Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6560 E., 2025/3863 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6560 E., 2025/3863 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6560
Karar No
2025/3863
Karar Tarihi
29.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6560 E. , 2025/3863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1386 Esas, 2024/1581 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/199 E., 2021/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eğitim sektöründe "..." olarak bilindiğini ve tanındığını, davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru da olan "..." ibareli seri markalarının ve "www.....com" alan adlı web sitesinin bulunduğunu, davalı gerçek kişinin “ ... + şekil” ibareli 2018/59984 numaralı marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davacının "..." ibareli markasının kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, davalı gerçek kişinin “ ...” ibareli başvurusu ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının aynı/ benzer mal ve hizmetleri kapsadığını ileri sürerek 2019-M- 2287 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2018/59984 sayılı markanın tescil başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddine karar verilmesini, marka tescil edilmişse tescilin iptali ile sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusu ile davacı şirkete ait markalar arasında benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduklarını, “ ...” markasının özgünce oluşturulduğunu, "..." ibaresinin İngilizce "çağ" anlamına geldiğini, jenerik bir ibare olduğunu, z,o,i, harflerinin davalının, eşinin ve annesinin adlarının baş harflerinden oluştuğunu, davalının çanta üretim ve satışı alanında faaliyette bulunduğunu, davacı tarafın markasının ise eğitim sektörü ile ilgili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ortalama tüketicinin taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi hâlinde bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markalarının genel izlenim yönünden benzerlik taşımadığı, markaların ortalama tüketici nezdinde birbirlerinden ayırt edilebilecek derecede uzaklaştığı, sunulan belgelerin “...” ibareli markanın büyük bir coğrafyada, çeşitli reklam yatırımıyla tüketiciye ulaştırıldığı ve tanınmış olduğu yönünde kesin kanaat bildirmek için yeterli görülmediği, bununla birlikte markalar arasında benzerlik bulunmadığı değerlendirildiğinden davalının '' ...'' ibareli markayı kullanmasının sonraki başvurunun tescili nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarının zarar görmesi ve tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi sonuçlarının ortaya çıkmayacağı, davalının kötüniyetli davrandığına dair yeterli delil ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında 9, 14, 16, 18, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin bulunduğu, davacının itirazına ve davaya mesnet 2015/67407 sayılı "... Eğitim Kurumları" ibareli markasının tüm mal ve hizmet sınıflarında tescil edildiği, buna göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davacı markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruya konu markanın ise " ...+şekil" ibareli olup, tertip tarzı itibariyle öne çıkan " ..." ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar dava konusu başvuruda alt alta yazılmış " ..." ibaresini yarım daire biçiminde çevreleyen, güneş biçiminde stilize edilen, sarı renkte kısa ve uzun çizgilerden oluşan şekil unsuruna yer verilmiş ise de, tertip tarzı itibariyle şekil unsurunun tali konumda kaldığı, "..." ibaresinin davalı gerçek kişinin markasında da aynen asli unsur olarak kullanılmasının markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğe yol açtığı, davalı markasında "" ibaresinin de asli unsur olarak kullanıldığı görülmekte ise de bu ibarenin "..." ibaresine vurgu yaptığı, dolayısıyla vurgunun "..." ibaresi üzerinde toplandığı, sonuçta dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlık ve kötüniyetli başvuru iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2cb45e778156f6f0 4c30410213450580

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı