Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6469 E., 2025/4040 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6469 E., 2025/4040 K. (04.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6469
Karar No
2025/4040
Karar Tarihi
04.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6469 E. , 2025/4040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/369 Esas, 2024/1783Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/4 E., 2021/469 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... Sağlık İnşaat Tur ..Ltd. Şti’nin 250 adet hissesini 15.11.2013 tarihinde davalıya 25.000,00 TL bedelle devir ve temlik ettiğini, bu hisse devrinin 21.11.2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, 21.11.2013 tarihinde imzalanan şirket ana sözleşmesinde aynı zamanda şirket ortağı ve müdürü olan davalının şirket müdürler kurulu başkanı sıfatıyla 30 yıl boyunca şirketi münferiden temsile yetkili olduğunun belirlendiğini, davalının davacıya bilgi vermediğini, ana sözleşmede yer alan “başkanın üstün oyu, yönetim organındaki kilitlenmeyi çözen ve şirketi çalışabilir konumda tutan bir araç işlevi görecektir” şeklindeki düzenlemenin davalı tarafından suistimal edildiğini, taraflar arasında tartışma yaşanması üzerine davacıyı şirkete dahi almadığını, davalının şirketin SGK'ya olan prim borçlarının bir kısmını ve vergi dairesine olan borçları ödemediğini, 2017 yılında şirket adına araba alınması için tarafların şahsi kefaleti ile ... A.Ş.’den 250.000,00 TL tutarında kredi çekildiğini, ancak satın alınan araçlardan bir tanesinin davalı üzerine tescil edildiğini, genel kurul kararlarında bazı sayfalarda davalının davacıyı çağırmadan ve davacının imzalarını taklit ederek davalının üstün oy münferiden temsil yetkisi olması sebebiyle karar alındığını, davalının şirketin paralarını kendi şahsi ihtiyaçları için kullandığını iddia ederek özen yükümüne aykırı davranan ve bu eylemleri sürekli hale dönüşen davalının şirket müdürler kurulu başkanlık görevinden alınmasına ve şirket müdürler kurulu başkanı ve münferiden temsil yetkisinin müvekkiline verilmesine, bu istem kabul görmediği takdirde münferiden temsil yetkisinin kaldırılmasına ve müştereken temsil yetkisine dönüştürülmesine, şirket müdürler kurulu başkanının üstün oy hakkının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hissesini davalıya sattığını, akabinde müvekkilinin şirket müdürler kurulu başkanı olarak atanması kararını imzaladığını ve bu görevi 30 yıllığına münferiden davalıya verdiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının şirket toplantılarında ve başka bir zaman diliminde müvekkilinin müdürlük görevinden alınması için yazılı talepte bulunmadığını, bir firmanın SGK'ya veya vergi dairesine borcu olmasının o firmanın ne kadar geliri olduğunun yanı sıra ne kadar giderinin olduğu ile de ilgili olduğunu, bir çok firmanın ilgili kurumlara borcu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dava dışı şirketin ortakları olduğu, 21.11.2013 tarihinde imzalanan şirket ana sözleşmesinde şirket ortağı ve müdürü olan davalının şirket müdürler kurulu başkanı sıfatıyla 30 yıl boyunca şirketi münferiden temsile yetkili olduğunun belirlendiği, davacının şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/7429 soruşturma sayılı dosyasında davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dinlenen tanık anlatımlarının davacının iddialarını ispata yeterli olmadığı, şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen mali müşavir bilirkişi raporunda özetle, şirketin ... Vergi Dairesine vadesi geçmiş 13.367,89 TL, vadesi gelmemiş 63.743,56 TL vergi borcunun bulunduğu, .. SGK İl Müdürlüğü'ne 21.382,65 TL prim borcunun bulunduğu, şirketin dönem net karının 27.674,26 TL olduğu, şirket adına ... .. şubesinden kullandırılan 250.000,00 TL tutarlı kredinin ödemelerinin şirkete ait yasal defter kayıtlarında yer aldığı ve ödemelerin şirket hesabından yapıldığı, davalı adına tescil edilen ...plakalı aracın şirket bilançosunda yer almadığı ve ödemelerinin şirket hesabından yapılmadığının tespit edildiği söz konusu işlemlerde şirket müdürü olan davalının kanunun aradığı anlamda haklı sebep olarak kabul edilebilecek herhangi bir usulsüzlüğünün mevcut olmadığı, davacı bazı genel kurul kararlarında kendisi yerine davalı tarafından imza atıldığını ileri sürmüş ise de, bu iddiasını somut olarak ortaya koyamadığı, davacı vekili şirketin banka hesapları ile ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmaması nedeniyle zarara uğratıldığını ve bu nedenle haklı sebebin oluştuğunu ileri sürmüş ise de, şirketin borç durumu ve net karı dikkate alındığında bu iddialarının haklı sebep için yeterli olmadığı, davalının şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğini kaybetmiş olması durumunun veya yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği hususunun dosya kapsamındaki delillere göre ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının limited şirket müdürlüğünden azli, şirket müdürler kurulu başkanı ve münferiden temsil yetkisinin davacıya verilmesi, bu istem kabul görmediği takdirde münferiden temsil yetkisinin kaldırılması ve müştereken temsil yetkisine dönüştürülmesi, şirket müdürler kurulu başkanının üstün oy hakkının kaldırılması istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların dava dışı şirkete %50 oranında ortak ve hissedar oldukları, 21.11.2013 tarihinde imzalanan şirket ana sözleşmesi uyarınca da 30 yıl süre ile dava dışı şirketin davalı tarafından münferiden temsil edilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının azil ve sorumluk iddialarının haklılığının denetlenebilmesi için alınan bilirkişi raporunda; şirket adına 250.000,00 TL tutarlı kredi kullanıldığı, ödemelerinin şirkete ait yasal defter kayıtlarında yer aldığı ve ödemelerin şirket hesabından yapıldığı, davalı adına tescil edilen ...plaka sayılı aracın şirket bilançosunda yer almadığı ve ödemelerinin şirket hesabından yapılmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan 25.10.2021 tarihli ek raporda ise davacının iddia ettiği ve yasal defter kayıtlarına işlenmeyen hususların belirlenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş, Mahkemece bu tespit kapsamında davanın reddine karar verilmiş ise de iki ortaklı şirket yapısında, ortaklar arasında anlaşmazlık olduğu iddiası da değerlendirildiğinde çekilen krediyle araç alınmasına ilişkin şirket defterlerinde kayıt olmasının düşünülemeyeceğinden hareketle, davalı tarafından bankadan çekilen tutarlar, yapılan havaleler, araç alım tarihi ile çekilen kredinin tarihi de gözetilerek davalının bankaya yatırılan paraları hangi ilişkiler için kullandığı, bu paraları şirketin faaliyetlerinde kullanıp kullanmadığı hususlarını ve kredinin çekildiği tarihteki durum tespitini içerir şekilde konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6fba83cdde975a20 c67b69a02a102588

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı