11. Hukuk Dairesi 2024/6539 E. , 2025/4047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/207 Esas, 2024/1571 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... isimli satış mağazasında, müvekkili şirketin tanınmış "..." markasını izinsiz olarak 35.sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullandığının tespit edildiğini, bu eylemin müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 35. sınıfta tescilli 2015/04526 sayılı "...", 2015/... sayılı "....", 2015/49390 sayılı "...." ve 2015/.. sayılı "...." markalarının tescilli olduğunu, 4, 8, 11 ve 21. sınıflarda müvekkilinin yasal hakka dayanarak kullanımda bulunduğunu, bunları satış işlemi yaptığını, bir malı üreten kişinin ayrıca 35.sınıfta tescil alma zorunluluğu olmadığını, kendi mağazasında tüketicilere hitaben satış yapabileceğini, mağazada sadece ... züccaciye ürünlerinin satışının yapıldığını, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, müvekkilinin 2005 yılından beri bayi ve mağazaları olduğunu, ayrıca davacının, müvekkilinin internet satışlarına da senelerden beri sessiz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile davalı markaları ve fiili kullanımı karşılaştırıldığında, “...” ibaresi açısından, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğu tespit edilmekle birlikte, taraf markalarının görsel açıdan farklılık arz ettiği, zira davalı markalarında ve kullanımında yer alan dünya görseli ve üzerindeki enlem ve boylam şekilleri ile dünya figürünün etrafındaki çember ve üstünde yer alan ... görseli nedeniyle taraf markalarının ayrıştıkları, karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında, taraf markalarında “...” ibaresi ortak ise de, şekil unsurunun eklenmesiyle davalı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, davacı markasından farklı bir kompozisyon ve içerik kazandığı, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı bir marka algısı yarattığı, ayrıca sınıfsal açıdan değerlendirildiğinde, taraf markalarının sınıfsal açıdan da farklı oldukları ve davacının tecavüz iddiasına dayanak markaları kapsamında 08 ve 21. sınıflardaki malların/emtiaların yer almadığı, dolayısıyla belirtilen sebeplerle genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, tecavüz iddiası 35. sınıf özelinde değerlendirildiğinde ise, davacının 35. sınıf kapsamındaki tescilinin 2011 yılında yapılan değişiklik öncesine ilişkin olduğu ve herhangi bir emtia sınırlaması içermediği, kaldı ki ticari bir malı üreten bir işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu, mal üreten işletmenin, aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35.06 sınıfta mağazacılık hizmetinde markasını tescil ettirmesinin gerekmediği, diğer yandan davacı ile ... Mutfak Eşyaları Ambalaj İnşaat İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında görülüp kesinleşen Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/184 E. sayılı dosyasında da; “davalının ... ibaresini 21.sınıf ürünler bakımından ticaret markası olarak kullanım önceliğinin bulunduğu, bu ürünlerin ticaretini yaptığı mağazasında ve iş evrakında ... ibaresini kullanma hakkının bulunduğu, 35/6.sınıf hizmetleri içeren bir hizmet markası olmasa da ürünlerini bu ismi taşıyan bir mağazacılık faaliyeti ile ticaret mevküne koyabileceği” şeklinde karar verildiği, ayrıca davacının tescilli markaları ile davalı kullanımına konu işaret, "..." ibaresinden kaynaklı benzer olsa da, davalının kullanımına konu 08 ve 21. sınıflardaki züccaciye mallarının perakende satışı hizmetleri bakımından markaların hizmet listelerinin de farklı olduğu, bu durumda davalı kullanımının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, davacının haksız rekabet iddiası marka hakkına dayandığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a(4) hükmü gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanak markaları 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetinde tescilli ise de, herhangi bir emtia sınırlaması içermediği, davacı yanca markaların 8 ve 21. sınıf mallar yönünden kullandığının iddia ve ispat edilmediği, davalının kardeş şirketi olan dava dışı ... Mutfak Eşyaları Ambalaj İnşaat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 8. ve 21. sınıf mallar yönünden tescilli "... "ibareli markaların sahibi olduğu, dava dışı şirketin "..." ibareli markaları 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden tescilli değil ise de, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğu, malı üreten işletmenin aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden de markasını tescil ettirmesinin gerekli olmadığı, davalının "..." markalı 8. ve 21. sınıfta yer alan malların satışını yaptığı, ilk tespitte yer alan .., .. ve .. ibareli ürünlerin davalı firmaya ait ürünlerin kodları olduğu, bir kısım görsellerde ürün kutularında ... ibaresinin de yer aldığı, davalı yanca bu hususta internet sitesindeki satış görsellerinin sunulduğu, mahkemenin hükme esas aldığı raporda tabelada ve iş evraklarındaki kullanımın iltibas oluşturmadığı ve markaya tecavüz, haksız rekabet koşullarının olmadığına yer verildiği, benzer uyuşmazlıklar hakkında verilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08.05.2024 tarihli ve 2022/7147 E. -2024/3696 K. sayılı ilamı, 02.04.2024 tarihli ve 2022/4104 E.- 2024/2693 K. sayılı ilamı, 01.06.2023 tarihli ve 2021/8978 E. - 2023/3459 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 579e7d697699aceb 5a609a69822f22fb