Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/2696 E., 2025/6637 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2696 E., 2025/6637 K. (05.11.2025) – Tescil

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2696
Karar No
2025/6637
Karar Tarihi
05.11.2025
Konu
Tescil

11. Hukuk Dairesi 2025/2696 E. , 2025/6637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/531 Esas, 2024/160 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ülkemizde 1960 yılından bu yana özellikle “...” ve “8x4” ibareli tanınmış markalarıyla faaliyet gösterdiğini, “...+Şekil” markasının müvekkili adına birçok farklı şekilde marka olarak tescilli olup tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalının müvekkiline ait yukarıda anılan marka ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer olan 2010/16853 sayılı “...+Şekil” ibareli markasının bulunduğunu, aynı markayla ürünlerinin satışını yaptığını, davalıya müvekkiline ait markalarla iltibas ve tecavüz oluşturan kullanımlarının engellenmesi için gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, markaların karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer olduğunu, ilgili tüketici nezdinde aralarında bağlantı bulunduğuna dair izlenim oluşturma ihtimalinin bulunduğunu, markaların benzer mallarda tescilli olduğunu, davalının kullanımlarının da müvekkilinin markalarına ve markalardaki renk kompozisyonuna yakınlaştığını, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, tanınmışlıktan haksız yararlanma amacının bulunduğunu, tescilin kötüniyetli olduğunu, davalı markasının müvekkili markaları ile aynı alanlarda sunulan ürünlerde kullanıldığını ileri sürerek davalıya ait 2010/16853 sayılı “...+Şekil” ibareli markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 44. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1995 yılından itibaren kuaför malzemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, 2005 yılından itibaren de “....” markasını kullandığını, anılan ibarenin 17.01.2005 tarihinde 21. sınıfta tescil edildiğini ancak marka vekilinin hatası nedeniyle markanın “...” olarak yazıldığını, marka görselindeki ibarenin ise “...” olduğunu, dava konusu markanın da aynı ibare ve farklı bir tasarım ile aynı sınıfta tescil edildiğini, müvekkilinin tescilli markadan doğan hakkını tescilli şekliyle ayırt edici niteliğini değiştirmeksizin kullandığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, markalar arasındaki farklılık sebebiyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, marka hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, markaların farklı sınıflarda tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin kullanım şeklinin dava konusu olmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi şartlarının oluşmadığını, tescilin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının ''...'' markasının kişisel bakım amaçlı kozmetik ürünleri emtiasında tanındığı, davalı markasının tescil sınıflarının bu emtia kapsamında kalmadığı, davalı markası emtiasında yer alan “Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar” ile “Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), makyaj çıkartmak için elektrikli olmayan aletler, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular.” alt sınıfların ise kişisel bakıma hizmet eden kategoride ürünler olarak değerlendirilebilecek olmakla birlikte, farklı nitelikte ürünler olduğu, ürünlerin mağaza reyonlarında farklı alanlarda sergileneceği, markaların da birebir aynı olmadığı, benzerlik ihtiva etse de markaların bütününe bakıldığında bu benzerliğin emtia sınıfları da dikkate alındığında tüketici nezdinde iltibasa yol açmayacağı, tüketici gözünde davalı markalarının kullanıldığı ürünlerin davacı markasını çağrıştırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu marka tescillinin, davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıyıp anılan markanın itibarına ve ayırt edici karakterine zarar verdiği iddiasına dayanan 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2f520c098a8fd27f d03a0bdfe0289550

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı