Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6765 E., 2025/4540 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6765 E., 2025/4540 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6765
Karar No
2025/4540
Karar Tarihi
25.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6765 E. , 2025/4540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/376 Esas, 2024/1756 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E. - 2021/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... dijital varlık borsası olduğunu, faaliyetlerini www.....com web sitesinde yürüttüğünü, Türkçe sayfalarının da bulunduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, ... markasını tescil için yaptığı başvurunun 36.sınıftaki hizmetler bakımından davalı markası nedeniyle reddedildiğini, davalının www.....com.tr alan adını tescil ettirdiğini, davalının aynı sektör olan Kripto para alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak 2018/... sayılı "..." markasını tescil ettirdiğini, ileri sürerek 2018/... sayılı markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine ve www.....com.tr isimli alan adının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açarken Türkiye'de tescilli olmadığını, ... isminin ... "para" anlamına geldiğini, davacının markanın tesciline ilişkin itirazda bulunmadığını, davacının Türkiye'de "tanınmış" olmadığını, davacı firmanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı yanın Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini belirttikleri https://www.....com/tr-tr/ adlı internet sitesindeki kullanıcı sözleşmesine göre faaliyeti gösteren şirketin ... Turkey Teknoloji A.Ş.olduğunu, davacı ifadelerinden de görüleceği üzere Türkiye'de Türk yasalarına göre faaliyet gösteren ... Turkey firmasının ... ... firması ile bağı olmadığını, davacının ülkemizde dijital para sektöründe faaliyet göstermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/... tescil numaralı, 31.05.2018 başvuru tarihli "..." markasının 35,36. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu, dava konusu markanın Türkiye'de davacı adına tescilli olmamasının yine davacının Türkiye'de mukim olmamasının gerçek hak sahipliği iddiasına engel bir durum ve iddianın ispatı noktasında olumsuz bir faktör değil ise de, davalının 31.05.2018 marka başvuru tarihinde davacı markasının Paris sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğunun, Türkiye'de ve dünyada tanınmış olduğunun somut delillerle ispat edilemediği, davacının davalı marka başvuru tarihinden önce Türkiye'de ticari faaliyetinin bulunmadığı, yurt içinde yoğun ve ciddi bir markasal kullanımının söz konusu olmadığı, az sayıda basında yer alan haber ve sosyal medyada yorum bulunmasının ciddi kullanım olarak sayılmasına imkan olmadığı, https://www.....com.tr-tr internet sitesinin davacıya ait olmadığı, 18.09.2019 tarihinde tescil edilen dava dışı ... Turkey Teknoloji A.Ş.'ye ait olduğu ve ... Turkey firmasının davacı şirkete ait olmadığı, dava dışı bu şirketin daha sonra unvanını ... Turkey olarak değiştirdiği, davalıya ait www.....com.tr alan adının ise 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, davacının Türkiye'de internet sitesi üzerinden de marka başvuru tarihinden önce ticari faaliyet ve markasal kullanımının bulunmadığı, davacıya ait ....com internet sitesine Türk vatandaşlarınca erişim sağlanabilmesinin markanın Türkiye'de kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, bilirkişi raporunda tespit edilen sektörel bilinirliğin davacı markasının tanınmışlığı ve ülkesellik prensibinin geçerliliği noktasında yeterli olmadığı bu nedenlerle davacının yurt dışında başka ülkelerde ve Wipo nezdinde tescilli olduğu, Türkiye'de tescilli olmayan markasının ülkemizde ciddi kullanımı ve tanınmışlığı ispat edilemediğinden öncelik hakkına dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmışlık yolu ile hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleşmiş olmadığı, davalının davacıya ait Türkiye’de tescilli olmayan markayı aynı sınıfta “markaların ülkeselliği” ilkesi gereği Türkiye’de tescil ettirmesine yasal engel bulunmadığı, davacı, davalı marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürmüş ise de davacının markayı tescilinin tek başına kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği, bunun dışında kötüniyetin ispatına karine teşkil edecek bir davranışta bulunduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2018/... tescil numaralı "..." markanın hükümsüzlüğü ile "www.....com.tr" alan adının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında; davacının uluslararası para piyasalarında iş yapan 2013 yılında kurulmuş bir şirket olduğu, “...” markasını ise Wipo nezdinde 12.12.2017 tarihinde 9, 35, 36, 38, 41, 42 sınıflarda tescil ettirdiği, whois kayıtlarına bakıldığında alan adının 17.10.2003 tarihinde ..., Inc. adına oluşturulduğu, www.....com web sitesine girildiğinde; çoklu dil seçeneği ile hizmet verdiği, web sitesinin içeriğine ulaşılabildiği, Türkçe dil seçeneğinin mevcut olduğu, sunulan hizmetler arasında spot (Borsa, Trading Bot, Aracılık) Tl, finans hizmetlerinin yer aldığı belirlenmiş, yine www.....com.tr alan adının ise davalı adına 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, buna göre "www.....com alan adının alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında davalının 2018/... numaralı marka başvurusunu yaptığı 31.05.2018 tarihinde davacının “...” markasını 36. sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” açısından Türkiye'de ve yurt dışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının 2018/... numaralı tescilli “...” marka başvurusu yaptığı tarihte davalı şirket adına veya “...” ”markası adına bir web sitesinin olmadığı, “...” ”markasını kullanarak her hangi bir aktivitede bulunmadığı, davacının yurt dışında kullandığı ve www.....com alan adlı web sitesindeki kullanımları, tescilli markaları ile görsel açıdan da farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Bu itibarla “...” kelimesinin ... para anlamına geldiği, davalının 2018/... numaralı tescilli “...” marka tescil kapsamında yer alan 36. sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler”in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden oluştuğu, buna rağmen söz konusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği, yani iltibasa düşebileceği, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka araştırması yapıldığında finansal ve parasal hizmetler bakımından digital varlık platformlarında yer alan başka bir uluslararası markanın da adına tescilli olduğu birlikte değerlendirildiğinde davalının bir markayı kullanmak için değil, sadece bir başkasının bu markayı kullanmasına, piyasaya girmesine engel olmak için tescil ettirerek başkasının markasından haksız olarak yararlanmak amacıyla tescilin kötüniyetli bir tescil olarak kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 54900cf83386196c a7138345a0bf4c0f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı