkul taşınmaz satış sözleşmesi tanzim edildiğini, davacının kusuruyla bu sözleşmenin feshedildiğini, davacının, müvekkilinden habersiz dava dışı yüklenici şirket ile "İnşaat Yapım Sözleşmesi''nin imzaladığını, bu sözleşmeye göre davadışı yüklenici şirkete ödenen bedelin davalıdan talep edilemeyeceğini, davalının sadece malzeme parasından sorumlu olabileceğini, yoksa üçüncü kişinin kâr payından sorumlu tutulamayacağını, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağını, yabancı para üzerinden talepte bulunulmasının da doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceğini, sözleşmeye dayalı olmayan tazminat taleplerinde ise yabancı paraya hükmedileceği konusunda yasa da açık bir hüküm olmadığı, TL üzerinden alacağı olan kişilerin sözleşmede herhangi bir hüküm olmadığı sürece alacaklarını herhangi bir döviz cinsine çevirerek talep etmelerinin usul ve esas yönünden mümkün olmadığı, bu itibarla TL alacağını yabancı paraya çevirerek dava açan davacının davasının usulden reddinin gerektiği, zira itirazın iptali davalarının takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu davaların takip talebine dayandığı, takip talebinde yabancı para alacağının talep edilmesi halinde takip talebindeki istem dışına çıkılarak takibin TL cinsinden devamına karar verilmesinin de mümkün olmadığı, davacı ile davalı arasında da yabancı para cinsinden bir para borcunun bulunduğuna dair bir sözleşmenin aktedilmediği, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı, alacağın "TL" cinsinden olmasına rağmen icra takibinin "euro" cinsinden başlatılması halinde davaya konu icra takibinin geçersiz olduğu, itirazın iptali davalarında davanın dayanağını oluşturan takibin geçerli nitelikte olmasının dava niteliği taşıdığı, icra takibinin geçersiz olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 hükmü ve 115. maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacı alacaklının uğradığı zararın tazmini amacıya davalıya yönelik euro üzerinden başlattığı takibin geçerli bir takip olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekiinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af44a7004f7b4404 e455df294edccfc0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı