Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1049 E., 2025/5822 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1049 E., 2025/5822 K. (01.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1049
Karar No
2025/5822
Karar Tarihi
01.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1049 E. , 2025/5822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/857 Esas, 2024/1807 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2023/6 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tesettürlü gelinlik - gelin başı tasarımı, gelin makyajı yapan, gelinlik, bindallı, nişanlık vs. kıyafet satışı yapan, Türkiye çapında ... markası adı altında onlarca mağazası bulunan, kendi alanında ülke çapında tanınmış bir firmanın sahibi olduğunu, müvekkilinin tasarladığı gelinliklerin müvekkiline ait Instagram hesaplarından paylaşılması yoluyla tanıtıldığını, müvekkili ...'in ayrıca "..." ibareli markaların da sahibi olduğunu, davalılardan ...'in Elazığ’da 5 yıl süreyle müvekkilinin markasını kullandığını, davalı şahsın müvekkilinin tescilli markası olan “...” adını işyerine astığını ve “... Elazığ” adında bir Instagram hesabı açtığını, davalının müvekkili markası ile tanındığını, müvekkiline ait marka adı ile büyük bir müşteri kitlesi topladığını ve kazanç sağladığını, davalının markaya zarar verici davranışlar sergilemesi üzerine noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine davalı tarafça "..." adlı ... hesabının "..." olarak değiştirildiğini, bu durumun e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davalının ticaretini “...” adıyla karıştırılmasını sağlamak üzere seçtiği “...” adıyla sürdürdüğünü, ayrıca 2017/07667 tescil numarasıyla 25, 35... . sınıflarda “...” markasını tescil ettirdiğini, 2021 yılında müvekkilinin Van, Diyarbakır, Elazığ ve Bursa illerinde bayiliğini yapan firmaların sözleşmeleri feshedildiğinde kullanılan bir marka olduğunu, davalı markasının müvekkili adına tescilli markalar ile genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketicilerin işletmeler arasında idari-ekonomik bağ bulunduğu sanısıyla davalıdan hizmet alacaklarını, “...” ve “...” ibarelerinin gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/076 67... /052418 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından yapılan tespitlerin "..." markasının halen kullanılıp kullanılmadığına ilişkin olduğunu, tedbir taleplerinin de lehlerine olacak şekilde reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markalarının da 3-4 yıldır tescilli olduğunu ve itiraza uğramadan kullanıldığını, müvekkili şirket yetkilileri ve davacılarla daha önce bayilik işi olan birçok bayinin, sözleşmelerinin haksız feshi üzerine söz konusu firmanın çatısı altında birleşerek, yeni bir markanın kurumsallaşması adına birlik içinde olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ve arkadaşlarının yer aldığı bayilik sistemi ile “... Gelinlik/Tesettür Aşkı” markasının yaklaşık 10 bayi ile sektörde bilinen bir marka haline geldiğini, davacının müvekkiline gönderdiği ticari ilişkinin bitirildiğine dair ihtarnameye müvekkili tarafından cevap verildiğini, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisi bittikten sonra Instagram ismini değiştirmesinin potansiyel bir marka iltibasının önüne geçtiğini, hükümsüzlüğü istenen ... numaralı markanın müvekkili şahıs tarafından .... San. ve Tic. Ltd. Şti’ye devredildiğini, davacının Mardin ve Van Şubelerine ilişkin olarak talep ettiği tedbir istemlerinin müvekkili lehine reddedildiğini, müvekkilinin haksız feshedilen bayilik sözleşmesi üzerine kendi markasını, arkadaşlarıyla büyütmeye çalışan bir ticaret kadını olduğunu, “..” kelimesinin Arapça kökenli “örtme, kapama, gizleme” anlamına gelen bir sözcük olduğunu, anılan sözcüğün başka bir sözcükle kombinlenerek marka oluşturulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirkete ait dava konusu 2017 07667 sayılı marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, buna karşın davalı şahsa ait dava konusu 2021 052418 sayılı marka yönünden taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlanamadığı, davalıların kullanımı gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüzün varlığı yönünde kanaate varılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri, "..." kelimesinin Arapça "örtünme" anlamına gelmekte ise de, tüketiciler nezdinde bu kelimenin anlamının bilinmesinin beklenemeyeceği, bunun yanında dava konusu markalarda bu ibarenin yazım şeklinin de büyük oranda benzediği, bu haliyle dava konusu markaların davacının itiraza mesnet markasının yeni bir versiyonu olarak algılanması ihtimalinin bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/07667 sayılı markanın kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, açıklanan nedenle davacının 2015/65287 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması nedeniyle dava konusu 2017/07667 sayılı marka yönünden hükümsüzlük şartlarının bulunduğu, bununla birlikte, 42. sınıf hizmetlerde tescilli dava konusu 2021/052418 sayılı marka yönünden ise emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, bu markanın hükümsüzlüğü talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekili tarafından sunulan 22.11.2021 tarihli cevap dilekçesinin dördüncü sayfasında "... Gelinlik markasının yanında, ...markasının da kullanım hakkına sahiptir, bu hususta marka sahibiyle uyum içinde işlerini yürütmektedir."; diğer davalı şirket adına 31.01.2022 tarihinde sunulan cevap dilekçesinin 6. sayfasında ise "Müvekkillerin markaları Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ve itiraza uğramadan kullanılmaktadır." ifadelerine yer verilmiş olup, böylece dava konusu 2017/07667 markanın her iki davalı tarafça da kullanıldığının davalıların kabulünde olduğu, SKM'nın 155. maddesi uyarınca marka hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecek olmasına göre somut uyuşmazlıkta marka hakkına tecavüz şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... adına tescilli 2021/52418 sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davalı şirket adına tescilli 2017/7667 sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıların "..." ibaresini kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "..." ibaresini içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın imhasına karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ile, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, imha ve ilan istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 01.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı