11. Hukuk Dairesi 2025/460 E. , 2025/5349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1706 Esas, 2024/1451 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/36 E., 2021/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı ve bilinir hale gelen 2017/04817 sayılı tasarım tescilinde de görülen 2017/74343 sayılı ... markası logo şekli, kırmızı zemin üzerindeki yeşil ve mavi renkli yana yatık dikdörtgen görünümünde marka şekil logosunun aynısının davalı adına 2017/66036 sayı ile tescil edildiğini öğrendiklerini, müvekkilinin marka logosunda yıllardır kullandığı tasarım başvurusundan sonra davalı tarafından dava konusu ... ibareli marka başvurusu yapıldığını, her iki marka görselinin renklerine ve şekline kadar birebir aynı olduğunu, bu kadar benzerliğin tesadüf olamayacağını, davalı tarafın marka başvurusu yaparak haksız eylemlerine hukuki bir zemin hazırlamak istediğini, ancak müvekkilinin gerek marka başvurusu, gerek tasarım başvurusu ve gerekse yıllardır devam eden kullanımı dikkate alındığında bahsi geçen logonun sahibinin müvekkili olduğunu, logonun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, her iki marka ve şeklin 24. sınıfta tescilli olduğunu, logo benzerliği nedeniyle davalı markasının reddi gerekirken tescil edildiğini, davalının da Denizli'de olması sebebiyle müvekkiline ait görseli bilmeme ihtimali olmadığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 28.08.2017 başvuru ve 18.12.2017 tescil tarihli 2017/74343 sicil numaralı ... markasının davacı adına tescilli olduğu, işbu markanın 24, 25 ve 35. sınıflarda kullanıldığı, 19.07.2017 başvuru ve 08.01.2019 tescil tarihli 2017/66036 sicil numaralı ... markasının davalı adına tescilli olduğu, işbu markanın 24. sınıfta kullanıldığı, davalının marka başvurusunun davacının marka başvurusundan daha önceki tarihli olduğu, bu sebeple benzerlik gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, dosyaya sunulan her iki bilirkişi raporunda da davacının markasını 24. sınıftaki mallar üzerinde davalı markasının sicile tescil başvurusundan daha önceki tarihlerde kullandığının belirlendiği, davacının gerçek hak sahipliği bulunduğu, önceye dayalı kullanımı nedeniyle davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, tarafların aynı şehirde, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalı vekilinin yazılı beyanlarından anlaşıldığına göre tarafların ticari ilişkisinin de bulunduğu, bu nedenle davalının davacının önceye dayalı markasal kullanımını bilebileceği, bu yönden davalı markanın kötüniyetli tescili nedeniyle de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, buna göre birden fazla nedenle davalı markasının hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2017/66036 tescil numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... + şekil" ibareli tescilli markasının tescil başvuru tarihinin önce olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki hükümsüzlük koşulunun gerçekleşmediği, davacının "... + şekil" ibareli 24., 25. ve 35. sınıflarda tescilli markasını, davalının marka başvurusundan evvel 24. sınıf kodu mallar üzerinde kullandığı, 24. sınıf açısından davacının önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahibi olması nedeniyle SMK'nın 6/3 ve 25/1 hükümleri uyarınca hükümsüzlük koşulunun gerçekleştiği, yine tarafların aynı şehirde, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, tarafların ticari ilişkisinin de bulunduğu, bu nedenle davalının davacının önceye dayalı markasal kullanımını bilebileceği, dolayısıyla davalı markanın kötüniyetli tescili nedeniyle de hükümsüzlük koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.