Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5101 E., 2025/3428 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5101 E., 2025/3428 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5101
Karar No
2025/3428
Karar Tarihi
15.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5101 E. , 2025/3428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/756 Esas, 2024/1052 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/274 E., 2021/374 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2015/96076 sayılı ve "... TÜRKİYE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa bu markanın müvekkilinin tanınmış hizmet markası ile 35. sınıf yönünden çakıştığını, müvekkilinin “...” markası ile “...” ibaresinin "K" olarak okunan "C" harfinin seçilmiş olması nedeniyle benzer olduğunu, bu harf farklılığının markaları gerek görsel gerekse işitsel yönden ayniyet bazında benzer olmaktan uzaklaştırmadığını, davalı markasının müvekkili şirketler grubunda yer aldığı izlenimi verildiğini, müvekkilinin ortak seri markalarından “... ” ibaresi ile davalının “... TÜRKİYE” markasının ayniyet derecesinde benzediğini, iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek 2017-M-1675 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı taraf adına tescilli 2015/96076 sayılı “... TÜRKİYE” ibareli markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından tescili talep edilen "... TÜRKİYE" markasının bir fuar markası olarak kurulduğunu, bu bakımdan taraf markalarının tüketici profillerinin aynı olmadığını, "..." markası altında tüm dünyaca bilinen bir ticaret fuarı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasının 35. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında işitsel, görsel, anlamsal olarak da hiçbir bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markalarının görsel ve anlamsal açıdan farklı olmaları sebebiyle, kısmi işitsel benzerliğe rağmen, genel izlenim ve bütünsel imaj bakımından farklı oldukları, davacının ileri sürdüğü gibi, "..." ve "..." kelimeleri "C" ve "K" harfleri aynı okunduğundan, telaffuz esnasında tek harf farkı içerse de, ibareler arasında özellikle anlam farkı bulunması sebebiyle markaların yeterli düzeyde uzaklaştığı, Yüksek Mahkemenin markaların “anlamlı sözcüklerden oluşmasını” yani kavramsal farklılığını diğer benzerliklere üstün tuttuğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarını oluşturan işaretler arasında bazı harflerin ortaklığından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verecek dereceye ulaşmadığı, "kanton, eyalet" anlamına gelen İngilizce "..." kelimesinin "..." veya "..." olarak telaffuz edildiği, tüketiciler tarafından "..." olarak okunması ihtimalinde dahi taraf markalarının anlamsal olarak farklılaşması nedeniyle taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta anlayabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı