Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/48 E., 2025/4468 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/48 E., 2025/4468 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/48
Karar No
2025/4468
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/48 E. , 2025/4468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/8 Esas, 2024/1639 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/433 E., 2023/580 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/909 E., 2019/910 E. ve 2019/911 E. sayılı dosyaları ile senetlere istinaden icra takipleri başlatıldığını, davalının müvekkili ...'in kardeşi diğer müvekkillerinin ise öz amcası olduğunu, senetlerin ... Oteli'ni işletme devrinin teminatı niteliğinde olduğunu, otelin işletme devrinin yapılmasına rağmen, davalıdan ilgili senetlerin iadesi istenildiğinde senetlerin kaybedildiğinin bildirildiğini, davalının hem işletmeyi devir alıp hem de icra takip konusu senetleri tahsil yoluna koyarak haksız olarak çifte kazanç sağlamayı hedeflediğini, icra konusu senetlerin işletme devri ile karşılıksız kaldığını ileri sürerek dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerinin iptaline, kötüniyet tazminatının tahsiline, aksi takdirde işletme devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile taraflarına sözleşme aslının tesliminin sağlanmasına, dava tarihindeki otel işletme bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; verdiği ıslah dilekçesiyle birlikte senetlerin teminat senedi olarak verilmediğini, davalının senedin dayanağı olarak ödediğini iddia ettiği ...'in kredi borcunun da davalı tarafından ödenmediğinin sunulan banka dekontlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle menfi tespit davası ile işletme devrine ilişkin alacak davasının tefrik edilerek, tefrik edilen alacak davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu bonoların davacılar tarafından imzalandığını ve herhangi bir irade sakatlığı bulunmadığını, bu hususun dava dilekçesinde açıkça ikrar edildiğini, dava konusu senetlerin teminat senedi olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu senetlerin davacılardan ...'in Şekerbank'daki borcunun müvekkili tarafından ödenmesi sebebiyle verildiğini, işyeri devir sözleşmesinde dava konusu senetlerle ilgili bir ibarenin olmadığını savunarak davanın reddine ve davacılar aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiş; davacının ıslah dilekçesine cevaben sunduğu ıslah dilekçesinde ise dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya Şekerbank'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığını, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu savunarak davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, talepler arasında bağ olması nedeniyle tefrik talebinin reddine karar verildiği, davacılar vekilince ... Otel'inin davalıya teslimine dair ve davaya ve takibe konu senetlerin otel işletmesi nedeniyle teminat amaçlı davalıya verildiğine dair herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı, davada davacılar vekilince terditli olarak aynı zamanda taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesinin iptali ve şimdilik 50.000,00 TL işletme devrinden kaynaklı alacak talep edilmiş ise de, davacılar vekilince ilk talepleri ispat edilemediğinden ve yapılan araştırma ve toplanan delillerle işletme devrinin fiilen yapıldığı davacılar tarafından ispatlanamadığından taleplerin reddine karar vermek gerektiği, davacılar vekilince davalıya yöneltilen yeminin, davalı tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği, yargılamanın son aşamasında dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile davacıların iddialarını genişleterek, davalı tarafın davadaki savunmaları doğrultusunda "davacılardan ...'in ..bank'a olan borcunun, davalının iddiasının aksine davacı ... tarafından ödendiği"ni ileri sürdükleri, davalının ise cevap dilekçesindeki savunmalarını ıslah ederek "dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya ..bank'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığı, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu" savunduğu, davalının savunması karşısında davacılar vekilinin banka kayıtlarının araştırılması yönündeki taleplerinin de reddine karar vermek gerektiği, davacıların davalarını ispat edemediği, davacılar vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği, davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonolara dayalı olarak başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası ve işletme devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespiti ve işletmeden elde edilen kazançtan dolayı alacak davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 90337ee87157d683 a1f9f070230ca6d8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/48 E. , 2025/4468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/8 Esas, 2024/1639 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/433 E., 2023/580 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/909 E., 2019/910 E. ve 2019/911 E. sayılı dosyaları ile senetlere istinaden icra takipleri başlatıldığını, davalının müvekkili ...'in kardeşi diğer müvekkillerinin ise öz amcası olduğunu, senetlerin ... Oteli'ni işletme devrinin teminatı niteliğinde olduğunu, otelin işletme devrinin yapılmasına rağmen, davalıdan ilgili senetlerin iadesi istenildiğinde senetlerin kaybedildiğinin bildirildiğini, davalının hem işletmeyi devir alıp hem de icra takip konusu senetleri tahsil yoluna koyarak haksız olarak çifte kazanç sağlamayı hedeflediğini, icra konusu senetlerin işletme devri ile karşılıksız kaldığını ileri sürerek dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerinin iptaline, kötüniyet tazminatının tahsiline, aksi takdirde işletme devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile taraflarına sözleşme aslının tesliminin sağlanmasına, dava tarihindeki otel işletme bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; verdiği ıslah dilekçesiyle birlikte senetlerin teminat senedi olarak verilmediğini, davalının senedin dayanağı olarak ödediğini iddia ettiği ...'in kredi borcunun da davalı tarafından ödenmediğinin sunulan banka dekontlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle menfi tespit davası ile işletme devrine ilişkin alacak davasının tefrik edilerek, tefrik edilen alacak davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu bonoların davacılar tarafından imzalandığını ve herhangi bir irade sakatlığı bulunmadığını, bu hususun dava dilekçesinde açıkça ikrar edildiğini, dava konusu senetlerin teminat senedi olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu senetlerin davacılardan ...'in Şekerbank'daki borcunun müvekkili tarafından ödenmesi sebebiyle verildiğini, işyeri devir sözleşmesinde dava konusu senetlerle ilgili bir ibarenin olmadığını savunarak davanın reddine ve davacılar aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiş; davacının ıslah dilekçesine cevaben sunduğu ıslah dilekçesinde ise dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya Şekerbank'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığını, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu savunarak davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, talepler arasında bağ olması nedeniyle tefrik talebinin reddine karar verildiği, davacılar vekilince ... Otel'inin davalıya teslimine dair ve davaya ve takibe konu senetlerin otel işletmesi nedeniyle teminat amaçlı davalıya verildiğine dair herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı, davada davacılar vekilince terditli olarak aynı zamanda taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesinin iptali ve şimdilik 50.000,00 TL işletme devrinden kaynaklı alacak talep edilmiş ise de, davacılar vekilince ilk talepleri ispat edilemediğinden ve yapılan araştırma ve toplanan delillerle işletme devrinin fiilen yapıldığı davacılar tarafından ispatlanamadığından taleplerin reddine karar vermek gerektiği, davacılar vekilince davalıya yöneltilen yeminin, davalı tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği, yargılamanın son aşamasında dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile davacıların iddialarını genişleterek, davalı tarafın davadaki savunmaları doğrultusunda "davacılardan ...'in ..bank'a olan borcunun, davalının iddiasının aksine davacı ... tarafından ödendiği"ni ileri sürdükleri, davalının ise cevap dilekçesindeki savunmalarını ıslah ederek "dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya ..bank'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığı, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu" savunduğu, davalının savunması karşısında davacılar vekilinin banka kayıtlarının araştırılması yönündeki taleplerinin de reddine karar vermek gerektiği, davacıların davalarını ispat edemediği, davacılar vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği, davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonolara dayalı olarak başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası ve işletme devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespiti ve işletmeden elde edilen kazançtan dolayı alacak davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 90337ee87157d683 a1f9f070230ca6d8 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı