11. Hukuk Dairesi 2024/604 E. , 2025/1361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/191 Esas, 2023/1952 Karar HÜKÜM : Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/689 E., 2021/520 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket, sözleşmeye konu taşınmazın maliki ... ve davalı arasında düzenlenen 16.07.2019 tarihli protokol ile Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, 6 parselde kayıtlı olan akaryakıt istasyonunun davalı şirkete kiralanması konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan 6.500.000,00 TL bayrak parasının mahsubu için müvekkilince KDV dahil 7.670.000,00 TL fatura düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, aradan geçen süreye rağmen faturanın KDV bedeli olan 1.170.000,00 TL'nin ödenmediğini, protokol gereğince taşınmaz maliki ... tarafından esasları davalı şirket tarafından belirlenen kira sözleşmesinin imzalanıp 04.11.2019 tarihinde iki nüsha olarak davalı şirket çalışanı ...'e teslim edildiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığını ve akaryakıt istasyonunun teslim alınmadığını, bunun üzerine davalıya kira sözleşmesinin imzalanarak müvekkili şirkete gönderilmesi, istasyonun teslim alınması ve KDV bedelinin ödenmesi ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen sözleşmenin imzalanarak teslim edilmediğini, akaryakıt istasyonunun teslim alınmadığını ve KDV bedelinin ödenmediğini, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2020/13808 E. sayılı dosyasında 1.170.000,00 TL KDV bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının borcunu ödememesi nedeniyle davacı ve yetkilisi ... ile 16.07.2019 tarihli protokolün düzenlendiğini, bu protokolle davalı şirkete borcunu ödeyebilmesi için bir kez daha şans verilerek borca istinaden şirket yetkilisi ...'e ait istasyonun altı yıllığına müvekkiline kiralanması ve ilgili istasyonun kira bedelinin kredi borcundan mahsup edilmesinin amaçlandığını, davacı ile malikin protokol şartlarını yerine getirmediklerini, kira sözleşmesini protokolde belirtilen şekilde imzalamadıklarını, sunulan kira sözleşmesinde hiçbir tarafın imzasının bulunmadığını, müvekkiline bir kira sözleşmesinin teslim edilmediğini, kira sözleşmesinin ... tarafından imzalanıp müvekkiline teslim edilmeyerek protokole aykırı hareket edildiğini, protokolün ön şartlarında açıkça 20.09.2019 tarihinde istasyonun kullanıma hazır ve boş olarak tesliminin gerektiğini, 20.09.2019 tarihinden önce taşınmazın teslime hazır olduğuna ilişkin bir ihtar gönderilmeyerek kiraya verenin temerrütünün oluştuğunu, protokole aykırılık nedeniyle tüm borçların muaccel hale geldiğini, protokolde belirtilen 6.500.000,00 TL'nin istasyonun teslimi, kira sözleşmesinin imzalanması ve tapuya şerhi şartlarına bağlandığını, sözleşmenin davacının eylemleri ile imkansız hâle gelmesi nedeniyle sözleşmenin kurulmasına bağlı olan bayrak parasına hak kazanılmadığını, kira sözleşmesinin akdedilmesinin imkansız hâle geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının söz konusu istasyona ait kira sözleşmesinin imzalanması ve istasyonun davalı tarafa teslim olunması amacıyla üzerine düşeni yaptığı, davalının ise kira sözleşmesinin imzalanması noktasında üzerine düşen yükümlülüğü dürüstlük kuralına aykırı olarak yerine getirmediği, buna göre ön sözleşmede belirtilen kira sözleşmesinin imzalanmasına dair şartın yerine geldiğinin kabulü durumunda davacı şirketin davalı şirkete bayrak parası için mahsup amaçlı olarak düzenlediği olduğu 6.500.000,00 TL için KDV dahil 7.670.000,00 TL bedelli faturayı tanzim etmekte haklı olduğu, bu faturada belirtilen KDV bedeli olan 1.170.000,00 TL bedelin muhasebesel ve sektörel açıdan davalıdan talep edebilmesinin sözleşmesel ve yasal koşullarının oluştuğu, takip talebinde davacının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talep ettiği açık olmakla birlikte bu talebin bir ihtarnameye dayalı olduğu da açıkça yazılmamış olduğundan davalının işlemiş faize yönelik itirazının haklı bulunduğu, asıl alacak bakımından davalının itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokolde, davacı ile davalı ... arasında akdedilen bayilik sözleşmeleri ve eki niteliğindeki protokollerden kaynaklı olarak davacının 4.748.795,00 USD borcu bulunduğu, davacının bu borcu vadesinde ödeyemediği ve bu protokolde belirtilen şartlarda ödeme yapmak için davalıdan talepte bulunduğu, protokolün belirlenen şartlarda kesin borç ikrarı içerdiğinin belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen protokole göre, 26-28 numaralı bağımsız bölümler üzerinde en geç 20.09.2019 tarihine kadar kira sözleşmesi yapılması, bu tarihe kadar kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi ve istasyonun boş olarak teslim edilmesi gerektiği, kira sözleşmesinin belirtilen tarihe kadar yapılmadığı, dava konusu uyuşmazlığın bayrak bedeli olarak adlandırılan 16.07.2019 tarihli protokolün üçüncü paragrafının üçüncü kısmında düzenlenen alacağa ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklandığı, 6.500.000,00 TL bayrak bedelinin, davacının protokolle belirlenen borcundan mahsup edileceği, KDV'sinin ise davalı tarafından düzenlenecek fatura karşılığı ödeneceği, eldeki davada davacının, 16.07.2019 tarihli protokole aykırı eylemlerinden kaynaklı bir tazminat talebi bulunmadığı, KDV alacağının, taraflar arasında 20.09.2019 tarihine kadar düzenlenecek kira sözleşmesine bağlı olduğu, bu sözleşme kapsamında yerin davalı tarafından kiralanarak bizzat veya bir üçüncü kişiye bayilik verilerek işletilmesi ve buraya davalının logo ve amblemlerinin asılması halinde bayrak bedeline ve dolayısıyla KDV'ye hak kazanılacağı, taraflar arasında düzenlenen protokolde, bu protokole aykırı davranılması hâlinde ne tür işlemlerin yapılacağının protokolün ikinci sayfas��nın ilk paragrafında düzenlendiği, ön sözleşmeye aykırı davranılması durumunda tazminat talep edilmesi hâlinde bu husus ile ilgili yargılamada değerlendirilecek olup bayrak parası gelirinin kira sözleşmesine bağlı olması ve bu gelirin elde edilmesine ilişkin kira sözleşmesinin kurulmamış olması nedeniyle bundan kaynaklı KDV borcunun doğduğundan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 175. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak davalının dürüstlük kuralı ile iyi niyet kuralına aykırı şekilde sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiği değerlendirilmiş ise de bu kabul tarzının, talep edilen alacak kalemi bakımından doğru olmadığı, protokole konu kira sözleşmesinin imzalanmamasında kimin kusurlu olduğu ve bu akde aykırılıktan ne gibi sonuçlar çıkacağının, protokolün dördüncü paragrafına göre akde aykırılıktan kaynaklı açılacak bir davada tartışılabileceği, kira sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşme kapsamında bayrak bedeline hak kazanılması ile KDV'nin doğduğu vergiyi doğuran olayın gerçekleşmemesi nedeniyle davacının geçersiz bir şekilde düzenlediği KDV alacağına ilişkin faturaya itibar edilerek KDV alacağının varlığının kabul edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olayda tartışılması gerekmeyen hususların değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen 16.07.2019 tarihli protokol kapsamında ödenmesi gereken KDV bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince yargılama aşamasında alınan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun 16. sayfasında, takip ve dava konusu 13.09.2019 tarihli, bayrak bedeli açıklamalı faturayı davalının ... yevmiye madde numarası ile yevmiye defterinde kayda aldığı, 17. sayfasında ise 31.03.2020 tarihli, .... numaralı temel fatura ile davacı tarafa "260020000340 nolu ... " açıklaması ile 6.500.000,00 TL+%18 KDV olmak üzere 7.670.000,00 TL fatura düzenleyerek yevmiye defterinde 145291 madde numarası ile kayda aldığı, e fatura sistemi üzerinden de davacı tarafa gönderiminin yapıldığı, ancak davacının ilgili faturaya itiraz ederek iade ettiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı takip ve dava konusu faturayı benimseyerek ticari defterlerine kaydetmiş olduğundan bu faturanın KDV'sinden de sorumludur. Kayda alınan fatura için daha sonraki bir süreçte iade faturası niteliğinde bir fatura düzenlenmesi herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Zira iade niteliğindeki fatura da, davacı tarafça itiraz edilerek iade edilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde davalının faturanın KDV'sinden sorumlu olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 33f144d5ef723ca8 6a502a4b67981427