Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2218 E., 2025/5414 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2218 E., 2025/5414 K. (17.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2218
Karar No
2025/5414
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/2218 E. , 2025/5414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/344 Esas, 2025/105 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 304.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine faturadan kaynaklı olarak İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2012/24692 E. sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borcun tamamına ve ferilerine itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun icra takibinde yetkiye de itiraz ettiğini, ancak bu itirazın usulüne uygun olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesi müvekkilinin davalıdan takip tarihi ile 51.869,08 USD alacağının olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mısır'da kurulan müvekkilinin ... serbest bölgesi, Mısır'da faaliyet gösterdiğini, bu sebeple Mısır Kanunlarına ve yargısına tabi olduğunu, yetki itirazı ileri sürdüklerini, İstanbul'daki adreslere yapılan ihtarnameler dahil tüm tebligatların usulsüz olduğunu, tarafların bir takım işlerin yapılması amacı ile anlaştığını, ancak sözleşme konusu işlerin bedelinin davacıya ödendiğini, davacının sözleşme dışı işler yapıldığını iddia ederek bir takım faturalar tanzim ettiğini, bahse konu faturalara konu mal ve hizmetlerin davalı şirket tarafından hiçbir zaman alınmadığını, davacının faturalara konu işleri ifa ettiğini ispatlaması gerektiğini, davalının imza yetkilileri tarafından düzenlenmiş, imzalanmış ve kaşelenmiş bir protokolün mevcut olmadığını, müvekkilinin 38.076,32 USD tutarında borcu kabul ettiği yönündeki beyanın mesnetsiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre,davacı yanın 2011 yılına ilişkin incelenen ticari defterlerinde davalı ... ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, takibe konu edilmiş olan 4 adet faturanın davacının 2011 yılına ilişkin ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte; faturalara konu malların davalı yana gönderilmesine konu edilen Gümrük Beyannamelerinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalının yurtdışı şirket olduğunun görüldüğü, ticari defterlerini incelenmek üzere Mahkemeye sunmadığı, davacının 2012 yılına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ve tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi nedeniyle dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdii edildiği, davacının icra takibine ve davaya konu etmiş olduğu faturaların ticari defterlerinde, tek Düzen Hesap Planına ve Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğlerine uygun olarak 120.02.001 - ... Alıcılar hesabında kısa vadeli alacak olarak kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalı şirketin Muhasebe Şefi ...'ın 20.12.2012 tarihinde davacı şirkete gönderdiği mailde 38.076,32 USD borçlu olduklarını beyan ettiği, bu bedelin davacıya ödendiğine dair bir delilin de dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0cb5e0e3adc0e2ac 5524f24c1afeb101

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı