Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1119 E., 2025/6211 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1119 E., 2025/6211 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1119
Karar No
2025/6211
Karar Tarihi
13.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1119 E. , 2025/6211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/523 Esas, 2024/1155 Karar HÜKÜM : Birleşen Davada Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Birleşen Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/561 E., 2018/571 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalıların, müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan 29.03.20 11... .10.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefilleri olduğunu, dava dışı şirkete teminat mektubu ve çek karnesi verilmek suretiyle gayri nakdi risklerinin bulunduğunu, teminat mektupları komisyon borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin nakdi alacağının tahsili ile teminat mektupları ve çek karnelerinin iadesine, iade edilmediği takdirde bedelinin deposuna, mer'i teminat mektuplarının ve çek yapraklarının nakde dönüşmesi halinde davaya alacak davası olarak devamla, bedellerinin tazmin tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; davalının müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden 29.03.2011 tarihli olanda müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, dava dışı şirkete teminat mektubu ve çek karnesi verilmek suretiyle gayri nakdi risklerinin bulunduğunu, teminat mektupları komisyon borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin nakdi alacağının tahsili ile teminat mektupları ve çek karnelerinin iadesine, iade edilmediği takdirde bedelinin deposuna, mer'i teminat mektuplarının ve çek yapraklarının nakde dönüşmesi halinde davaya alacak davası olarak devamla, bedellerinin tazmin tarihinden işleyecek faizi ile davalı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; asıl borçlu şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı bulunduğunu, teminat mektubu süresinin uzatıldığını, istenen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada diğer davalı cevap vermemiştir. 3.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefilik iradesinin bulunmadığını, sadece ipotek vermek isterken banka tarafından aldatıldığını, asıl borçlu şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı bulunduğunu, asıl borçludan talebi hukuken haksız olan bir edimin kefil tarafından da yerine getirilmesinin istenemeyeceğini, teminat mektuplarının süresinin uzatıldığını, davacının depo taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, fahiş oranda faiz istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalıların imzası bulunan genel kredi sözleşmesine göre asıl borçlunun nakdi ve gayri nakdi kredilerden kaynaklanan borçlarından sorumlu oldukları gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 9.574,14 TL asıl alacağın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, gayri nakit alacaklar yönünden iki adet meri teminat mektubu bedeli toplamının deposuna, davadan sonra tazmin edilen altı adet teminat mektup bedelinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davadan sonra süresi dolan ve iade olunan toplamda dört adet teminat mektubu ile ilgili olarak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 43 adet meri çek yaprağı bedelinin davalılar tarafından müteselsilen deposuna; birleşen davada, asıl dava dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne, 6.199,14 TL asıl alacağın faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine; gayri nakit alacaklar yönünden; iki adet meri teminat mektubu bedelinin deposuna, davadan sonra tazmin edilen bir adet teminat mektup bedelinin faizi ile alınarak davacıya verilmesine, bir adet meri çek yaprağı bedelinin davalı tarafından deposuna karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş, asıl davada davalı ...'nın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya yönelik istinaf itirazı bulunmadığından birleşen davaya yönelik davalı ...'nin istinaf itirazlarının incelendiği, davalının kefalet imzasının bulunduğu sözleşme kapsamında düzenlenen üç adet teminat mektubunun süresinin uzatılmasının davalının bu mektupların komisyon bedeli ve masraflarına ilişkin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu sebeple nakdi alacağa ilişkin kararın doğru olduğu, ancak davalının kefalet imzasının bulunduğu kredi sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, sözleşme hükümlerinin asıl borçlunun gayri nakit alacakların deposundan sorumlu olduğuna ilişkin olduğu, söz konusu maddelerde müteselsil kefillerin depo talebinden sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı gibi kefalet sözleşmesi başlıklı bölümünün 2.8 maddesindeki düzenlemenin genel bir atıf niteliği taşıdığı, müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefil hakkında da uygulanacağına ilişkin hükmün varlığı halinde dahi, kefilin teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılamayacağı, maddede de kefillerin gayri nakit alacakların deposundan sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmaması karşısında İlk Derece Mahkemesince birleşen davada teminat mektuplarının depo edilmesine karar verilmesinin doğru görülmlediği, ayrıca teminat mektubunun dava tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönüşmesi halinde de, davalı kefil ...'nin dava tarihinde depodan sorumlu olmadığı, sonradan teminat mektubunun tazmin edilmesinden de sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden kaldırılmasına, birleşen dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre asıl davada tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile birleşen davanın kısmen kabulüne, nakit alacak yönünden 6.199,14 TL asıl alacağın faiz ile davalıdan tahsiline, 16.05.2011 tarihli ve 08.08.2011 tarihli teminat mektupları ve 1 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinin depo edilmesi ve yargılama sırasında tazmin edilen 97.650,00 TL'lik mektup bedeline yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmelerine kefaletten kaynaklı nakdi alacağın tahsili ile gayri nakit alacak bedellerinin depo edilmesi, tazmini halinde tahsili taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,13.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 38e098ce06632dc5 67bd390f9f437b9d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı