Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/478 E., 2025/6236 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/478 E., 2025/6236 K. (14.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/478
Karar No
2025/6236
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/478 E. , 2025/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1145 Esas, 2024/1735 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/155 E., 2023/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 24.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladığını, müvekkili davacı şirketin 15.03.2019 tarihinde ek kefalet sözleşmesiyle anılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ilan edilen 20016/... ihale kayıt numaralı ihaleye, dava dışı ... İnşaat ve .... İnşaat isimli şirketlerin iş ortaklığı şeklinde katıldığını, yapılan ihale sonucu ihaleye konu işin dava dışı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığına ihale edildiğini ve dava dışı şirketler arasında 19.12.2016 tarihli hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı ... ile sözleşme imzalayan dava dışı şirketler ile yine dava dışı ... A.Ş. arasında, .... Noterliği'nin 01.02.2018 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını, anılan temlik sözleşmesiyle dava dışı şirketlerin davalı belediyeden olan alacaklarından 1.500.000,00 TL'sini, dava dışı ... A.Ş.'ne ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borcuna karşılık teminat olarak temlik ettiklerini, temlik sözleşmesinde yapılan temlikin üçüncü kişi lehine olacak şekilde davacı şirketin de müteselsil kefili olduğu dava dışı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ...'a olan borçlarının teminat altına alınması amacıyla yapıldığı hususununu açıkça belirtildiği, temlik sözleşmesinin noter tarafından davalı ...'ye 08.02.2018 tarihinde gönderildiğini, belediye tarafından temlikin kabul edildiğini ve 12 taksit olarak ödeneceğinin belirtildiğini ancak belediye tarafından ...'a herhangi bir ödeme yapılmadığını, temlike konu borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefili olan müvekkili şirketten para talep edildiğini ve icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldılarını, bu doğrultuda kredi alacaklısı ... alacağı için hangi haklara haiz ise bu hakların halefiyet yoluyla müvekili şirkete geçtiğini, müvekkili şirket tarafından kanuni halefiyet gereği hak sahibi olduğu temlik alacağının ödenmesini teminen ... Belediyesi'ne karşı icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek davalı borçlunun takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili Kurum ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalı Kurum aleyhine başlatılan icra takibi gibi işbu davanın da yanlış tarafa yöneltildiğini savunarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, davacı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu alacağın %20'si oranında davalı Kurum lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...Limited Şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 24.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladığı, davacı şirketin anılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından ilan edilen ihaleye, dava dışı ... ve ... iş ortaklığının katıldığı ve ihaleye konu işin dava dışı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığına ihale edildiği, dava dışı şirketler ile ... A.Ş. arasında temlik sözleşmesi imzalandığı, anılan temlik sözleşmesiyle dava dışı şirketlerin davalı ... ile imzalamış oldukları sözleşmeden kaynaklanan alacaklarından 1.500.000,00 TL'sini, ... A.Ş'ne ....Limited Şirketi'nin borcuna karşılık teminat olarak temlik ettikleri, temlik sözleşmesinin noter tarafından davalı ...'ye gönderildiği, ancak davacı ile davalı Kurum arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, dava dışı ... iş ortaklığı tarafından davalı Kurum aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra dosyasının ... Şirketi'ne temlik edildiği, dava dışı ... Şirketi'nin davalı Kurum aleyhine haciz işlemleri gerçekleştirdiği, davalı Kurum tarafından ödeme yapıldığı, alacağın temliki sözleşmesinde davalı Kurum'un taraf olmadığı, 10.11.2020 tarihinde davacı tarafından ...Ltd.Şti. hesabına yapılan 1.500.000,00 TL'lik ödemenin, davacının kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı, dava konusu icra takibine konu alacak nedeniyle davalının davacıya borcu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyeti ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kefalet nedeniyle borcu ödemek zorunda kalan kefilin ya diğer kefillere onların sorumlulukları oranında ya da asıl borçluya rücu edebilecek olması ve davacı ile davalının dava dışı asıl borçlu şirketin borcuna birlikte kefil olmamaları nedeni ile davacının davalıya rücu hakkının olmaması dikkate alındığında, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f5024a2d6f796c4d cfeabefa94b1eb30

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı