11. Hukuk Dairesi 2025/1145 E. , 2025/6418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/650 Esas, 2024/2003 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/356 E., 2024/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 13.02.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli ''Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'' imzalandığını, sözleşme nedeniyle Konya ili, ... ilçesi, ... Mah. (Köyü) 2 Pafta 1735 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı firma lehine doğmuş ve doğacak borçlara karşılık olarak ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.08.20 07... yevmiye nolu 500.000,00 TL'lik 1. dereceden % 84 değişken faiz ve F.B.K. süre ile davacının davalı tarafa olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere bir limit borç ipoteği tesis edildiğini, söz konusu ipoteğe dayanak taraflar arasında herhangi bir borç bulunmadığından, ticari ilişkinin de sona ermesi nedeniyle ipoteğin dayanaksız kaldığını ve kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili lehine iş bu taşınmazın tapu kaydı üzerine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis etmeyi ve müvekkili lehine doğmuş ve doğacak borçlarının cezai şartların teminatını teşkil etmek üzere ipotek vermeyi kabul ettiğini, müvekkilinin de bayinin faaliyette bulunacağı istasyonda kullanılmak üzere davacıya totemli kurumsal kimlik, 3 adet altılı pompa, jeneratör, hava su saati, kompresör, altı adet dalgıç pompa, market rafı, yıkama makinesi ve yağ makinesini ariyet olarak vermeyi, 15 yıllık intifa-kullanım hakkı karşılığı olarak da intifa ve ipotek tesis edildiğinde 100.000,00 TL, pompa satışı başladığında 225.000,00 TL olmak üzere toplam 325.000,00 TL'sini intifa hakkı karşılığı vermeyi kabul ettiğini, davacının her sözleşme yılında müvekkilden 1.200 ton (1420 metreküp) beyaz ürün(benzinler ve motorin) satın almayı, aksi takdirde satın almadığı her bir metreküp için 75 USD cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilin sözleşme ve sözleşmeye ek olarak akdedilen protokol gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, müvekkilin davacıdan intifa hakkı sebebiyle en az 300.000,00 TL alacaklı olduğunu, davacı yana 5 yılı aşan süreler bakımından müvekkil şirket tarafından sağlanan kazanımların eksik kalan ve tamamlanamayan süreye ilişkin tutarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak davacının borcu ödemediğini savunarak intifa hakkından kaynaklanan alacaklarının güncel değerinin tespiti ile taraflarına ödenmek üzere depo edilerek intifa hakkının terkinini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ipotek kaydına sebebiyet veren borç ve yükümlülüklerin ipotek kaydının muhatabı tarafından yerine getirildiğinin ispatlanması gerektiği, 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafa ait ticari defterlere göre davacının davalıya 195.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, 20.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin sözleşmenin feshedildiği tarihte davalı yana 195.000,01 TL borçlu olarak göründüğü, dava tarihi olan 12.02.2021 tarihinden önce davalı şirkete borç bakiyesi 95.000,01 TL olduğu, buna karşılık davacı şirket 05.02.2021 tarihli 95.000,01 TL tutarlı fatura düzenleyerek borç bakiyesinin kapandığı 0,00 TL olduğunun tespit edildiği, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/459 E., 2018/47 K. sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği, 21.12.2023 tarihli duruşmada davacı vekiline defter kayıtlarında sözleşme fesih tarihinde 195.000,01 TL olan borcunun 01.01.2021 açılışında 95.000,01 TL'ye ne şekilde düştüğünü ve 05.02.20 21... .000,01 TL bedelli faturanın sunulması, fatura konusu ürün mal ise davalıya teslimine ilişkin evrakların sunulması için ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin 03.01.2024 havale tarihli dilekçesi ile ilgili borç kapatmalarının dönem sonlarında intifa bedeli karşılığı faturalar ile gerçekleştirildiğini beyan ettiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 13.02.2008 tarihli sözleşmenin 24. maddesinde davacı bayinin sözleşmeye konu teşkil eden gayrimenkulün 15 yıllık intifa hakkını davalı şirkete vereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin yine taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan feshinden sonra davalı firmaya intifa hakkının kaldırılmasına yönelik çekilen ihtarnameye karşılık davalı firma tarafından 26.06.2013 tarihinde .... Noterliği aracılığıyla çektiği ihtarnamede "intifanın tapudan fekki ile ilgili tüm harç ve masraflar ... mülkiyet sahibine ait olduğundan ... Tapuda işlem yaparak intifayı fek ettirmenizi, bu tarihten sonra tapudan şekli olarak kalan intifanın fekki ile ilgili olarak şirketimizin hiçbir sorumluluğu olmadığını .... İhtaren bildiririz." şeklinde açıklamanın olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde;" işbu mukavelenin tanzimi için gereken damga pulu, noter ve bilimum harç ve masrafların tamamını bayi öder." hükmüne havi olması karşısında intifa hakkının tapudan fekkine ilişkin tüm masrafların davacı bayi tarafından karşılanması gerektiği halde davalının mezkur ihtarına rağmen intifa hakkını fek ettirmeksizin 01.01.2021 tarihinde intifa kullanım bedeli adı altında 95.000,01 TL fatura karşılığı bedelin cari hesaptaki borçtan mahsubunda davacının haksız olduğu, yine davacı ticari defterlerinde sözleşmenin feshi tarihinde 195.000,01 TL olan borcun 01.01.2021 açılış defterinde ne şekilde 95.000,01 TL'ye düşürüldüğünün de denetime elverişli kesin deliller ile ispat edilememesi karşısında davacının mevcut durum itibariyle davalıya taraf defterlerinde mutabık görülen 195.000,01 TL borcunun devam ettiği, dolayısıyla ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ipoteğin davacı şirketin davalıya olan 500.000,00 TL'ye kadar olan doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı tarafından fekki bildirilinceye kadar süresiz olarak tesis edildiği, ipotek akdinin bu haliyle süresiz ve üst sınır ipoteği olduğu ve henüz doğmamış, gelecekte doğacak bir alacağın ipotekle teminat altına alınmış olduğu, bu durumda davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki devam ettiği sürece belirli bir dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesi, yani bir kısım borcun ödenmesi ile ipoteğin sona ermeyeceği, alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisi, ticari ilişki devam ettiği sürece ipoteğin de şekli ve maddi anlamda varlığını koruyacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13286 E., 2018/7514 K. sayılı ilamı), dava konusu somut olayda taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin fesih nedeniyle sona erdiği anlaşılmakta ise de dosyada mevcut bilirkişi raporları ile Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/459 E., 2018/47 K., sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarına göre davalının, davacıya ödemiş olduğu intifa hakkı bedelinin intifa hakkının kullanılmayan kısmını talep etme hakkının bulunduğu, yani davalının intifa hakkının 10 yıllık kısmının kullanılmaması nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmakta olup davacının halen davalıya borçlu olması nedeniyle ipoteğin kaldırılmasını talep etme hakkı bulunmadığı, davacı, istinaf dilekçesinde kendisinin davacıya borçlu olması halinde davalıya olan borcunun depo ettirilerek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ise de; davacının İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında böyle bir talepte bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357. maddesinin birinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf incelemesi sırasında dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 21b3ef404032e927 67864eab0b5fd952