Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/2798 E., 2025/6610 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2798 E., 2025/6610 K. (05.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2798
Karar No
2025/6610
Karar Tarihi
05.11.2025
Konu
Tazminat, Miras

11. Hukuk Dairesi 2025/2798 E. , 2025/6610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/371 Esas, 2025/124 Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kendisine miras kalan İzmir'de bulunan dört adet taşınmazın satışı için, eski eşi ...'e vekâletname verdiğini, bu taşınmazlardan üç tanesinin satıldığını, dava dışı ...'in taşınmazların satışından elde edilen satış bedellerini kendi adına açtığı hesaplara yatırdığını, daha sonra ...'e vadeli hesap açma ve vadesi geldiğinde bu hesaplardan para çekme yetkisi verdiğini, kendi adına açılan hesaplara yatırılan satış bedellerinin ... tarafından çekilerek 17.02.2016 tarihinde davalı bankanın .. Şubesi'nde bulunan müvekkilinin hesabına yatırdığını, müvekkilinin gördüğü lüzum üzerine ...'i vekillik görevinden azlettiğini, bu durumun davalı bankaya 21.04.2015 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, müvekkilinin parasını çekmek için banka şubesine gittiğinde yazılı yahut sözlü hiçbir talimatı bulunmadığı halde ... tarafından 16.03.20 15... .03.2015 tarihlerinde 468.030,88 Türk Lirasının vade tarihleri bozdurularak çekildiğini ve hesapların kapatıldığının öğrenildiğini, davalı bankaya .... Noterliği'nin 21.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ...'e ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bir hafta içinde müvekkile ödenmesinin istediğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir 16. İcra Dairesinin 2017/3859 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, borç belirlenebilir ve likit olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait üç hesabın vade sonu tarihinin 23.03.2015 olduğunu, davacı tarafından 21.04.2015 tarihinde azilname düzenlendiğini, söz konusu azil işleminin müvekkil bankaya 21.04.2015 tarihinde bildirildiğini, azilname tarihinin davaya konu hesapların vade sonu tarihinden çok sonra olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap vadesinin 25.03.2015 tarihinde dolacağı ve azilnamenin 21.04.2015 tarihli olduğu, hesap vadesi dolmadan az bir süre önce vekilin hesaptan mevduatı çektiği, vekâletnamesinde vade dolduğunda hesaptan para çekme ve hesabı kapatma yetkisi bulunduğu, buna göre ödeme yapan bankadan istenebilecek zararın; paranın çekilme tarihi ile vade dolduğunda hesapta olması gereken faiz miktarı kadar olabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 20.112018 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında kesinleşen dava dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile hüküm kurulması gerekirken yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E., 2024/1615 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyanın incelenmesi neticesinde; Dairemizin 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E., 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında "1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ilişkin kısmının sehven yazıldığı anlaşılmış, bu hususun resen göz önüne alınarak düzeltilmesi gerekmiştir. Aslında Dairemiz ilamının "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" şeklinde olması ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği halde bu durum gözden kaçırılarak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş ve yukarıda belirtilen karar verilerek temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. Dairemiz kararında sehven yapılan bu yazım hatasının resen düzeltilerek, Dairemizce verilen 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E. 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında yer alan 1. ve 2. bentlerin hükümden çıkartılmasına, yerine "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ibaresinin yazılmasına, yapılan hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu ilamın Dairemizin 29.02.2024 tarihli ilamının eki sayılmasına, Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yukarıda belirtilen husus nedeniyle kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilmesi gerektiğinden dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen 13.03.2025 tarihli kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek ORTADAN KALDIRILMASINA, İşbu sebeple Dairemizce yapılan bozma nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerektiğinden dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İlk Derece Mahkemesince verilen 13.03.2025 tarihli kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Dairemizce verilen 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E. 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında yer alan 1. ve 2. bentlerin hükümden çıkartılmasına, yerine "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ibaresinin yazılmasına, yapılan hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu ilamın Dairemizin 29.02.2024 tarihli ilamının eki sayılmasına, 3.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Dosyanın bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesini teminen İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 50701a5b434cced46f5f0e4212dfde81 5f2f117aa64ad241 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/2798 E. , 2025/6610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/371 Esas, 2025/124 Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kendisine miras kalan İzmir'de bulunan dört adet taşınmazın satışı için, eski eşi ...'e vekâletname verdiğini, bu taşınmazlardan üç tanesinin satıldığını, dava dışı ...'in taşınmazların satışından elde edilen satış bedellerini kendi adına açtığı hesaplara yatırdığını, daha sonra ...'e vadeli hesap açma ve vadesi geldiğinde bu hesaplardan para çekme yetkisi verdiğini, kendi adına açılan hesaplara yatırılan satış bedellerinin ... tarafından çekilerek 17.02.2016 tarihinde davalı bankanın .. Şubesi'nde bulunan müvekkilinin hesabına yatırdığını, müvekkilinin gördüğü lüzum üzerine ...'i vekillik görevinden azlettiğini, bu durumun davalı bankaya 21.04.2015 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, müvekkilinin parasını çekmek için banka şubesine gittiğinde yazılı yahut sözlü hiçbir talimatı bulunmadığı halde ... tarafından 16.03.20 15... .03.2015 tarihlerinde 468.030,88 Türk Lirasının vade tarihleri bozdurularak çekildiğini ve hesapların kapatıldığının öğrenildiğini, davalı bankaya .... Noterliği'nin 21.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ...'e ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bir hafta içinde müvekkile ödenmesinin istediğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir 16. İcra Dairesinin 2017/3859 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, borç belirlenebilir ve likit olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait üç hesabın vade sonu tarihinin 23.03.2015 olduğunu, davacı tarafından 21.04.2015 tarihinde azilname düzenlendiğini, söz konusu azil işleminin müvekkil bankaya 21.04.2015 tarihinde bildirildiğini, azilname tarihinin davaya konu hesapların vade sonu tarihinden çok sonra olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap vadesinin 25.03.2015 tarihinde dolacağı ve azilnamenin 21.04.2015 tarihli olduğu, hesap vadesi dolmadan az bir süre önce vekilin hesaptan mevduatı çektiği, vekâletnamesinde vade dolduğunda hesaptan para çekme ve hesabı kapatma yetkisi bulunduğu, buna göre ödeme yapan bankadan istenebilecek zararın; paranın çekilme tarihi ile vade dolduğunda hesapta olması gereken faiz miktarı kadar olabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 20.112018 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında kesinleşen dava dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile hüküm kurulması gerekirken yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E., 2024/1615 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyanın incelenmesi neticesinde; Dairemizin 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E., 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında "1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ilişkin kısmının sehven yazıldığı anlaşılmış, bu hususun resen göz önüne alınarak düzeltilmesi gerekmiştir. Aslında Dairemiz ilamının "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" şeklinde olması ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği halde bu durum gözden kaçırılarak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş ve yukarıda belirtilen karar verilerek temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. Dairemiz kararında sehven yapılan bu yazım hatasının resen düzeltilerek, Dairemizce verilen 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E. 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında yer alan 1. ve 2. bentlerin hükümden çıkartılmasına, yerine "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ibaresinin yazılmasına, yapılan hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu ilamın Dairemizin 29.02.2024 tarihli ilamının eki sayılmasına, Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yukarıda belirtilen husus nedeniyle kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilmesi gerektiğinden dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen 13.03.2025 tarihli kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek ORTADAN KALDIRILMASINA, İşbu sebeple Dairemizce yapılan bozma nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerektiğinden dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İlk Derece Mahkemesince verilen 13.03.2025 tarihli kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Dairemizce verilen 29.02.2024 tarihli ve 2022/5093 E. 2024/1615 K. sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında yer alan 1. ve 2. bentlerin hükümden çıkartılmasına, yerine "1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ibaresinin yazılmasına, yapılan hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu ilamın Dairemizin 29.02.2024 tarihli ilamının eki sayılmasına, 3.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Dosyanın bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesini teminen İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 50701a5b434cced46f5f0e4212dfde81 5f2f117aa64ad241 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı