11. Hukuk Dairesi 2024/5848 E. , 2025/3405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1141 Esas, 2024/1247 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2021/330 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Bİ” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/04660 sayılı “...” markasının tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin markalarını 05, 29, 30 ve 32. sınıf mallarda kullandığını, dava konusu başvurunun da aynı sınıfları kapsadığını, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili markalarının uzun yıllardır kullanıldığını, tanınmışlığının ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Altunaş vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markaların hizmet sınıflarının benzer olduğu, markalar arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, benzer tüketici kitlelerine hitap ettiği, görsel olarak davalının markasının ''...'' şeklinde, davacının markasının ise ''...'', ''Bİ Taptaze'', ''...'', ''...'' vs şeklinde olduğu, ''Bİ'' ibaresinin markalarının esaslı unsuru olarak kullanıldığı, markaların ''Bİ'' ibaresi dışında bir ortaklık taşımadığı, söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markaların ise yalnızca "Bİ" ibaresiyle ve bu ibareye eklenen kelimeler ile oluşturulduğu, "Bi" ibaresinin "yemek" ibaresiyle birleşerek yeni ve anlamlı bir kelime oluşturmadığı, ortalama tüketiciler tarafından "Bi" ve "yemek" şeklinde iki farklı kelime olarak algılanacağı, "Bi" ibaresinin kapsamda bulunan hizmetler için tanımlayıcı ve tasviri niteliği olmadığı, bu ibarenin ayırt edicilik taşıdığı, başvuru ile davacının "Bİ" esas ibareli markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvuru markasının davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaşmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin(556 sayılı KHK) 8/1-b hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğu, davalının dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35/son müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetlerinin kapsamında yer alan 29., 30. ve 32. sınıflara dahil malların satış hizmetlerinin davacı adına tescilli 2017/75381, 2017/75385, 2014//89613, 2014/89643, 2015/33379, 2016/90773, 2011/99361, 2011/100893, 2004/25380 sayılı markalarının kapsamındaki mallarla benzer bulunduğu, karşılaştırılan mal ve hizmetlerin dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin, hedeflenen halk kesimlerinin aynı olduğu, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, davacının itirazına mesnet "Bİ" esas unsurlu markalarının tanınmış marka olduğunun dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmünün koşullarının davacı yararına oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/5 hükmü koşulları ile 556 sayılı KHK'nın 8/3 hükmü koşullarının da bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığını da ileri sürmüş ise de bu hususun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 35/son kapsamında bulunup hükümde sayılan mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu markanın 02.03.2020 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği anlaşıldığından, hükümde sayılan hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.