Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5849 E., 2025/3438 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5849 E., 2025/3438 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5849
Karar No
2025/3438
Karar Tarihi
15.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5849 E. , 2025/3438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/887 Esas, 2024/1085 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/79 E., 2021/351 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1963 yılında kurulduğunu, Türk ilaç firmalarının önde gelenlerinden biri olduğunu, 2013/67109 sayılı ve "ais Aroma İlaç Sanayi" ibareli markasını kullandığını, bu markayı mesnet göstererek davalı şahsın 2019/107806 sayılı ve "şekil+aromania" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa marka başvurusunun müvekkilinin itiraza mesnet markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bir marka olduğunu, taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, bu yüzden de davalının dava konusu edilen markayı tescil ettirmesinin iltibas yaratacağını, dava konusu edilen markanın esas unsurunun “aromania” ibaresi olduğunu, bu kelime ile yakın benzer “aroma” ibaresinin hem müvekkilinin tescilli markasının esas unsurunu hem de ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğunu, dava konusu markanın müvekkili markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde edeceğini, davalının söz konusu ibareyi kendisine marka olarak seçerken kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Kurum kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun yeşil renkli düz yazı karakterinde küçük harflerle yazılmış “aromania” ibaresini içerdiği ve bu ibarede geçen “-o” harfinin, sarı renkli bir damla şeklinde tasarlandığı, markanın esas unsurunun bütün olarak “aromania” ibaresi olduğu; itiraza mesnet markanın ise büyük puntolarla siyah renkli karakterize küçük harflerle (-i harfinin noktası kırmızı renkte tasarlanmış olmak üzere) yazılmış “ais” ibaresi ile, bu büyük puntolu unsurun altına çok daha küçük puntolarla düz yazı karakterinde baş harfleri büyük ve ayrı yazılmış “Aroma İlaç Sanayi” unsurundan oluştuğu ve şekil unsuru içermediği, markada geçen “ais” ibaresinin, “Aroma İlaç Sanayi” ibaresine göre çok daha baskın karakterde, karakterize biçimde ve büyük puntolarla yazıldığı, “ais” ibaresinin marka işaretinde ilk anda göze çarpan unsur, yani markanın esas unsuru olduğu, markaların genel görünümleri, okunuşları ve algılanışları itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzediklerini söylemenin mümkün görülmediği, başvurunun davacı markasından yeterli derecede farklılaştığı markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının, dava konusu "aromania" ibaresi ile aynı ya da benzer tescilsiz bir işareti, dava konusu marka başvuru tarihinden önce, dava konusu emtialar ile aynı ya da benzer emtialar üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullanarak ayırt edicilik kazandırdığına ilişkin delil bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3. maddesi hükmü şartlarının gerçekleşmediği, davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlık mertebesine ulaştığının ispat edilemediği, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ed9559fe9d0970f ae877dd7494e9365

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı