Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1459 E., 2025/6387 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1459 E., 2025/6387 K. (21.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1459
Karar No
2025/6387
Karar Tarihi
21.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1459 E. , 2025/6387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1188 Esas, 2025/50 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/95 E., 2021/411 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “....” ve “...” isimli iki müzikal belgeselin metin yazarı – eser sahibi olduğunu, bu eserlerin 5 Ağustos 2016 tarihinde, müzikli belgesel gösteri şeklinde sahnelenmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29... tarihinde ...'ın ilk gösteriminin yapıldığını, eserlerin tanıtım broşürlerinde metin yazarı olarak en başından itibaren müvekkilinin adına yer verildiğini, ancak son zamanlarda eserin broşürlerinde ve basın duyurularında metin yazarı olarak müvekkilinin isminin yanına davalının isminin de eklendiğini, davalıya yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen bu durumun devam ettiğini, davalının ismini eserlerdeki metin yazarlarından birisi olarak yazmasının karmaşa yaratır şekilde sunulması nedeniyle huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek müvekkilinin “...” ve “...” isimli eserlerin tek metin yazarı olduğunun ve metin yazarı olarak davalının isminin kullanılamayacağının tespitine, tecavüzün ref'ine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen metinlerin, Atatürk hakkında kaleme alınan kitaplar ve Atatürk’ün hayatı, anıları ve yaşadıklarıyla ilgili şahıslardan edinilen bilgi ve belgelerin birleşiminden oluştuğunu, dolayısıyla sadece davacı tarafından ortaya çıkarılan/yazılan, sadece davacının hususiyetini taşıyan ve bağımsız niteliği haiz bir ilim ve edebiyat eseri bulunmadığını, dava konusu gösterimlerin konsept birer organizasyon niteliğinde derleme eserler olduğunu, tek başına müzik ve/veya tek başına metin olarak hiçbir anlam ifade etmediğini, dava konusu eserlerin ilk ortaya çıkış fikrinin, gerekli yapılanmanın somut hale getirilmesinin tamamen müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin de davacı gibi davaya konu edilen ve esasen bir derleme olan metinler üzerinde eser sahibi olduğunu, müvekkilinin davacının davaya konu ettiği metinler ve bahse konu projelerden haberi dahi yokken araştırma ve çalışmalar yapmaya başladığını, davaya konu metinler üzerinde birlikte çalışıldığını, müvekkilinin davaya konu edilen metinlerin ortaya çıkması için ciddi bir emek ve katkıya sahip olduğunu, davacıyla birlikte davaya konu edilen metinler üzerinde birlikte eser sahibi konumunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ilk tanıtım broşürlerinde metin yazarı olarak sadece davacının adının belirtilmesi de dikkate alındığında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 11. maddesi dolayısıyla davacının karineten metnin eser sahibi olduğu konusunda kuşkunun bulunmadığı, dosyaya sunulan delillerden, davalının proje fikrini geliştirdiği, içeriğin oluşturulması için materyal sağladığı, metinlerde anlatılan hikaye/anıları davacıya aktardığı, bunların kullanılması için gerekli izinlerin alınmasını sağladığı, organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağladığının görüldüğü, belirtilen bu katkıların davalının eser sahibi olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı, bunların FSEK'in 10/3 hükmü kapsamında teknik hizmetler, yardımlar olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla davacının dava konusu eserler üzerinde metin yazarı olarak hak sahibi olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu iki ayrı eserin metin yazarı olarak eser sahibi şeklinde davacının hak sahibi olduğunun tespitine, bu eserler üzerinde davalının metin yazarı olarak isminin kullanılmasının refine, menine, kararın hüküm özetinin ilan edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının “...” ve “...” isimli iki müzikal belgeselin metin yazarı – eser sahibi olduğunun ve metin yazarı olarak davalının isminin kullanılamayacağının tespiti ile davalının tecavüz oluşturan eylemlerinin ref'ine ve men'ine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bdc3d23ed88c1e72 16debd67e3234304

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı