Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6623 E., 2025/4205 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6623 E., 2025/4205 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6623
Karar No
2025/4205
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6623 E. , 2025/4205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1760 Esas, 2024/1658 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. TALEP 1.Asıl davada davacı vekili 10.09.2024 havale tarihli tavzih talepli dilekçesinde; müvekkilinin, davalıdan alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5779 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takip talebinde 1.322.080,22 TL alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının sonucunda “davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü 2016/5779 E. sayılı takip dosyasında itirazının 1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla ... faiz yürütülmesine” şeklinde hüküm tesis edildiğini, takip talebi kapsamında istenen %18'lik orana gerekçeli kararda da yer verilmiş ise de davacının takip talebinde yer almayan “...” ibaresinin sehven yazıldığını, bunun icra takip talebi ile açık çelişki meydana getirdiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 304. maddesi gereğince tavzih talebinin kabulü ile gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılmasını ve “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir. 2.Asıl davada davacı vekili 30.09.2024 havale tarihli dilekçesi ile de gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılması ile “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ek kararı ile HMK’nın 305/2 hükmü kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp değiştirilemeyeceği, gerekçeli kararda açıkça neden ... faiz yürütüldüğünün belirtildiği, kararda bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin hükmün tashihi talebinin reddine, 02.10.2024 tarihli ek kararla da davacı vekilinin sunduğu tavzih talebi ve davalı vekilinin tavzih talebine karşı sunduğu olduğu 17.09.2024 tarihli beyan dilekçesi incelenerek oluşturulan 26.09.2024 tarihli tavzih kararında aynı hususta karar verildiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ek kararlar, asıl davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.

III. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere ... faiz uygulanmasına dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, kararda bir maddi hata olmadığı, tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar bulunmadığı, davacının talep ettiği hususun ... süresi içerisinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilecek hususlar arasında yer aldığı, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının tavzih talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8d192302b213c370 a70a67f20226ecd5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı