11. Hukuk Dairesi 2025/1316 E. , 2025/6169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/896 Esas, 2023/2362 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/463 E., 2020/749 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Sport markalı aracın, 418.327,70 TL bedel ile davalıya satılıp devredildiğini, davalı tarafın bu satış işlemine karşılık olarak 25.12.2014 tarihinde ... Bankası aracılığıyla 165.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye borç bedeli olan 253.327,70 TL'lik kısmı ise ödemediğini, Tuzla Vergi Dairesi'ne kayıtlı faal mükellef olan ve kendi adına nakliyecilik alanında ticari faaliyet gösteren davalıdan bugüne kadar bakiye satış bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/6402 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafından borca karşı yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin araç satışına dair üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, aracı davalı tarafa satıp adına tescil ve teslim ettiğini, davalı tarafın icra dosyasına konu bakiye borcun ödendiğine dair hiçbir yazılı delil ibraz edilemediğini ileri sürerek davalı tarafın Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/6402 E. sayılı dosyasına karşı yapmış haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında aracın satış ve tescil işlemlerini usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının, noter huzurunda gerçekleşen satış işlemi sonrası bedeli almadığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının satış bedeli kendisine ödenmeden aracın devrini gerçekleştirdiğini iddia ettiğini, tacir olan davacının noter satış sözleşmesini bedeli teslim almadan imzaladığı yönündeki iddiasının, ticari hayata aykırı olduğunu, davacıya satış bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini, %20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalının, 486.456,70 TL borçlu olduğu, davalının ödemeye ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre davalıdan alacağının sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy 13. İcra Dairesi 2015/6402 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının savunmalarında faturanın tek başına delil olmayacağını, aracın satışının noterde yapılmış olduğunu ve bedelinin ödendiğini iddia ettiği, satışa konu aracın sıfır kilometre olarak davalıya satıldığı, düzenlenen irsaliyeli faturaya göre bedelinin 418.327,70 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafından aracın satışının noterde yapılmış olduğu iddia edilmiş ise de; aracın "0" kilometre araç olması nedeni ile trafik tescil şube müdürlüğündeki işlemler ile aracın davalı adına tescil edildiği, yani araçla ilgili davalıya satış işlemi bulunmadığı, davalı ödeme iddiasında bulunduğundan bu iddiasını takip konusu alacak miktarına göre HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delillerle ispatlamak zorunda olduğu, toplanan delillere göre davalının ödeme iddiasını ispat edemediği gibi usul ve yasaya uygun tutulmuş defter kayıtlarını da ibraz etmediği, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delilere göre davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturadan kaynaklanan bakiye borcun ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d2aeb9a9d0a213d 1f86057c2b339ac3