Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4953 E., 2025/3420 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4953 E., 2025/3420 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4953
Karar No
2025/3420
Karar Tarihi
15.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4953 E. , 2025/3420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/797 Esas, 2024/998 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/447 E., 2021/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılında kurulduğunu, o tarihten bu yana “demsagroup” markası ile faaliyet gösterdiğini, markasının ve logosunun Türkiye ve dünyada tanınmış hale geldiğini, davacının markalarının muhtelif sınıflarda tescilli olduğunu, yine ticaret unvanında “...” ibaresinin yer aldığını, davalının 36,39,43.sınıfta 2017/40370 sayılı "... group" ibareli marka başvurusuna karşı gerçekleştirdikleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/5, 6/6, 6/9.maddelerine dayalı itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvuruda kullanılan “... group kuruluşudur” ibaresinin davacı için kabul edilemez olduğunu, "... " ibaresinin ilk defa davacı tarafından kullanıldığını, yine 35.sınıfta 2005 yılından tescilli markasının mevcut olduğunu, davalı şirketin anılan markayı tescil ettirerek davacı şirketin tanınırlığından faydalanmaya çalıştığını belirterek YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile davacının markaları her ne kadar işaret anlamında düşük düzeyli benzer de olsa başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin ya da benzerlerinin davacı şirketin itiraza konu markalarında yer almadığını, bu nedenle işaretler arasında iltibas tehlikesinin doğmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2003 yılında kurulduğunu, davacının 36, 39 ve 43.sınıflarda tescilli bir markası bulunmadığı gibi bu alanlarda faaliyetinin da bulunmadığını, davacının 2005/49971 ve 2010/34877 sayılı markaları ile sicil kaydına rastlanmayan 2010/74877 sayılı markasının müvekkili markaları ile aynı sınıfta tescilli olmadığını, müvekkilinin ilk tescilinin 2006 yılında "... grup" şeklinde olduğunu, bu tescilden önce de uzun yıllar tescilsiz olarak markanın kullanıldığını, dolayısıyla müvekkilinin 2006 yılından gelen kazanılmış hakkının mevcut olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarının ispatı gerektiğini, kaldı ki davacı markasının tanınmış olmadığını, markanın kullanımını gösterir delillerin tanınmışlık için yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların doğrudan ortak bir mal veya hizmet listesi içermediği, dava konusu marka kapsamında 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve İçecek sağlanması hizmetleri” emtiası ile davacının "... " markasının emtia listesinde yer alan 29 ve 30. sınıftaki bir kısım gıda ürünlerinin ilişkili olduğu, yine yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin verildiği geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetlerinin de Yargıtay kararları ile bağlantılı hizmet sınıfları olarak kabul edildiği, yiyecek içecek hizmetlerinin bağlantılı olduğu bu hizmet gruplarının da zayıf benzerlik gösterdiğinin kabulünün gerektiği, ayrıca dava konusu marka kapsamında yer alan 36. sınıftaki “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” ile davacı yanın 37. sınıfta yer alan “inşaat hizmetlerinin" benzer nitelikte, birbirini tamamlayan, aynı tüketici kitlesine hitap eden, her zaman olmasa da pek çok zaman aynı dağıtım kanalı ile tüketiciye ulaşabilen hizmetler olduğu, davalının 2006/59610 sayılı başvuru kapsamında kazanılmış hak iddiasında bulunduğu, ancak iki marka arasındaki benzerlik düzeyinin müktesep hak kriteri için aranılan düzeyde olmadığı, kazanılmış hak savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının tanınmışlığını ortaya koyan yeterli delile dosya içerisinde yer vermediği, ayrıca davalının kötüniyetine ilişkin somut olgu ve emare bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davaya konu YİDK kararının 36. Sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri " mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2017/40370 sayılı "... group +Şekil" ibareli markanın tescilli olduğu 36. Sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri " mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1b28dcb12d4f2402 13a3adfd41f8a3b0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı