Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1086 E., 2025/5589 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1086 E., 2025/5589 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1086
Karar No
2025/5589
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/1086 E. , 2025/5589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2671 Esas, 2024/1905 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/178 E., 2021/180 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli ve iş yerinde, tabela reklam vasıtalarında kullanılan "... ..." markasının bulunduğunu, davalının ise vekil edenin markasına sahip olduğu işletmeye çok yakın bir mesafede "... ..." isminde bir işletme çalıştırdığını, aynı ilçe sınırları içerisinde ... ... isminde bir işletme açmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, kaldı ki 07.05.2018 tarihli 2018/44949 başvurusunun da iltisak nedeniyle reddolunduğunu, davalıya yapılan ihtarın ve arabuluculuk sürecinin sonuç vermediğini, davalının vekil edenin tescilli markası kapsamındaki hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi vekil edenin izni ve muvafakati olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, kaldı ki bu hukuka aykırılığı vekil edenin tescilli markasının 100 metre yakınında gerçekleştirdiğini ileri sürerek markaya tecavüzünün önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sahibi olduğu "... ..." markası ile müvekkiline ait "... ..." hoteli isimleri arasında herhangi bir esinlenme olmadığını, ... mahallinin antik çağdaki adı olan "..." ibaresinin kullanımının kimsenin tekelinde bulunmadığını, müvekkiline ait otel isminde "..." kelimesinden önce gelen "..." kelimesinin ise eski Yunan dilinde "... Ağacı" manasına geldiğini, okunuşunun "..." şeklinde olduğunu, "...'' kelimesinin okunuşuyla da arasında herhangi bir benzerlik mevcut olmadığını, müvekkiline ait 07.05.2018 tarihli başvurunun iltisak nedeniyle reddolunduğuna dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu kayıtlar celbedildiği takdirde davacının markası ile bahsi geçen başvurunun ret sebepleri arasında hiçbir ilişki bulunmadığının açıkca görüleceğini, salt bu durumun bile davacının kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacı markası ile karışıklık yaratacak şekilde iltibas içerdiği, ancak yargılama sırasında davalıya ait iş yeri devredilerek isim değişikliği yapıldığından davanın bu yönüyle konusuz kaldığı, maddi tazminat isteminden feragat edildiği, manevi tazminat yönünden ise davalının markaya tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, zenginleşme amacı taşımayacak şekilde 3.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle markaya olan tecavüzün önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına, tescilli markaya iktibas eden tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplattırılması yönlerinden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tescilli "... ..." markasını "... ... Otel ..." olarak kullandığı, davalının kullanımının ise "... ... + şekil" olduğu, ... isminin, ...'nın eski adı olduğu, bu yerin turistik öneminin bulunduğu, tek kişinin tekeline bırakılamayacak, herkesin kullanımına açık isimlerden olduğu, öte yandan davalının kullanımında yer alan "..." ifadesinin ise "... Ağacı" anlamına geldiğinin tespit edildiği, davalı kullanımına konu tabelada ... dalına yer verildiği, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda "..." ile "..." ve "..." ibarelerinin benzediği, ... ibarelerinin ortak olduğu ve fonetik olarak birbirine benzediğinden davalı kullanımının davacı marka hakkını ihlal ettiği belirtilmiş ise de; davalı "... ... + şekil" kullanımının görsel, kavramsal ve fonetik özellikleri itibariyle bir bütün olarak davacı markasıyla halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde bulunmadığı, davalı kullanımınındaki unsurların bir bütün olarak ayırt ediciliği sağladığı, dolayısıyla davacı marka hakkına tecavüzün bulunmadığı, öte yandan davalının yargılama sırasında davaya konu tecavüz iddiasına konu işletmesini devrettiği, ancak; davalının sona eren kullanımı davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığından davacının feragate konu maddi tazminat istemi dışındaki diğer taleplerinin de tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tescilli marka hakkına tecavüzün meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı