11. Hukuk Dairesi 2025/331 E. , 2025/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/585 E., 2024/1630 K. HÜKÜM : Direnme İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/381 E., 2017/685 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/283 E. Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket faaliyetleri kapsamında, davalı ... Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic. ve San. A.Ş. ile 01.09.2004 başlangıç 03.09.2014 bitiş tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, 01.03.2006 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 20.09.2010 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalamak suretiyle bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından keşide edilen 07.12.2011 tarihinde süresinden önce haksız olarak feshedildiğini, bu nedenlerle sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini hakları ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, cezai şart alacağının sonradan artırılmak sureti ile 20.000,00 USD tutarının, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.02.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 01.03.2006 tarihli sözleşmenin Rekabet Kurumunun tebliği gereğince 18.09.2010 tarihinde sona ermiş olduğu ve bu döneme ilişkin cezai şart taleplerinin 47.720,00 USD olduğu, 20.09.2010 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesinin ise bayilik sözleşmesinin feshedildiği 01.02.2012 tarihinden başlamak üzere sözleşmenin feshedilmemiş olması halinde devam edeceği, sözleşme bitiş tarihi olan 20.09.2015 tarihinde kadarki süreç için 72.780,00 USD olmak üzere toplam 120.000,00 USD cezai şart talep etmiştir. 2.Birleşen İstanbul 25 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/283 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalı şirketten 37.088,26 TL alacaklı olduğunu, diğer davalının ise bu sözleşmeye 400.000,00 TL limitle kefil olduğunu, cari hesaptan kaynaklanan bu alacağın tahsili amacıyla davalılara karşı 37.088,26 TL asıl alacak, 1.064,13 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, icra dosyasındaki haksız itirazlarının 37.088,26 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2003 tarihinde bayilik sözleşmesinin olduğunu, verilen akaryakıt bayiliği nedeniyle 2010 yılında Rekabet Kurulunun verdiği kararlar doğrultusundan yeniden sözleşme yapılmasının istenildiğini ve müvekkiline bu sözleşmenin imzalattırıldığını, davacı şirket yetkilileri müvekkil şirkete bir Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (EPDK) verilecek sözleşme bir de şirketler arasında olacak sözleşme olmak üzere iki sözleşme imzalattırdıklarını, tarafları bağlayacak ikinci sözleşmenin davacı şirket tarafından imzalanmadığını, bu ve diğer nedenlerle taraflar arasındaki akaryakıt bayilik ilişkisinin 2010 yılından beri işletemediklerini, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin aksaması nedeniyle davalı şirket tarafından verilen tüm teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, bayilik ilişkisini davacı şirketin sonlandırdığını, davacı şirketin gerek teminat mektuplarını paraya çevirerek gerekse vermesi gereken 350.000,00 TL ürün ve 85.000,00 TL karşılıksız hizmet bedelini müvekkil şirkete vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen İstanbul 25 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/283 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunmakla birlikte müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, davacının hangi sözleşmeye ve hangi kefalet limitine dayanarak bu davayı açtığını açıklamak zorunda olduğunu, davacının müvekkili aleyhine İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/161 E. (Yeni Esas İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/381 E.) sayılı dosyasında da başka bir dava açtığını ve taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından fiilen feshedildiğinin davacıya bildirildiğinin, bu dönemde davacının alacağı olduğu konusunda müvekkili şirkete bu davadan önce bir bildirimde bulunmadığını ve davacı tarafça hiç hir ürün gönderilmemesine rağmen alacaklı olduğunun iddia edilmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davadaki talebin, alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle ceza koşulu alacağına ilişkin olup sözleşmenin fesih edildiği yıl öncesindeki yıllara ilişkin davacının hakkını saklı tutmadan ticari ilişkiye devam etmesi nedeniyle, önceki yıllara ilişkin ceza koşulu alacağından vazgeçtiği, davalının bayilik sözleşmesini feshettiği yıla ilişkin ise dönemin henüz tamamlanmadığı, haklı sebeple sözleşme sona erdiğinden, bahsi geçen bu son dönem için de davacı tarafından ceza koşulu talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen dava hakkında daha önce verilen karar bozma kapsamı dışında olup kesinleştiğinden, birleşen dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına; asıl dava hakkında verilmiş olan önceki kararda direnilmesine, bu çerçevede asıl davanın kısmen kabulu ile 20/09/2010-01/02/2012 aralığı için hesaplanan 1.770,83 USD cezai şart alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, bayilik sözleşmesindeki asgari alım taahhüdünün davalı tarafından yerine getirilmediği, sözleşmenin davalı bayi tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla, alım taahhüdünün ihlali nedeniyle kâr mahrumiyetine ilişkin sözleşmede kararlaştırılmış olan ceza koşulu alacağının tahsili; birleşen dava ise bayilik ilişkisi kapsamında ortaya çıktığı söylenilen cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 ve 373/5 hükümleri uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d082e5114265bcb8 fb2926bd3f022643