11. Hukuk Dairesi 2025/352 E. , 2025/5160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1445 Esas, 2024/1754 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/384 E., 2021/417 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dünya çapında tanınmış elma şekli markaları ile ''...'' markalarının sahibi olduğunu, ticaret unvanının da bir parçası olan bu ibareyi yoğun olarak kullandığını, müvekkilinin ''...'' markasının T/01853, elma şekil markasını ise T/01851 sayısı ile tanınmış markalar siciline de kaydedildiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2018/81095 sayılı ve "... ... + ..." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, itirazın davalı Kurum kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarıyla benzer olduğunu, başvurunun müvekkili markaları ile benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, iltibasa sebebiyet vereceğini ve müvekkilinin tanınmışlığına ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, ''...'' ibarelerinin dikkat çekmeyecek şekilde yer aldığını ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve 2018/81095 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Diğer davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markaların şekil, biçim, yazı karakteri, renk vs. unsurlar bakımından farklı olduğunu, müvekkili markasında ''...'' ve ''...'' ibarelerinin bulunduğunu, davacının ''...'' ibaresi üzerinde tekel elde etmeye çalıştığını, müvekkili markalarının gayrimenkul, inşaat gibi alanlarda kullanıldığını, davacı markaları ile müvekkili markaları benzer olmadığından davacının tanınmışlık nedenli iddialarının kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı yana ait markaların esas unsuru olan ''...'' ibaresinin, dava konusu marka içerisinde de bir bütün olarak kullanıldığı, bu kullanımda davalı markasındaki ön ses olan ''...'' ibaresine rağmen ''...'' kelimesinin bağımsız varlığını korumaya devam ettiği, başka bir ifadeyle “...” ibaresinin, dava konusu marka içerisinde ''...'' ibaresi ile birlikte yazılmasının oluşan bütünde, anılan ibarenin farklı bir anlama veya sese bürünmesine neden olmadığı; bu nedenle taraf markaları arasında ''...'' ibaresi ve bu ibarelerin taraf markalarındaki kullanım biçimleri itibariyle görsel anlamda düşük olmakla birlikte fakat kavramsal ve işitsel anlamda yüksek bir benzerlik bulunacağı; taraf markaları arasında, dava konusu marka kapsamındaki hizmetlerden 36, 37 ve 41. sınıftaki bazı hizmetler açısından oluşan aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyindeki ilişki, taraf markalarını oluşturan ''...'' ve ''... ...'' şeklindeki markalar arasında var olan benzerlikle birlikte ele alındığında, ilgili tüketici kitlesinin niteliğine rağmen tüketiciler nezdinde işaretlerin, bütünsel algılar itibariyle aralarında işletmesel bir bağlantının var olduğu algısını doğurabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK kararının 36. sınıftaki “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetleri, Gayri menkul komisyonculuğu müşavirliği ve idaresi hizmetleri”; 37. sınıftaki “İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat Tamiri Hizmetleri” ve 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği'' hizmetleri bakımından iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/81095 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu, 36, 37 ve 41. sınıftaki belirtilen bu hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b168838fe56ae4d3 90319de32525a6cd