Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6437 E., 2025/3774 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6437 E., 2025/3774 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6437
Karar No
2025/3774
Karar Tarihi
28.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6437 E. , 2025/3774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1287 Esas, 2024/1526 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/244 E., 2022/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.10.2020 tarihinde 2020/119086 başvuru numarası ile 38. ve 41. sınıf hizmetler bakımından “... ” ibareli marka tescili başvurusunda bulunduğunu, başvurunun nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından eğitim sektörü bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu ve ayırt edici niteliği bulunmadığı gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve c hükümleri uyarınca kısmen reddedildiğini, müvekkili marka başvurusunun ayırt edici nitelik taşıdığını, tanımlayıcı olmadığını, “... robotu” ibaresi marka olarak tescil edilmesine rağmen “... ” ibareli başvurunun reddedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, Kurum’un “... ” ibaresinin uluslararası alanda “choice simulation” olarak kullanıldığını kabul ettiğini, “choice simulation” ifadesinin “seçim ” olarak çevrilebileceğini, bu kavramın seçimler için ve ayrıca bir matematik terimi olarak da kullanıldığını, “seçim” ve “...” kavramlarının aynı anlama gelmediğini, müvekkilinin “... ” kavramını 2018 yılından itibaren kullanmaya başladığını ve sektöre kazandırdığını ileri sürerek 30.06.2021 tarih, 2021-M-4408 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun esas unsuru konumunda bulunan “... ” ibaresinin İngilizce karşılığı sayılabilecek “choice simulation” ibaresinin tanımlayıcı bir mahiyette yaygın olarak kullanıldığını, söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, kısmi redde konu hizmetler bakımından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işlemlere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, başvurunun SMK’nın 5/1-b,c hükümleri uyarınca kısmen reddine yönelik kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... simülasyonlarını gösteren bir hizmet türünü tarif etmek, tanımlamak için herkesçe kullanılan ve kullanılabilecek mahiyette olan, bu sebeple de belli bir firmayı, işletmesel kaynağı işaret etme kabiliyeti bulunmayan, sözcüksel buluş niteliği taşımayan "... " ibaresinin, “38/02 Haberleşme Hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). 41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” bakımından, davacının hizmetlerini tanıtan, davacıyı veya onun çekişme konusu hizmetlerini işaret eden, başka işletmelerin "... " hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan bir ibare olmadığı, başvuruda yer alan “kep” şeklinin, eğitim ve öğretim hizmetlerini belirtmek için yaygın kullanılan, sıradan ve tanımlayıcı bir görsel olduğu, markanın şekil unsuru yönünden de ayırt ediciliğinin bulunmadığı, Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından "... +şekil" ibaresi için 38 ve 41. sınıf hizmetler yönünden marka başvurusunda bulunulduğu, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun "38.02 Haberleşme Hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) 41.01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” bakımından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri uyarınca kısmen reddedildiği, davacı başvurucunun bu karara itirazı üzerine TÜRKPATENT YİDK'in dava konusu kararı ile başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından ayırt edici nitelik taşımadığı, tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere başvuruya eklenen kep şeklinin tali nitelikte olduğu, markanın bütününe ayırt edicilik kazandırmadığı, dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden tüketicilerce marka olarak algılanmasının, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün olmadığı, SMK'nın 5/1-b hükmü uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı gibi aynı Kanun'un 5/1-c hükmü uyarınca tanımlayıcı da olduğu, öte yandan her başvurunun kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden benzer başvuruların tescil edilmiş olmasının davacı lehine tescil hakkı sağlamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine, ancak başvuru sahibi davacının dava konusu başvurunun SMK'nın 5/2 hükmü anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını YİDK sürecinde ve yargılama sırasında öne sürdüğü halde Mahkemece bu hususun tartışılıp değerlendirilmediği, SMK'nın 5/2'de "Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükmünün düzenlendiği, somut olayda davacı dava konusu "... " ibaresini sektöre kendilerinin soktuğunu, 2018 yılından beri kullandıklarını, bu kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdıklarını iddia etmiş ise de YİDK ve dava sürecinde "... " ibaresinin SMK'nın 5/2 hükmü anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığına dair delil sunmadıkları gibi, dava konusu başvuru tarihinin 04.10.2020 olduğu gözetildiğinde, ibarenin kullanılmaya başlandığı 2018 yılı ile başvuru tarihi arasında geçen yaklaşık iki yıllık sürenin, aksini kabule elverişli başkaca delillerle de desteklenmediğinden, bu şartı sağlamak için yeterli olmadığı kanaatine varıldığı, bu itibarla Mahkemece, 2020/119086 sayılı başvurunun SMK'nın 5/1-b-c hükümleri uyarınca tescil edilemeyeceği gerekçesinin yanında, davacının dava konusu başvuruya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdıklarını ispat edemediğine dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının bu savunmasının incelenip değerlendirilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvusurunun hükmün gerekçesine yönelik kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5a3ae3465be96d8d 16e953d80d824486

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı