Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2647 E., 2025/3676 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2647 E., 2025/3676 K. (26.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2647
Karar No
2025/3676
Karar Tarihi
26.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/2647 E. , 2025/3676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1302 Esas, 2024/742 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2023/407 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 12.06.2024 tarihli ek karar ile davacının temyiz istemini; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 366. maddesi delaletiyle 346 maddesi gereğince kesinlik sınırı altında kaldığından, davalı asılın ise temyiz harç ve giderlerinin ödenmemesi sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar, davalı asıl tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.09.2024 tarihli ve 2024/5432 Esas, 2024/6860 Karar sayılı kararıyla ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Davalı maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; Bölge Adliye mahkemesince 26.06.2024 tarihli muhtıra ile hatalı harcın düzeltilerek gönderildiğini ve buna istinaden süresinde harç ikmalinin yapıldığını belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmiştir. Dairemizin 17.02.2025 tarihli2025/910 Esas,2025/924 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesince ilk muhtırada belirtilen meblağlardan ikinci muhtıra ile temyiz başvurma harcı değiştirilmiş olmakla ilk gönderilen muhtıraya rağmen lehine olan bedeli ödemeyen davalıya çıkarılan ikinci muhtıra hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle davalı asılın maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı asıl bu kez ikinci kez maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesi ile; temyiz edilen kararın ek karar olmadığı, asıl kararın temyiz edildiğini ve harçların ikinci muhtıra sonrası yatırıldığını ve red kararının Anayasa ve HMK'nın 304. maddesine aykırı olduğunu belirterek istinaf asıl kararının incelenmesi ile Daire kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı asıl tarafından kararın maddi hataya dayandığı gerekçesi ile düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 12.01.2011 tarihli ve HMK'nın "Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir :" (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ... " Dosya içeriğine göre davalı asılın maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçede dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, zira Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar incelenmeden asıl karara yönelik temyiz incelemesi yapılamayacak olup, 17.02.2025 tarihli ilamda da ret gerekçesi izah edilmiş olmasına göre, HMK'nın 304. maddesi uyarınca herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmakla davalı asılın maddi hataya dayalı karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. HMK'da istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok dosyanın, “olmayan bu kanun yolu” üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle, müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Dürüst Davranma” kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra daha önceden istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talebin reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Müzakereler esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden ceza tayininin hukuka aykırı olacağı" tezi de dile getirilmiştir. Ne var ki olağan kanun yollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebi böyle bir müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklanmaktadır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin hükümler koyar. Bünyesinde barındırdığı denetim yollarının kötüye kullanılmasını düzenler. Aksi hal, kanun yapma tekniğine de aykırı düşecektir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüyle, dilekçe reddinin yanısıra cezai müeyyideye bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, HMK'nın "Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma" başlıklı 351. ve "Kötüniyetle temyiz" başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı 329. madde metninin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı anlaşıldığından kötüniyetle maddi hataya dayalı karar düzeltme yoluna başvuran davalı asıla para cezası verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ...'in maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin REDDİNE, Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, HMK'nın 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maddi hataya dayalı karar düzeltme talep eden davalı asıl ...'in takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Para cezasının İlk Derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41c3af5e26bf604d 0b68924588d640d1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı