11. Hukuk Dairesi 2024/6436 E. , 2025/4233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1289 Esas, 2024/1527 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/116 E., 2022/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/... sayılı tanınmış "..." markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin benzer nitelikteki "..." markasının aynı mal ve hizmet sınıfında tescili için 2019/... sayılı tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, "..." markasının ilanı üzerine yaptıkları itirazların Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, ... ve ... ilaçlarının, içeriğinde eklem sıvısının bozulan kayganlaştırıcı özelliğini yeniden sağlayarak kıkırdak esnekliğini ve dayanıklılığını artıran ve hastanın yakınmalarını azaltan “... ...” (... asit) bulunan, artrit tedavisinde eklem içine (intra-artiküler) uygulamaya hazır iki tıbbi preparat olduğunu, viskoz sıvı içeren kullanıma hazır enjektör, ... ..., ... klorür ve distile su içeren bu tür ilaçların jenerik ilaçlar olmadığını, emtiaların etken maddesinin aynı olduğunu ancak maddelerin karışım oranlarının farklı olabileceğini, tüketici nezdinde aynı firmaya ait ürünler olduğu kanısı oluştuğunu, bu markaların karıştırılmasıyla toplum sağlığı açısından da tehlikeli bir durum oluşacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının son hecelerinden kaynaklı orta düzeyde bir görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, her iki tarafın markalarında da ... ibaresine özel vurgu yapıldığı ve “...” ibaresinin bambaşka anlama sahip yeni bir kavram olmadığı, ... ibaresinin “...” kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığı, herhalükarda, ... ibaresinin, başvuru markasının 5. veya 10. sınıfta sayılan mallarından herhangi birinin adı, cinsi, türü veya herhangi bir ilacın etken maddesinin adı olmadığı, tanımlayıcı olmadığı, bu mallarda yaygın olarak kullanılan bir ibare olmadığı ve dolayısıyla itiraza mesnet gösterilen “...” veya “...” markasının bahsedilen 05. ve 10. sınıfa konu bu mallar bakımından ayırtediciliği düşük zayıf bir marka olarak nitelendirilemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalı şirketin kötüniyetinin isaptlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8c6d6c98c46fadfa d71af8538f7199bb