Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6525 E., 2025/4530 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6525 E., 2025/4530 K. (25.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6525
Karar No
2025/4530
Karar Tarihi
25.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6525 E. , 2025/4530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/112 Esas, 2024/1428 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2022/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tıbbi ürünler sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2008/... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin tescil kapsamında "cerrahi, tıbbi, diş hekimliği alet, cihaz ve mobilyaları ameliyathane giysileri ve steril örtüler" emtialarında söz konusu markasını kullandığını, işbu davaya konu "... ..." ürün tasarımının 2007/... sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, bu manada söz konusu tasarımların "..." markası altında piyasaya satıldığını, müvekkilinin ürettiği maskeye rağbetin pandemi nedeniyle oldukça arttığını, müvekkilinin uzun yıllar satışını gerçekleştirdiği tasarımın davalı tarafından taklit edildiğinin tespit edildiğini, bu hususun tespiti amacıyla Mahkemenin 2020/306 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkili adına tescilli tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, men ve ref'ini, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.09.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kırk yıldır ilaç ve medikal sektöründe faaliyet gösteren, sektörünün önde gelen grup şirketleri ile tanınırlığı yüksek bir firma olduğunu, müvekkili tarafından satılan maskelerin ... menşeli bir şirket tarafından tasarlanıp üretildiğini, müvekkiline ait çocuk maskelerinin gerek üzerindeki şekiller, desenler ve renklerle farklı ve bambaşka bir tasarım olduğunu, maskenin alt ve üst kısımlarındaki şekil yapısıyla ve dikiş farklılıklarının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ilgili çocuk maskelerinin üretim ve tasarımında hiçbir katkı ve ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin "... ..." ürünleri ile davacının ... ... arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin birbirinden farklı olduğunu ve huzurdaki davanın haksız kazanç elde etme amacıyla açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafa ait 28.02.2007 başvuru tarihli 2007/... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafça yurt dışından ithal edilip piyasaya arz edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81/1 hükmü kapsamında davacının tasarım tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği, davacı aynı eylem nedeniyle ayrıca haksız rekabet yönünden de karar verilmesini istemiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E, 2022/1852 K. sayılı, 14.03.2022 tarihli kararında açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının tasarım hakkına dayandığı, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği, davacının tasarım tescilinden doğan haklara tecavüz nedeniyle olan maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının SMK'nın 151/2 hükmündeki tercihine göre davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede genel giderler hesaba katılmaksızın kazanç elde etmediği, zarar ettiği bilirkişi raporunda belirtilmiş olmakla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51 maddelerinin verdiği yetkiyle en azından davacının siparişleri olumsuz etkilenmesi mümkün olduğundan, tasarımın niteliği de gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davalının tecavüz teşkil eden eylemi aynı zamanda davacının tasarım tescilinden doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği ve süresi, tasarım tescilinin özelliği, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2007/... tescil nolu tasarım tescili koruma kapsamında çocuk ... ithal edip, piyasaya sunmasının davacının bu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, bu kapsamda davalı tarafça tecavüz teşkil eden ürünlerin üretilmesinin, satışının, piyasaya sunulmasının ve ticari amaçla bulundurulmasının önlenmesine ve her yerde toplatılarak imhasına, yine bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı, tanıtımlarının yapıldığı, broşür, katalog ve her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, yine tecavüz teşkil eden ürünlerin davalı tarafça internet ortamında her türlü satışının ve pazarlamasının önlenmesine, takdiren 15.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız rekabete yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece davacının tasarım haklarına tecavüz edildiğinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebinin reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; maddi tazminatın SMK’nın 151/2-b hükmü uyarınca davalının elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanmasının talep edildiği, muhasip bilirkişiden alınan kök ve ek raporlarda davalının davaya konu maskelerin satışından 2019 yılında 125.575,00 TL, 2020 yılında ise 204.247,00 TL gelir elde ettiğinin hesaplandığı, pazarlama satış ve dağıtım giderlerinin bu gelirden mahsup edilmesi sonucunda davalının zarar ettiğine dair görüş bildirildiği ancak davalının elde ettiği gelirden pazarlama, satış ve dağıtım giderlerinin mahsup edilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı tarafın, dava konusu tasarımlara ait ürünlerden, 2019 yılında 94.287 adet, 2020 yılında ise 380.644 adet ürün ithal ettiği ve piyasada satışa sunduğu, 2019 yılı ortalama birim satış fiyatı 3,84 TL, ortalama alış fiyatının 2,40 TL olduğu, 2020 yılında ise ortalama birim satış fiyatının 9,25 TL, ortalama alış fiyatının 8,39 TL olduğu, 2019 yılında birim başına brüt satış kazancının 1,44 TL, 2020 yılında bu tutarın 0,86 TL olduğu tespiti yapıldığı, buna göre davalının 2019 yılındaki karının 135.773,28 TL, 2020 yılı karının 327.353,84 TL olduğu, buna göre toplam karının ise 463.127,12 TL olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça ıslahla talep edilen 250.000,00 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yapılan hesaplamalar ve dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde yalnızca 15.000,00 TL maddi tazminata ve tecavüzün devam ettiği süreye, davalının kusur derecesine ve elde ettiği net kara göre daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 40035507e094ef00 7e90fae67f4174dd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı