Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1641 E., 2025/6386 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1641 E., 2025/6386 K. (21.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1641
Karar No
2025/6386
Karar Tarihi
21.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1641 E. , 2025/6386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1378 Esas, 2024/1654 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/470 E., 2022/336 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirkette %2,5 ortaklık hissesi oranı ile ortak olduğunu, davalının aynı zamanda müvekkili şirkette hizmet akdi ile çalıştığını, davalının çalışırken şirkete zarar vermeye başladığını ve işten ayrıldığını, davalının işten ayrıldıktan sonra işçilik haklarını talep etmek için haklı bir nedeni olmaksızın davacıya yönelik dava açtığını, ayrıca 2018 Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında müşteri şikayetlerinin arttığını ve satışların düştüğünü, söz konusu maddi vakıaların davalının aynı zamanda haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına da neden olacak olaylar olduğunu, davalının devir yolu ile iktisap ettiği bu pay için devir edene herhangi bir bedel ödemediğini, davalının söz konusu hisse payını devir alacak ekonomik gücü bulunmadığını, davalının işçi olması hususları dikkate alınarak ayrılma akçesinin hesaplanmasının buna göre yapılmasını öncelikle davalıya ayrılma akçesi ayrılmamasını talep ettiklerini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, ayrılma akçesi ödemesi yapılmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasını gerektiren haklı bir neden olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların şirket ortaklığıyla ilgisinin bulunmadığını, salt işçi-işveren ilişkisiyle ilgili olduğunu, şirket ortaklığından çıkarma için haklı neden oluşturmayacağını, iddiaya konu iş akdinin de müvekkilinin kusurları nedeniyle sona erdirilmediğini, davacı tarafından nedensiz olarak sona erdirildiğini, davacının verdiği işten ayrılış bildirgesinde açıkça işten çıkış kodu olarak ”4” (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirildiğini, ortağın ortaklıktan çıkarılması konusunda da bu pay oranının düşük olmasının haklı bir neden oluşturmayacağını, davanın işçilik alacakları davasının açılmasından sonra ikame edildiğini, müvekkilinin davacı şirketin işleyişini olumsuz etkileyecek, ortaklığın devamını imkansız kılacak hiçbir davranışının da olmadığını, şirketin olağan işleyişine devam ettiğini, pay devrinin bedelsiz yapıldığı iddiasının geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı şirket tarafından mahkemeye başvuru kararının alındığı, şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması için gereken usul işlemleri yanında haklı bir nedenin bulunmasının da gerektiği, davacının, davalının payının küçüklüğü, şirkette işçi olarak çalışması ve işçilik alacaklarının tahsili için dava açmış olmasını haklı sebeple ortaklıktan çıkarma gerekçesi olarak ileri sürdüğü, ancak bu durumlardan bir kısmının davalının ilk şirket ortağı olduğu zamanda da var olduğu, sırf ortaklık payının küçüklüğü ve ortağın şirket işçisi olması ortaklıktan çıkarma için geçerli bir gerekçe olmadığı gibi ortağın şirkete karşı işçilik alacaklarının tahsili için dava açmasının da bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 640/3 hükmü uyarınca, davacı şirketin ortağı olan davalının, haklı sebeple şirketten çıkarılması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 61555208f12ab27b 00f505471b74e76e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı