Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6303 E., 2025/3803 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6303 E., 2025/3803 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6303
Karar No
2025/3803
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6303 E. , 2025/3803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/312 Esas, 2024/1695 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yükleme kepçesi buluş başlıklı faydalı modelin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde müvekkili adına koruma altına alındığını, davalının, davacıya ait faydalı model içeriğindeki sistemi ürettiğini, fuarlarda sergilediğini ve satışını yaptığını, buna dair Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/103 D.İş sayılı dosyası ile fuara keşfe gidilerek tespit gerçekleştirildiğini, buna ilişkin bilirkişi raporunun sunulduğunu, Bursa fuarından sonra taklit ürünlerinin sergilenmesine müteakiben İzmir'de düzenlenen fuarda da taklit yükleme kepçesinin fuar alanında sergilendiğini, davacının 2012/10142 numaralı faydalı model belgesinin istem kısmının tümünün davalılar tarafından taklit edilerek üretildiğini ve satışa sunulduğunu, her iki davalı hakkında davacı tarafından ... Noterliğinin 25.01.2017 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini ileri sürerek davalının ticari kayıt ve defterlerinin talep edilerek bilirkişi marifetiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (SMK) 151. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerine göre ayrı ayrı yoksun kalınan kazancın tespit edilmesini, faydalı model hakkına tecavüz fiillerinin derhal durdurulması ve tecavüzün giderilmesini, ihlal niteliğindeki https://.../watch?v-FOe1ioul-G6o linkindeki yayının ihtiyati tedbir kararı ile derhal kaldırılmasına karar verilmesini ve dava neticesinde de kalıcı olarak kaldırılmasını, SMK'nın 151/4 hükmü uyarınca yoksun kalınan kazanca uygun bir payın eklenmesine karar verilerek, davalı tarafından meydana getirilen maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespit edildikten sonra, asgari 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 66.614,71 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/103 D. İş sayılı tespit dosyasından kendisine gönderilen bilirkişi raporu üzerine deneme ve tanıtım amaçlı olarak sadece bir adet ürettiği dava konusu yükleme kepçesini imha ettiğini, bu durumu davacı tarafa bildirdiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi İzmir Fuarında bu kepçeyi kesinlikle sergilemediğini, davacının faydalı modelin tescili ile elde ettiği sınai haklara tecavüz etmediğini, şirket yetkilisi ve çalışanlarının davacı adına tescilli olan faydalı modelin tescil bilgisinden haberlerinin olmadığını, davacı tarafın tescilli olsun olmasın ürettiği bir ürünü taklit edip bundan ticari çıkar sağlamaya çalışmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu yükleme kepçesinin TÜRKPATENT nezdinde 2012/10142 numarası ile tescilli olduğu, davalının davacı adına tescilli faydalı model içeriğindeki yükleme kepçesinin benzerini ürettiği, davacının makinesi ile davalı makinesinin fonksiyonel ve sistematik çalışma prensipleri ile teknik tasarımın aynı olduğu, bu hususun dosya içerisindeki birden fazla alınmış rapor ile teyit edildiği, dolayısı ile SMK'nın 141. maddesi kapsamında davalının davacının faydalı modeline tecavüz ettiği, davacıya ait faydalı modelin koruma süresininde henüz dolmamış olması nedeni ile bu tecavüzün durdurulmasına karar vermek gerektiği, yoksun kalınan kâr konusunda davacının SMK'nın 151/c hükmü gereği tercihte bulunduğu, 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda talep dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının zararının 66.614,71 TL olarak hesaplandığı, davacının SMK'nın 149/1 hükmü gereği manevi tazminat isteyebileceği, haksız kullanım ve itibarın zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığının zedelendiği, talep edilen tazminat miktarının günümüz şartları ve tarafların ticari işletme sahibi olmaları gözetildiğinde davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı tarafça her ne kadar kendilerinin de "TÜRKPATENT'e başvurdukları, tescil kararı alacakları" belirtilerek bunun sonucunun beklenmesi talep edilmiş ise de marka hakkına tecavüzün dava tarihi itibari ile oluştuğu, davalının başvurusunun dava tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına 2012/10142 başvuru numaralı yükleme kepçesine davalının yaptığı tecavüzün durdurulmasına, yine ihlal niteliğindeki https://.../watch?v=foe10ul-g60 linkindeki yayının kalıcı olarak kaldırılmasına, davacının yoksun kalınan kâr ve maddi tazminat olarak talep ettiği 66.614,71 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya ait 2012/10142 numaralı faydalı modele tecavüzün tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine iilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d8dcdecef2804d67 22b1f77d8a924417

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı