11. Hukuk Dairesi 2025/1004 E. , 2025/5841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1220 Esas, 2025/44 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/186 E., 2022/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/... sayılı "...." ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, 1999 yılından bu yana ... Koleji markası altında İstanbul ve Tekirdağ'da birçok şube açıp işlettiğini, davalının müvekkili şirkete ait "..." markasındaki ayırt edici özellikteki "..." harfini iltibas oluşturacak şekilde "... Özel Okulları" isimli işletme adı ve ticaret unvanında ana renk, şekil ve logo olarak kullandığını, davalının tüketici nezdinde karıştırmaya yol açan bu faaliyetinin müvekkilinin "..." markasına zarar verdiğini ve davalının haksız kazanç sağlamasına yol açtığını, davalıya noter aracılığıyla tecavüz teşkil eden eylemlerini sonlandırmasını ihtiva eden ihtarname keşide ettiklerini ancak davalının bu fiillere son vermediğini ileri sürerek müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Özel Okulları unvanı ile ....'de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, butik bir eğitim sunan müvekkilinin farklı bir şubesinin bulunmadığını, müvekkiline ait okula mensup öğrenci kayıtlarının ... bölgesinde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın okullarının yer aldığı bölgeler düşünüldüğünde müvekkilinin iltibas suretiyle haksız kazanç elde edemeyeceğini, davacı markası olan "..." ile müvekkilinin unvanı "... Özel Okulları" unvanlarının bir bütün olarak ele alındığında iltibasın varlığının düşünülemeyeceğini, unvanlar arasında ortak kelime dahi bulunmadığını ve davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına bir marka tescili olmamakla birlikte davalının kullandığı ibarenin davacı markalarından farklı bir kompozisyon içerdiği, "... Özel Okulları” ve “... Koleji” şeklindeki davalı kullanımında esas ve ayırtedici unsurun “...” ibaresi, davacı markalarında ise “...” ibaresi olduğu, "..." ibaresinin ise tali unsur olup tanımlayıcı nitelik arz ettiğinden değerlendirme dışı bırakıldığı, “...” ve “...” kelimelerinin farklı anlamlar içerdiği, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle aralarında karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede yakınlık bulunmadığı, tarafların özel okul işletmecisi olmaları sebebiyle ortalama tüketici olarak değerlendirmeye alınacak kesimin, oldukça dikkatli ve seçici bir kesim olacağı, her iki okulun birbirinden farklı olduğunu hemen algılayabileceği, markalar arasında bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı ve bağlantılı olarak markaya tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı kullanımların, davacı markası ile tüketici nezdinde karıştırmaya yol açacağı iddiasına dayanan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının eğitim hizmetleri alanında kullandığı "... Özel Okulları, ... Koleji" şeklinde ibarelerin, davacının "..." ibareli markalarıyla karıştırılma tehlikesi oluşturup oluşturmadığı, buradan varılacak sonuca göre markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle tazminat hakkı doğup doğmayacağı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince markalar arasında iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Markaya tecavüz halleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin ikinci fıkrasında marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde fıkrada belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 2/b bendinde, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının da marka hakkına tecavüz teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının davaya konu tescilli markası "..." ibaresinden oluşmakla "..." harfi ortasındaki çizgi için turuncu renk çizgisine ve bu çizginin üst kısmı üzerinde turuncu bir noktaya yer verilmiştir. Davacının diğer markaları ise "..." ibaresinden oluşmaktadır. Bu markasında, ilk markasındaki turuncu çizgi ve nokta yerine siyah çizgi ve noktaya yer verilmiştir. Davalının kullanımları "... " ve "... Özel Okulları" şeklinde olup kullanılan ibarelerdeki "..." harfi, davacının markalarındaki "..." harfine benzetilmiş ayrıca "..." harfi üzerinde bir siyah bir turuncu çizgiye yer verilmekle birlikte ikinci "..." harfi turuncu renkte kullanılarak "..." ibaresi, "..." ibaresinden ayrıştırılmıştır. Davalı bu şekildeki kullanımları ile davacının bilinen markalarına yaklaşmıştır. Bilinen markaya yaklaşılması halinde de karıştırılma ihtimali doğacağından davalı kullanımlarının yukarıda anılan hükümler uyarınca markaya tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun hazırlanmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e63dd90e6725679f 1b0474219c43a968