11. Hukuk Dairesi 2024/6558 E. , 2025/4243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1535 Esas, 2024/1709 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/299 E., 2022/169 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 2019/... sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli seri markaları ile benzer olduğunu, aynı/aynı tür/benzer sınıflarda tescil edilmek istendiğini, bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarından haksız yarar sağlanması, marka itibarının ve/veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi riskinin mevcut olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) davalının marka başvurusuna itirazlarının reddine ilişkin olarak verdiği 2021/M-... sayılı kararının iptaline, 2019/... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı markaları ile müvekkilinin marka başvurusunun görsel, işitsel, kavramsal ve emtia sınıfları yönünden benzer olmadığını, aralarında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili markasının davacı markalarından haksız yarar sağlama, tanınmış markanın itibarına zarar verme ve ayırt edici özelliğini zedeleme ihtimali yaratmadığını, dolayısıyla 6759 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünün uygulama alanı bulamayacağını, müvekkilinin marka tescilinin kötüniyete dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu markanın kapsamındaki emtianın tamamının davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik görülmediği, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık gerekçeli itirazın yerinde olmadığı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda yer verilen şekil unsuru ile markanın ortasında yer verilen, söyleniş bakımından da baskın özellik arz eden "..." harfinin davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliği sağladığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının başvurunun reddini gerektirmeyeceği, davalının kötüniyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 85779162be89d49d acf35cacae0969db