Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/464 E., 2025/5192 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/464 E., 2025/5192 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/464
Karar No
2025/5192
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat, Miras

11. Hukuk Dairesi 2025/464 E. , 2025/5192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1928 Esas, 2024/1674 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2022/503 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'e yönelik bonoya dayalı kambiyo senedine özgü takip yapılmasının doğru olmadığını, takip dosyasına mirasçılık belgesinin sunulmasıyla takibin müvekkillerine yöneltildiğini, takibe konu bonolarda keşideci imzaları ile yazı ve rakamların muris ...'in eli ürünü olmadığını, takibe konu bonolarda senet metninden çıplak gözle bile anlaşılan tahrifatın bulunduğunu, muris ...'in 2018 yılında 78 yaşında olduğunu, murisin hasta olduğunun belgelendiğini, murisin akli melekelerini her zaman düzgün kullanamadığını, müvekkillerinin bu takiplerden dolayı zarara uğradıklarını ve üzüldüklerini, bu nedenle müvekkillerinin yaşadığı travmayı bir nebze hafifletmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek takibe konu iki adet bono ile ilgili müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, takibin ve bonoların iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve 40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin müteahhit, müteveffanın ise çok değerli arsaların sahibi olduğunu, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiğini, müteveffanın haksız menfaat elde etmeye çalışan davranışları yüzünden müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararlar nedeniyle müteveffa tarafından dava konusu bonoların tanzim edildiğini, davalının nakit bir alacağının olduğunu, senedin tahsis şeklinin talil edilmediğini, senet metninde kayıtsız şartsız nakit bir borç ikrarının olduğunu, aksinin ispat edilmesi gerektiğini, imzaların da müteveffaya ait olduğunu savunarak davanın reddine ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak bonolardaki keşideciye atfen atılan imzaların davacılar murisinin eli ürünü olduğunun davalı alacaklının dayanmış olduğu deliler ve yapılan bilirkişi incelemesi ile ispat edilemediği, davacıların dayandığı diğer vakıaların araştırılmasına gerek bulunmadığı, lehtar olan davalının takibe geçtiği bonolardaki imzanın murise ait olup olmadığı hususunu bilebileceğinden takibe geçmekte haksız olduğu gibi kötüniyetli olduğunun da kabulünün gerektiği, davacıların kişilik haklarının zarara uğradığı iddiasını ortaya koydukları deliller ile ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, iki adet senedin konusunu oluşturduğu takip dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne, takip konusu alacağın %20'si oranında belirlenen 172.839,45 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, takibe konu iki adet bono ile ilgili müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti, takibin ve bonoların iptali, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ve 40.000,00 TL manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 57f1abfd968c7d76 b98013812dd87142

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı