11. Hukuk Dairesi 2025/1208 E. , 2025/5676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1817 Esas, 2024/2017 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2021/309 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...", "... çiğköfte” ibareli 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilli markaları ve ticari unvanı ile çiğ köfte restoranları işlettiğini, davalı gerçek kişinin 2019/77322 sayılı ZD ... ibareli markasının 43. sınıftaki hizmetleri kapsadığını, müvekkilinin ... esas unsurlu markalarına dayanarak yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddediliğini, tüketicilerce davalının markasının müvekkilinin markası ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında karıştırılacağını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak için başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "..." ibaresinin ön plana çıkarıldığı, ortalama tüketici kesimince her iki taraf markasındaki ... baskın unsuru nedeniyle yanılgı yaşayabileceği gibi başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , bu açıdan SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibasın bulunduğu, davacının "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık (davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği"), SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiaları kanıtlanmasa da bu durumların iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20-M-7210 YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün yerinde görülmediği, SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında işaret benzerliği koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararın iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5fb3e427953f8814 2efbb1da3230cf63