Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/6842 E., 2025/4924 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6842 E., 2025/4924 K. (07.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6842
Karar No
2025/4924
Karar Tarihi
07.07.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6842 E. , 2025/4924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1992 Esas, 2024/1637 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1386 E., 2021/883 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005 yılından itibaren davalılara ticari danışmanlık, satış ve münhasır distribütörlük hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı ... tarafından 13.04.2005–01.05.2016 döneminde Türkiye pazarında tek distribütör olarak atandığını, müvekkilinin danışmanlığı sayesinde davalı şirketin Türkiye pazarına girip ihracata başladığını, ardından 2006 yılında Tuzla Serbest Bölgede kurulan ve %100 hissesi ...’ya ait olan ... ... ... Şirketi'nin faaliyetlerine başladığını, 24.07.2015 tarihinde kurulan ... ... Deri Şirketi'nin müvekkilin distribütörlüğünü sona erdirmek amacıyla davalıların müşterek iradesiyle kurulduğunu, müvekkiline mal satılmaması, ayıplı mal verilmesi ve mali baskı uygulanması suretiyle müşterilerinin elinden alındığını, bu süreçte müvekkiline 29.07.2014 tarihli bir ''Anlaşma Metni'' imzalatıldığını, müvekkilinin hem tahsil edemediği danışmanlık ve aracılık ücretlerini alabilmek hem de 12 yıldır süregelen distribütörlüğünün devam edeceğini düşünerek bu metni imzaladığını, davalı ...'nın diğer davalının tek ortağı olması nedeniyle her iki davalının da müvekkili piyasadan çıkarmak için birlikte hareket ettiğini, borçların ödenmesinde sorun olmamasına rağmen 06.09.2016 tarihli ihtarname ile 20.09.2016’ya kadar borcun ödenmesinin istendiğini, oysa cari hesabın Temmuz ve Ağustos 2016 dönemlerinde 541.541,00 eurodan 235.000,00 euroya indirildiğini ve bu bakiyenin 90 gün içinde ödenmesi kararlaştırılmasına rağmen tekrar ödeme talep edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 215.585 euro denkleştirme tazminatı, 10.000,00 euro haksız rekabet tazminatı ve 10.000,00 euro danışmanlık hizmeti alacağı olmak üzere toplam 235.585,00 euronun distribütörlük sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında herhangi bir danışmanlık anlaşması ve alınan hizmet bulunmadığını, öyle bir hizmet ispat edilse dahi talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kollojen bağırsakların/kılıflarının üretimini yaptığını, davacının da müvekkili şirketlerden bu malları tedarik ederek piyasada sattığını, müvekkilleri şirketin davacı şirketle münhasır distribütörlük/tek satıcılık sözleşmesi bulunmadığını, alelade bir distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, davacının sunduğu belgeler incelendiğinde, bir sözleşme olarak yorumlanması mümkün olmayan, sadece ... ... East şirketi tarafından tedarik edilen bir kısım malların Türkiye'de ... tarafından satılabileceğine dair beyanlardan ve bir takım yazılardan ibaret olduğunu, davacının, müvekkili şirketlere olan cari hesap borcunu ödememesi üzerine davacıya noterden 06.09.2016 tarihli ihtarname gönderilerek, ödenmemiş 231.584,16 euro borcun en geç 20.09.2016 tarihine kadar ödenmesi, aksi halde ticari ilişkinin sonlandırılacağı hususunun bildirildiğini, ödemenin yapılmaması üzerine de ticari ilişkinin haklı olarak sona erdirildiğini, müvekkili tarafından 232.221,02 euro alacağın tahsili amacıyla, Anadolu 10. İcra Dairesi'nin 2016/22175 E. sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine takip başlatıldığını, davacının itrazı üzerine duran takibin devamı için 05.12.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2016/1293 E. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında 2005 ile 2016 tarihleri arasında tek satıcılık ilişkisi kurulduğu, 2014 yılında yapılan sözleşmede davacı tarafa münhasıran tek satıcılık yetkisi verilmediği, davacının 2016 yılında ödeme limitlerine uymadığı ve borçlarını düzenli ödemediği gerekçesiyle davalıların sözleşmeyi haklı olarak feshettikleri, bu nedenle distribütörlük sözleşmesinin feshinden kaynaklı tazminat talebinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporlarına göre davalının 231.584,16 euro tutarındaki alacağının yeni değil önceki ticari ilişkilerden kaynaklandığı, danışmanlık ücreti talebine ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme ya da fatura bulunmadığı, ayrıca davacının ayıplı mal, müşteri kaybı veya haksız rekabet iddialarını destekleyen somut belge sunmadığı ve haksız rekabet yönünden davalıya yapılmış bir uyarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık Konusu Dava, distribütörlük sözleşmesinin feshinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb7e557633da3762 ecc28045ce7e0172

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı