Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6398 E., 2025/4564 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6398 E., 2025/4564 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6398
Karar No
2025/4564
Karar Tarihi
25.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6398 E. , 2025/4564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/272 E., 2024/1604 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/302 E., 2021/237 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Asıl davacı karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; ... Ayakkabı firmasının ortağı ve müdürü olduğunu, kendi özel çabası ile tasarladığı ayak giysilerini üretip çeşitli mecralarda satışa sunduğunu, bu mecralardan birisinin de dava dışı bir firma ile bu firmanın işlettiği "....com" adlı internet sitesi olduğunu, davalılardan ... Ayakkabıcılık'ın "www...com" isimli internet sitesinde satışa sunulan özgün modelleri taklit olarak ürettiğini, diğer davalı ...'nın ise https://....com sitesinde bu ürünleri düşük kalite ve düşük fiyattan satışa sunarak, kendisinin hem ticari itibarına gölge düşürdüğünü, hem de ticari zararlara sebebiyet verdiğini ileri sürerek "....com" adlı internet sitesinde kamuya sunulan mamullerinin taklitlerinin imalat ve satışının durdurulmasını talep etmiş, karşı davaya cevabında; karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kanıtlar nitelikte bir delil sunamadığını, davaya konu ayakkabının dünya genelinde üretilmekte olduğunu, patentin var olması bir yana, patent alınabilirlik şartlarını dahi karşılamadığını, bu nedenle de davacının hak sahibi olmadığını, davacının bu doğrultuda hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, davacının bu yöndeki iddiaları sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü, hak kaybına uğradığını, davacının müvekkilinin taklit üretim yaptığına dair iddialarının sektör içerisinde de tekrar etmekte olduğunu, bu iddialar neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ve davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekilinin uzun yıllardır davaya konu ayakkabının satışını yaptığını, haksız rekabet iddiasına konu ayakkabının iddia edildiğinin aksine davacının tasarımı olmadığını, bu nedenle davacının hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının kendi özel çabasıyla ayakkabı tasarladığına ilişkin iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın ayakkabı piyasasında neredeyse bütün firmalar tarafından kullanıldığını, davacı yana ait tasarımın yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığını, davacının tasarımını tescil edebilmesi için mutlak yenilik koşulunu sağlaması gerektiğini, davacının tescil başvurusunda bulunduğu tasarımın hiçbir ayırt ediciliği veya özgünlüğü olmadığını ve harcı alem olduğunu savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini ve davacı adına 2019/... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2019/... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, öncelikle karşı dava yönünden hükümsüzlüğü talep edilen 2019/... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15.12.2019 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından ve hükümsüz kılınan tasarıma dayalı olarak tasarım haklarına tecavüz veya haksız rekabetten bahsedilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, karşı davalının tescilli tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2019/... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığın genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, davacıya ait hükümsüzlüğü talep edilen 2019/... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15.12.2019 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, nitekim alınan bilirkişi raporunda; 2019/... numaralı tasarıma ilişkin internet üzerinde re'sen yapılan araştırmada tasarım koruma tarihi olan 15.12.2019 tarihi öncesi https://...-bg.com/p/...-...-... internet adresine 06.10.2017 tarihinde dava konusu tasarımın yüklendiğinin tespit edildiği, her ne kadar davacı karşı davalı yanca, görselinin belirtilen internet sitesinde yüklü olmadığı, sayfanın Google tarafından 6 Ekim 2017 tarihinde indekslendiği sırada görselin itiraz edildiği şekliyle sayfada olmadığı iddia edilmiş ise de, tarafların itirazlarının ek bilirkişi raporunda teknik açıklamalarla karşılandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; tasarım tescilini taklit niteliğinde olduğu ileri sürülen ürünlerin imalat ve satışının durdurulması, karşı dava ise davacı adına tescilli 2019/... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü taleplidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 48163909fe181d5b 2b570e6038e08704

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı