Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/28 E., 2025/4936 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/28 E., 2025/4936 K. (07.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/28
Karar No
2025/4936
Karar Tarihi
07.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/28 E. , 2025/4936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/374 Esas, 2024/1767 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/31 E., 2022/251 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde "..." esas unsurlu tescilli bir çok markasının bulunduğunu, bunların seri marka niteliğinde olduğunu, ancak TÜRKPATENT nezdinde davalı adına tescilli 2021/129513 "... ... ..." ibareli markanın müvekkili markası ile benzer neredeyse birebir aynı olduğunu, davalı iş yerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davalıya ait marka kullanımının "... ..." şeklinde tespit edildiğini, bu tespit ve tedbir talebinden sonra davalının dava konusu markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini, müvekkili ile aynı ticari çevrede ve aynı ticari iş ile iştigal eden davalının maksadının müvekkilinin markasından faydalanmak olduğunu, davalı kullanımlarının müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2021/129513 "... ... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kısaltması "... ..." olan üretici firmanın 2012 yılında müvekkilinin kardeşleri ... ... ve ... ... tarafından ortaklık şeklinde kurulduğunu, müvekkilinin ve kardeşlerinin herhangi bir taklit amacı olmaksızın, davacı şirketten habersiz ve bağımsız olarak kurucularının baş harfinden oluşan bir marka oluşturduklarını, taraf markalarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin 14 ve 35. sınıflarda davacıdan daha önce faaliyet gösterdiğini, davacının 2015 yılında 14 ve 35. sınıflarda faaliyet göstermeye başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 2021/129513 "H. ... ..." ibareli markanın, davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü de olan "..." ibaresini içerir önceki tarihli tescilli markaları ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacağı, bu sebeple (kısmi) hükümsüzlüğe ilişkin şartların gerçekleştiği, davalı markasının 35. sınıfta mağazacılık olarak tabir edilen hizmet kapsamında olup da benzerlik kurulamayan emtia yönünden, davacının önceki kullanıma dayalı hak sahibi olduğunu gösterir delil bulunmadığı, davalı, davacıdan daha önce faaliyette bulunduğunu iddia etmişse de, davacının marka tescillerinden önce kullanımının olduğunu ispat edemediği, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu, davalının daha önce 2018/42619 "... ... 1995" ibaresini taşıyan marka başvurusunun davacının itirazı üzerine tüm sınıflar yönünden reddedildiği, buna rağmen yeniden aynı ibare ile yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiği, kötüniyetli başvuru sebebi ile dava konusu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek işbu dava dosyasında, gerekse 2021/211 D.İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları ile davalının markasında yer alan "H. ... ..." ibaresinin davacının seri markalarının esas unsuru olan "..." ibaresi ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduklarının anlaşıldığı, davalının markasında "..." ibaresi ile "..." ibaresinin araya boşluk konularak yazılmasının ve şekil unsurunun, ayrıca davalı markasında yer alan "..." özel isminin markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, markaların hitap ettiği ortalama tüketici tarafından davalının markasının davacının seri markalarından birisi olarak algılanacağı, davalının markasının tescilli olduğu bir kısım mal ve hizmetlerin davacının markalarının da tescili kapsamında oldukları, her iki tarafın markalarının tescilli oldukları aynı mal ve hizmetler için SMK’nın 6/1 hükmündeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, ayrıca davalının daha önce "... ..." ibaresini içeren 2018/42619 tescil başvuru numaralı markasının davacının itirazı üzerine reddedilmesine rağmen ve davacı tarafından davalı aleyhine "... ..." ibaresini marka olarak kullanması nedeniyle delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edildikten hemen sonra davaya konu markasını tescil ettirmesinin davalının markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini gösterdiğini, buna göre Mahkemece davalının markasının tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı